| İlk zevki sen bana tattırdın. Bende onu bütün arkadaşlarımla paylaştım. Değil mi? | Open Subtitles | لقد جعلتيني أتذوق الخمر لأول مرة لقد تشاركت به مع كل أصدقائي، صحيح؟ |
| Yuvamı diğer hayvanların embriyo ve larvaları ile paylaştım. İstiridye ve yengeçlerinkilerden deniz kestaneleri ve anemonlarınkilere kadar | TED | لقد تشاركت في فترة حضانتي مع العديد من الأجنة وحديثي الولادة من المحار وسرطان البحر وقنافذ البحر وشقائق النعمان |
| Kılıç ile, bıçak ile, taş ile, mancınık ile ve sopa ile her türlü zor işi sizinle paylaştım! | Open Subtitles | من السيوف والخناجر والصخور والمنجنيق والهراوات، لقد تشاركت معكم بكل الصعاب |
| Kendi eğitimimde, odayı kaçığın biriyle paylaşmıştım. | Open Subtitles | تشاركت الغرفه مع المجانين عندما كنت اقوم بالتمارين. |
| Ama köle olarak öldü. Karımla aynı kaderi paylaştı. | Open Subtitles | رغم ذلك ماتت عبدة، وهو القدر الذي تشاركت إياه مع زوجتي. |
| Operasyonun detaylarını paylaşmış olsaydın bunların hiçbiri yaşanmayacaktı! | Open Subtitles | لو تشاركت معلومات العملية، لم يكن هذا ليحدث. |
| Hayatını birisiyle paylaştın. | Open Subtitles | لقد تشاركت حياتك مع شخص ما ! أنت لم تريدي الذهاب |
| Patentlerini aldınız mı, veya tasarımı herhangi birisiyle paylaştınız mı? | Open Subtitles | هل مُنحت براءة اختراع لها أو تشاركت بالتصميم مع أي احد؟ ليس حتى الآن |
| Bunu paylaştığım kişi sen olduğun için çok sevinçliyim. | Open Subtitles | أنا فخور جداً انى تشاركت بهذا مع شخص مثلك |
| Kimseyle paylaşmadığım taraflarımı seninle paylaştım! | Open Subtitles | تشاركت بأجزاء معك لم أقم بمشآركة أحد من قبل |
| Otur orada orospu çocuğu, ben bu adamla aynı savaş meydanını paylaştım. | Open Subtitles | تراجع أيها العين , لقد تشاركت معركة مع هذا الرجل |
| Meyan kökünü seninle paylaştım ama sen ağlayıp tadının sigara gibi olduğunu söyledin. | Open Subtitles | بالسيجار و "عرق السوس" تشاركت "عرق السوس" معك, لكنك بكيت و قلت ان طعمها كالسيجار |
| Onları infaz etme düşüncemi insanlarla paylaştım bile. | Open Subtitles | لقد تشاركت بالفعل خططي للحكم عليهم |
| Seninle pudingimi paylaştım, adamım! | Open Subtitles | أنا تشاركت بحلوتي معك، يا رجل! |
| Evde takıldım. 12 yıllık Cabernet şarabımı "Claire Trevor ve The Duke" ile paylaştım. | Open Subtitles | لقد بقيت بالمنزل. تشاركت زجاجة خمر عمرها 12 عام مع (كلير تريفور) و الدوق. |
| Bir keresinde bir cüceyle dondurmamı paylaşmıştım. | Open Subtitles | لقد تشاركت مرة آيس كريم مع قزماً |
| Ben günlüğümü amcam ile paylaşmıştım. | Open Subtitles | لقد تشاركت بمذكرتي مع عمي |
| Erin Bruner bu davanın bilgilerini bir tıp ve antropoloji uzmanıyla paylaştı. Bu uzmanın Emily Rose'un hayatı ve ölümü ile ilgili çalışmaları bu filme esin kaynağı olmuştur. | Open Subtitles | تشاركت إيرين برونر بملفات القضية مع خبيرة وباحثة طبية وعالمة أجناس بشرية وكتبوا بحثاً ونشروه عن حياة وموت إيميلي روز الذي أقتبس منه هذا الفلم |
| Sizinle bir şey paylaşmış olmalı. | Open Subtitles | لابد وإنها تشاركت في شيئاً ما معك. |
| Onunla 4 sene aynı hücreyi paylaştın. | Open Subtitles | لقد تشاركت الزنزانة معه لمدة أربع سنوات |
| Yani, akademide aynı odayı paylaştınız. | Open Subtitles | اقصد تشاركت معه الغرفة ذاتها في الأكاديمية. |
| Çocukken 5 kardeşim ile paylaştığım oda bundan daha büyük değildi. | Open Subtitles | عندما كنت صبيا، أنا تشاركت غرفة ليست أكبر من هذه بكثير مع خمسة اشقاء وشقيقات |