| Aşkın size gelmesi için hak ettiğinize inanmanız gerekir. | Open Subtitles | سيطرق الحب أبوابكم فقط عندما تؤمنوا بأنكم تستحقونه |
| Aslında sizlerin neyi hak ettiğinize dair birkaç şey var aklımda. | Open Subtitles | أتعلمون، إنّ لديّ فكرتين حول ما تستحقونه. |
| Ne kadarını hak ettiğinize ben karar veririm. | Open Subtitles | لقد قررت ما تستحقونه |
| Günün geri kalanında iyi eğlenceler millet. hak ettiniz bunu. | Open Subtitles | أستمتعوا في بقيه اليوم فهو أجازه لكم وأنتم تستحقونه |
| Başınıza gelen her şeyi hak ettiniz. | Open Subtitles | أنتم أيها الفتيان حصلتم على ما كنتم تستحقونه |
| Sağ ol. Yiyecek için teşekkür ederiz dostum. hak ettiniz. | Open Subtitles | شكراً لإحضارك هذه الوجبه الخفيفه - أنكم تستحقونه - |