| televizyonum gitti, kameram, bavullarımdan biri. | Open Subtitles | ، لقد سُرق تلفازي ،الكاميرا خاصتي . إحدى حقائبي |
| Ayrıca, televizyonum sadece yeşil rengi gösteriyor. | Open Subtitles | وكذلك لا يعرض تلفازي سوى اللون الأخضر سأحضر كرسيّاً آخر |
| Televizyonumu geri ver seni kokuşmuş kumarbaz! | Open Subtitles | أريد استعادة تلفازي إنه يخصّني، أيها المقامر الحثالة |
| O benim sandalyemde oturacak, Televizyonumu seyredecek köpeğimi dolaştıracak, yatağımda yatacak, hem de benim.... | Open Subtitles | هو سيجلس على كرسي يشاهد تلفازي ذا الشاشة العريضة سيتمش مع كلبي, ينام في سريري مع |
| Bir TV konuşma programında dört beyaz erkeğin karşısındaydım. | TED | كنت حاضراً ببرنامج تلفازي حواري وأمامي أربعة رجال بيض. |
| Hemen reklam desteği ve bir TV filmi çekmek istiyorum... | Open Subtitles | وانا أطلب علامة تجارية وفيلم تلفازي قائم عن حياتي |
| Bugünse, evimdeki televizyonda sadece bir program izlemek için beni tamamen bozguna uğratan 41 tuşlu televizyon kumandasını yönetmek zorunda kalıyorum. | TED | اليوم، لمجرد أن أشاهد برنامج على تلفازي في البيت، علي تشغيل جهاز تحكم بـ41 زرا والذي يهزمني تماما. |
| Her neyse, eminim ki buraya televizyonum hakkında konuşmaya gelmediniz. | Open Subtitles | على اي حال, انا متأكدة انكم لم تأتو الى هنا لتتحدثوا عن تلفازي |
| Kendi televizyonum olsaydı, annemle izlemek zorunda kalmazdım. | Open Subtitles | لو كان لدي تلفازي الخاص لم أجبر على مشاهدة التلفاز بمصاحبة والدتي |
| Kendi televizyonum olsaydı, annemle izlemek zorunda kalmazdım. | Open Subtitles | لو كان لدي تلفازي الخاص لم أجبر على مشاهدة التلفاز بمصاحبة والدتي |
| Benim televizyonum da seninkiyle aynı kamyondan düştü. | Open Subtitles | تلفازي سقط من نفس الشاحنة التي سقط منها تلفازك |
| Benim Televizyonumu izliyorsunuz, benim biralarımı içiyorsunuz, bu benim beyzbol sopam ve bu da benim karım. | Open Subtitles | تشاهدوا تلفازي , وتشربوا من البيرة الخاصة بي وذلك مضرب الكرة الخاص بي وتلك زوجتي |
| Benim Televizyonumu izliyorsunuz, benim biralarımı içiyorsunuz, bu benim beyzbol sopam ve bu da benim karım. | Open Subtitles | تشاهدوا تلفازي , وتشربوا من البيرة الخاصة بي وذلك مضرب الكرة الخاص بي وتلك زوجتي |
| Televizyonumu kurmayı yatağımda bir film izlemeyi. | Open Subtitles | لربما أضع تلفازي. وأشاهد فيلماً وأنا على السرير. |
| TV'yi kapatmana hep kızıyorum bu sefer en kötüsü. | Open Subtitles | هل تعلم؟ لم يكن من الجيد أبدا عندما تغلق تلفازي وربما هذه الأسوأ على الإطلاق |
| Şu işe bakın. Kendi TV'mi açıyorum. Ben bir harika çocuğum yahu. | Open Subtitles | انظروا الي انني أشغل تلفازي أنا طفل بارع جدا |
| Şu işe bakın. Kendi TV'mi açıyorum. Ben bir harika çocuğum yahu. | Open Subtitles | انظروا الي انني أشغل تلفازي أنا طفل بارع جدا |
| Bütün gece televizyon karşısındayım | Open Subtitles | أبقى مستيقظا طوال الليل . لا أفارق تلفازي |
| Benim umurumda değilsin. Bir televizyon programın var. | Open Subtitles | ليس لديك أيّ شيء عليّ، فقط لديك عرض تلفازي. |
| Tabii ki 304. yasa onaylanmadığı takdirde televizyon anketinin yasal geçerliliği yok. | Open Subtitles | طبعاً ، هذا تصويت تلفازي فحسب ،وهو غير معتمد .. إلا إن أزالوا التشريع 304 وجميعنا نتمنى إزالته |
| Ya da televizyonu alır balkona kaldırır, onun yerine boyama kitapları koyarız. | Open Subtitles | أو يمكننا أخذ تلفازي وإستبداله بشاشة ملونة |
| Bu benim hayatımda gördüğümden daha fazla fatura, sırf bir dizi için. | Open Subtitles | تلك فواتير أكثر مما رأيت في حياتي وهذه عن مسلسل تلفازي واحد |
| Sadece kendi televizyonumun olmasını isterdim, böylece odamda izleyebilirdim. | Open Subtitles | أتمنى لو لدي تلفازي الخاص لأتمكن من المشاهدة في غرفتي |