| Yapacağın ilk iş bu dağınıklığı temizlemek. | Open Subtitles | الشيء الأول الذي ستفعليه . هو أن تنظفي الفوضى |
| Onun için yemek yapmana ya da temizlik yapmana gerek yok | Open Subtitles | لن تكوني في حاجة لأن تطبخي له، أو تنظفي من بعده.. |
| Dinle beni. Sana eğer burada oturacaksan, tezgâhı temizlemen gerektiğini söylemiştim. | Open Subtitles | انصتي , لقد أخبرتك , إذا كنت ستجلسين هنا يجب أن تنظفي ألة الحساب |
| Ben gelene kadar sen de yaptığın pisliği temizle... ve çekyatın önüne temiz örtüler ser. | Open Subtitles | حينما أذهب أريدك أن تنظفي تلك الفوضى التي أحدثتِها.. وتضعي الملاءات النظيفة على السرير ذي العجل |
| - 5.45. 5.45. 5.45. Bir arkadaş. Ortalığı temizlemeni istiyorum. | Open Subtitles | اسمعي ، إنها صديقة سأحتاج منكِ أن تنظفي كل هذا |
| Git elini yüzünü yıka. Ben de üstümü değiştireyim. | Open Subtitles | يجدر بك أن تنظفي وجهك، علي أن أغير ملابسي |
| Şükürler olsun, odanı temizliyorsun. | Open Subtitles | حمداً لله أنتي تنظفي غرفتَكَ. |
| Komşunun yaprak temizleyicisine göz koydum dedin, ...bağırsaklarını onunla temizlemek istiyorum demedin! | Open Subtitles | تبدين اعجابك بنافخة اوراق الشجر الجديدة التي يملكها جارك لا أن تنظفي بها قولونه |
| Bi komşuya yardım etmeye çalışıyorum . Bunu temizlemek zorundasın . | Open Subtitles | أحاول مساعدة أحد الجيران يجب أن تنظفي هذا |
| Bu yulaf ezmesi artıklarını temizlemek ister misin yoksa yarın için başka bir tane mi almalıyım? | Open Subtitles | تريدين أن تنظفي طحين الشوفان... أو يجب أن أذهب و أشتري واحداً آخر ليوم الغد؟ |
| Çünkü kendi düğünün için bile bu kadar hazırlık ve temizlik yapmadın da o yüzden. | Open Subtitles | لماذا ؟ لأنك لم تنظفي هكذا . من أجل زفافك ، لهذا السبب |
| Senin dinlenmen gerekiyor, temizlik yapman değil. | Open Subtitles | يجب أن تتماثلي للشفاء ,لا أن تنظفي |
| Şu ise bak Carmen! İsi temizlemen gerek. | Open Subtitles | انظري في الوسخ كارمن عليك ان تنظفي هذا القذارة |
| Jill tatlım, masayı temizlemen lazım. | Open Subtitles | اهلاً ياجيل، عزيزتي يجبُ ان تنظفي الطاولة |
| Meg, sen de çalılıkları temizle ki olması gerektiği gibi derine dikebilsin. | Open Subtitles | وميغ , أنت ِ يجب أن تنظفي بعيدا كل تلك الأجمة لذا يمكنه أن يزرعه عميقا حيث هو من الضروري أن يكون |
| "Sana odanı yapmak için haftada 10 dolar vereyim bulaşıkları yıkayıp kedinin kum kutusunu da temizle. " | Open Subtitles | ساعطيك عشرة دولارات في الاسبوع لتعديل غرفتك تغسلي الصحون و تنظفي قاذورات القطه |
| Hem senden evi temizlemeni isteyen oldu mu? | Open Subtitles | على كل حال .. هل طلبت منك يوما أن تنظفي البيت لي؟ |
| Ulaşılması zor olanları da yıka. | Open Subtitles | عليك أن تنظفي جيدًا لتصلي الأسنان الأبعد |
| Neden havuzu kendin temizliyorsun? | Open Subtitles | لماذا انت تنظفي الحوض بنفسك ؟ |
| Eğer benim araba yıkanıp gitmek istiyorum Tabii, benim için kuru temizleme gidip benim için işe gitmek. | Open Subtitles | هل تريدين مساعدة ؟ بالتأكيد ، إذا كنت تريدين أن تنظفي سيارتي تذهبي إلى المصبغة لأجلي و تذهبي إلى عملي أيضاً |
| Bugün temizlemene gerek yok. | Open Subtitles | لا يجب عليكِ أن تنظفي اليوم |
| Hiç beyaz tahta temizlemedin mi? | Open Subtitles | ألم تنظفي لوحة بيضاء مِن قبل؟ |
| Ama herkes olduğunu söylüyor... ve apartmanı ayda iki kez sizin temizlemeniz gerektiğine karar verdik. | Open Subtitles | لكن الجميع يقولون توجد... وقررنا ان تنظفي السلالم مرتين في الشهر. |
| "Monk haklıydı.Masanın altını temizlemelisin Beni salak yerine koyma | Open Subtitles | مونك على حق يجب ان تنظفي تحت المنضدة لايمكنك خداعي ثانية |
| Sana bu oda dışında, evi temizleyeceğini söylemedim mi? | Open Subtitles | لقد أخبرتك أن تنظفي كل مكان إلا هذه الغرفة ألم أقل لك ذلك؟ |
| Kendi kısmını biraz temizlesen iyi olur belki. | Open Subtitles | ربما عليك أن تنظفي منطقتك قليلاً |