| Üzgünüm peder, evrak işlerini yoluna koyana kadar beklemek zorundasınız. | Open Subtitles | أنا آسف, أبتي, لكن عليك أن تنتظر.. حتى أحصل على الأوراق اللازمة. |
| Bak, biz tüm bu olanları halledene kadar beklemelisin tamam mı? | Open Subtitles | يجب أن تنتظر حتى نعرف نهاية الأمر، حسناً؟ |
| Diğer çocuklar duyana kadar bekle. | Open Subtitles | تنتظر حتى يعرف الرجال على الأرض ذلك ، صحيح ؟ |
| Benim yaşıma gelinceye kadar bekleme. | Open Subtitles | لا تنتظر حتى تصل إلى عمري فسيكون الأوان قد فات |
| Hiç saldırmadığın halde rakibin yorulana kadar beklersin. | Open Subtitles | إلا إنك لا تهجم بل تنتظر حتى يصيب الإنهاك خصمك |
| Ailesi teslim etmezse evde yangın çıkarana kadar beklemen gerekir. | Open Subtitles | فعليك ان تنتظر حتى يؤذى شخص ما هذا لسوء الحظ |
| Hiçbir araba görmeyinceye kadar bekliyor ve buza dikkatli bir şekilde adım atıyor. | Open Subtitles | إنها تنتظر حتى لا ترى أي سيارة .وتعبر الطريق بحذر بإتجاه الجليد |
| Ben talimat verene kadar bekleyip, sonra da... talimatları yavaşça uygulayacaksın. | Open Subtitles | أريدك أن تنتظر حتى أعطيك الأمر ثم اتبع هذه التعليمات ببطء |
| Ben, kasayı açana kadar bekleyecek, sonra da "çanta" ları değiştireceksin, ondan sonra da evin yolunu tutacağız. | Open Subtitles | و تنتظر حتى أناديك إلى القبو ثم تبدِّل الحقائب و نعود للبيت |
| - Evet. - Seninle geriye döneceğiz. O zamana kadar bekleyebilir miyiz? | Open Subtitles | سنرافقك في ما بعد هل يمكنك أن تنتظر حتى ذلك الوقت؟ |
| Neden bir kere yapana kadar beklemiyorsun bakir? | Open Subtitles | لماذا لم تنتظر حتى تفعلها مرة ايها ,الاعذر |
| Ajanstaki bayan iyi olduğunu haber verecekmiş ama şahsen konuşabilmek için yarına kadar bekleyeceksin. | Open Subtitles | وكيلتك قالت بأنها ستخبرها بأنك بخير لكنني أخشى بأنك يجب أن تنتظر حتى الغد لتتحدث معها بنفسك |
| Özür dilerim ama uçak kalkana kadar beklemek zorundasınız. | Open Subtitles | أنا آسفة يا سيدي. سوف يكون عليك أن تنتظر حتى نكون في الجو. |
| Olmaz! Yemege kadar beklemek zorundasin. | Open Subtitles | لا, يجب ان تنتظر حتى الغداء هذه قوانين عائلتك |
| Yakınlaşana kadar beklemelisin. Bunların derdi ne? | Open Subtitles | يجب أن تنتظر حتى يصبحوا في مرماك لماذا هم هكذا ؟ |
| Eğer ki kanunlar seni haksız yere suçladıysa aklanana kadar beklemelisin. | Open Subtitles | اذا كان القانون قد اتهمك ظُلمًا بالفعل فيجب عليك أن تنتظر حتى تثبت برائتك |
| Burada kibrit yok, gidip getirene kadar bekle. | Open Subtitles | ليس لدي أي أعواد ثقاب ,لذا يجب أن تنتظر حتى أذهب وأجلب لك البعض |
| Peki, ama ölene kadar bekleme. | Open Subtitles | حسناً، لا تنتظر حتى تموت |
| Ne olmasını bekliyordun ki, sen her zaman son ana kadar beklersin zaten. | Open Subtitles | مالذي تتوقعه ؟ فأنت دائماً تنتظر حتى اللحظة الأخيرة |
| Eh, öğrenmek için o zamana kadar beklemen gerek. | Open Subtitles | حسناً، سيكون عليك أن تنتظر حتى تكتشف هذا |
| Neden sesli mesaj bitene kadar bekliyor? | Open Subtitles | لماذا تنتظر حتى ينتهى البريد الصوتى ؟ |
| Çünkü her zaman son geceye kadar bekleyip sonra eczaneye koşuyorsun. | Open Subtitles | لأنك دوما تنتظر حتى آخر ليلة ثم تركض إلى متجر الأدوية |
| İlla sıfıra kadar bekleyecek misin? | Open Subtitles | هل يجب أن تنتظر حتى الصفر؟ |
| Büyüklük bu kabus sona erene kadar bekleyebilir. | Open Subtitles | حيث ان العظمة يمكن ان تنتظر حتى ينتهى ذلك الكابوس |
| Neden festival bitene kadar beklemiyorsun? | Open Subtitles | -لماذا لا تنتظر حتى ينتهى المهرجان؟ |
| Annemden istediğin neyse eve gelene kadar bekleyeceksin. | Open Subtitles | أياً كان الذي بينك و بين أمي عليك أن تنتظر حتى تعود إلى المنزل |
| Şu kişisel meselen... Umarım siz kasabadan gidene kadar bekler. | Open Subtitles | هذه المسألة الشخصية أتمنى أن تنتظر حتى مغادرتكم للمدينة |
| Şuan, benim tavsiyem, o şahidi bulana kadar beklemeniz ve sonra da onu halletmeniz. | Open Subtitles | الآن، ونصيحتي هي أن تنتظر حتى يحصل على الشاهد ومن ثم يا تقضون عليه |
| Tatbikatın tam ortasında olmadığımız bir zamana kadar bekleyemez mi? | Open Subtitles | ألا يمكنك أن تنتظر حتى لا نكون في منتصف مناورة ؟ |