| Ama şimdi sen de pizza düşünüyorsun... peynirsiz, ekstra zeytinli. | Open Subtitles | ولكنك الآن تفكر في البيتزا أيضاً بلا جبن بزيتون إضافي |
| Her şeyi bırakmayı mı düşünüyorsun? Ha? Bu kadar kolay mı pes edeceksin? | Open Subtitles | هل تفكر في تفقدها ؟ تأخذ الطريق السهل للخروج ؟ |
| - Bunu düşünme bile. - Bu, talimatlara aykırı değil mi? | Open Subtitles | . لا تفكر في الموضوع حتى أليس هذا ضد التعليمات ؟ |
| -Beş ay önce niye düşünmedin? | Open Subtitles | حسنا، لماذا لم تفكر في أن قبل خمسة أشهر؟ |
| Bir an için dikkatini toplayıp ona dair küçük bir şey düşünmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدك ان تركز للحظة و تفكر في شيء واحد صغير فيها, أي شيء |
| Ali'nin yaşadığını bana söylemediğin zaman da mutluluğumu mu düşünüyordun? | Open Subtitles | أكنت تفكر في سعادتي عندما لم تخبرني أن علي على قيد الحياة؟ |
| Yani, o odanın fiziksel alanı hakkında düşünmelisin, anladın mı? | Open Subtitles | اعني , يجب ان تفكر في الأشياءالملموسة للغرفة كما تعرف |
| Milwaukee'de bir yıI daha kalmayı mı düşünüyorsun? | Open Subtitles | كنت تفكر في الإنفاق سنة أخرى في ميلووكي؟ |
| Müzik bölümünde vücudun ne denli işe yarayacağını düşünüyorsun ? | Open Subtitles | لا تفكر في هذا العمل سوى التخطيط ... . ـ |
| Doğdukları günden beri bunu düşünüyorsun. | Open Subtitles | إنك تفكر في هذا اليوم منذ اليوم الذين يولدون فيه |
| Adi herif! Yine o sürtüğü düşünüyorsun değil mi? | Open Subtitles | انت تفكر في تلك العاهره الغريبه اليس كذلك ؟ |
| Gel, gidelim. Dinlen. Bunu da düşünme. | Open Subtitles | تعال بالخارج خذ إستراحة ولا تفكر في الموضوع |
| Bunu düşünme. Başka şey düşün. | Open Subtitles | لا تفكر في الموضوع فكر في شيئ أخر غير هذا |
| Bazen benim de dışarı çıkmak isteyebileceğim aklına gelmedi mi hiç? Hiç düşünmedin mi? | Open Subtitles | ألم تفكر يوماً بأني أريد الخروج أحياناً، ألم تفكر في ذلك؟ |
| Beni böyle görmeni ya da böyle olduğunu düşünmeni istemedim. | Open Subtitles | لم أردك أن تراني هكذا قط أو تفكر في هكذا |
| Hala hayallerindeki kızı mı düşünüyordun? | Open Subtitles | عشاء عيد شكر عائلة همفري مرتب ومنظم كآلة تم تزييتها مازلت تفكر في فتاة أحلامك |
| Kızımla ilişki yaşamak konusunda ciddi niyetlerin varsa kendi iyiliğin için de söylüyorum esrar satmak dışında bir iş yapmayı düşünmelisin. | Open Subtitles | إن كنت جادًا بخصوص تكوين علاقة مع ابنتي ،من أجل مصلحتك عليك أن تفكر في شيء آخر إلى جانب بيع المخدرات |
| Hayatta tek başına kalan zavallı küçük Lolita'yı düşün. | Open Subtitles | حاول أن تفكر في لوليتا المسكينة .الوحيدة في هذا العالم |
| Shark'ın evine para götürmesini düşündün mü hiç? | Open Subtitles | ألم تفكر في شارك وانت تضع الطعام على المائدة؟ |
| Yasa mı? Sen tüm bunları aşık olmadan önce düşünmen gerekirdi. | Open Subtitles | هنا كان عليك أن تفكر في ذلك قبل السقوط في الحب |
| Tamam, çok fazla düşünmeye gerek yok. Harekete geçme vakti. | Open Subtitles | حسناً، لا تفكر في هذا طويلاً لقد حان وقت العمل. |
| Kendin ve anıların hakkında düşünürsün ve askıya geri dönmeden önce anılarını düzeltirsin ve kişiliğini değiştirirsin falan. | TED | وأنت تفكر في نفسك وذكرياتك، وقبل عودتك إلى التوقف تضيف ذكرياتك وتغير شخصيتك وهكذا دوليك. |
| Phoebe'yle aynı eve taşınmayı düşündüğünü duydum ve konuşmamız gerektiğini düşündüm. | Open Subtitles | انت تفكر في الانتقال مع فيبي وعلينا التحدث |
| Senin sorunun bu, hiç düşünmüyorsun! | Open Subtitles | ولكن هذه هي المشكلة أنت لا تفكر في أي شيء |
| Senin bunu düşünmene bile alındım. | Open Subtitles | أنا أشعر بالاساءة لأنك يمكن أن تفكر في ذلك |
| Ödemeyi düşünmüyor musunuz, Belediye Başkanı? | Open Subtitles | أنت لا تفكر في أن تدفع له يا سيادة العمدة، أليس كذلك؟ |