| Acıtacak diye yıllarca dişçilerden kaçtım durdum. | Open Subtitles | وأنا الذي تفاديت طبيب الاسنان لعدة سنين لاني كنت اعتقد انها تؤلم |
| Hayatım boyunca bu tür deneyimden hep kaçtım. | Open Subtitles | تفاديت هذهِ التجربه في جميع حياتي |
| Beni yumrukladı ve ben savuşturdum bize öğrettiğin gibi. | Open Subtitles | . هو حاول أن يقتلني ولكنني تفاديت ذلك . مثل ما علمتنا . والباقي في التاريخ |
| Şimdiden altı sürpriz atağını savuşturdum. | Open Subtitles | عند اول علامة للخطر لقد تفاديت لغاية الآن ستة من هجماتك المباغتة تباعا |
| Aynen, ucuz atlattım, artık biraz daha seçici olacağım. | Open Subtitles | أجل، لقد تفاديت طلقة نارية، لكن من الآن فصاعداً، سأكون مدركة وعاقلة أكتر. |
| Hayatım boyunca, bana annelik yapmaktan kaçındın. | Open Subtitles | على مرّ حياتي، تفاديت دائما أن تكوني أمّا لي. |
| Ablamla evlenmeyerek, başına gelebileceklerden kıl payı kurtuldun. | Open Subtitles | لقد تفاديت المشاكل حقاً ولم تتزوج أختي |
| Hayatım boyunca bu tür deneyimden hep kaçtım. | Open Subtitles | تفاديت هذهِ التجربه في جميع حياتي |
| Alevli oktan kaçtım. | Open Subtitles | لقد تفاديت سهم ناري |
| - Nasıl savuşturdum bunu? | Open Subtitles | أرأيت كيف تفاديت هذا ؟ |
| Az önce bir şeyi ucuz atlattığım hissi var ve ne olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | أشعر بأني تفاديت شيئاً للتو ولا أعرف ما هو |
| ucuz atlattım desene. Senin gibi olmak istiyorum mu sanıyorsun? | Open Subtitles | أظنني تفاديت مصيراً مؤسفاً، أتحسبني أودّ الغدو مثلك ؟ |
| ucuz atlattığınız için şanslı sayılırsınız. | Open Subtitles | انتِ محظوظة حقاً انكِ تفاديت تلك الرصاصة |
| Gece boyunca benimle yalnız kalmaktan kaçındın. | Open Subtitles | تفاديت أن نكون لوحدنا هذه الليلة |
| İnan bana, kıl payı kurtuldun. | Open Subtitles | صدقني، أنت تفاديت رصاصة في تلك المرة. |