| Dolaba kilitlenme nedenimin bilim kampı gibi şeyler olduğunu anlamıyor musunuz? | Open Subtitles | ألا تفهم أن أشياء كمخيم علوم هي السبب هي ما حبستني في خزانتي؟ |
| Bu işin içinde başka insanların duygularının da olduğunu anlamıyor musun? | Open Subtitles | ألا تفهم أن مشاعر الناس لها علاقة بالأمر؟ |
| Sorun değil. Ama şunu anlaman gerek, bir randevu değil. | Open Subtitles | ليست مشكلة، لكنني أريدك أن تفهم أن هذا ليس موعداً |
| anlaman lazım. Goeth muazzam baskı altında. | Open Subtitles | عليك أن تفهم أن القائد جوز عليه ضغط كبير |
| Bunun hüküm giydiğin cinayetle bağlantılı olduğunu anlıyor musun? | Open Subtitles | أنت تفهم أن هذا له صلة بإدانتك بجريمة القتل؟ |
| Tırnak işareti kullanmadığı doğal ve normal bir yolu olduğunu anlıyor. | Open Subtitles | rlm; تفهم أن هناك طريقة طبيعية وعادية. rlm; |
| Arkadaşınız bana ulaşmaya çalışmış olabilir ama yazdığım makalenin insanların Tarsus'la ilgili gerçek bilgiye ulaşabileceği tek yaygın belge olduğunu anlamanız gerek. | Open Subtitles | لكن صديقك يمكن أن يكون قد حاول الاتصال بي. ولكن عليك أن تفهم أن مقالتي هي الوثيقة الرئيسية الوحيدة هناك |
| Ama tek geleceğin burada olduğunu anlamalısın. | Open Subtitles | لكن عليك أن تفهم أن المستقبل .الحقيقي الوحيد موجود هُنا |
| Vay. Bunun aslında olduğunu anlamıyor mu? Onun hiçbiri işi? | Open Subtitles | ألا تفهم أن هذا ليس من شأنها ؟ |
| Ama neden doktor olduğumu anlaman lazım. | Open Subtitles | لكن يجب أن تفهم أن هناك سبب بأن أصبحت طبيبة |
| Bu avukatların maaşlarını ADM'in ödediğini anlaman gerekiyor. | Open Subtitles | يجب ان تفهم أن هؤلاء المحامين تدفع أجورهم من قبل الشركة |
| Ama olayın çığırından çıktığını anlaman gerek. | Open Subtitles | لكن يجب أن تعي هذا يجب أن تفهم أن المشكلة قد كبرت |
| Bu insanların bunlara alışkın olduğunu anlamanız gerek. | Open Subtitles | يجب أن تفهم أن هؤلاء الناس إعتادوا على ذلك. |
| Bir gün kral olacaksan kitapların da kılıçlar ve sabanlar kadar önemli olduğunu anlamalısın. | Open Subtitles | فعليك أن تفهم أن الكتب بنفس أهمية السيوف وأنصال المحاريث |
| Francis, bunun çok önemli olduğunu anlamalısın. Bu doğru değil. | Open Subtitles | (فرانسيس)، من الهام أن تفهم أن ما تقوله غير صحيح. |