| Buzdolabının üstüne bir telefon numarası bıraktım. Garajı da kilitlemeyi unutma. | Open Subtitles | تَركتُ رقمَ الهاتف على الثلاجةِ ولاتنْسي قَفْل المرآبِ |
| Bu arada, Tina'yı bıraktım çünkü hint filmlerini sevmiyor. | Open Subtitles | لمعلوماتك، تَركتُ تينا لأنها لا تَحْبُّ الأفلامَ الهندية. |
| Alternatif çıkışları kullanman için bir not bıraktım. | Open Subtitles | تَركتُ مُلاحظة للإسْتِعْمال مخارج تبادلية للتسلق. |
| - Bu ilaçları senin için Bırakıyorum. - Aptal kurt adam. | Open Subtitles | تَركتُ تلك الحبوبِ لَك مخدر للمستئذبين |
| Roundabout'u terk ettiğimden beri hiç doğru bir şey yapmadım. | Open Subtitles | لم اعمل شيئا على الوجه الصحيح منذ أن تَركتُ الدوّارَ. |
| 21 Ağustos 1933'te Virginian'dan ayrıldım. | Open Subtitles | تَركتُ فرجينيا في الحادي وعشرون في أغسطس 1933 |
| Mesleğimi, karımı, kızımı ve oğlumu terkettim. | Open Subtitles | تَركتُ ممارستَي، زوجتي، إبني وبنتي. |
| İlk seferinde ben de yarısında bırakmıştım. Sonra da dışarı çıkıp, partner buldum. | Open Subtitles | تَركتُ في منتصف مرّتي الأولى هنا، أيضاً. |
| Elbiselerimi ve tedbirlik elbiseleri arabada bıraktım. | Open Subtitles | حَسناً، تَركتُ لباسَي وعنايتي في السيارةِ، |
| Wilber'ı sana bıraktım, bir yabancıya değil. | Open Subtitles | تَركتُ ويلبير مَعك، لَيسَ مَع بَعْض الغريبِ. |
| Ofisine bir mesaj bıraktım, ve geri arar dediler. | Open Subtitles | تَركتُ رسالة في المكتبِ وهم قالوا بأنّها ستتصل بنا. |
| Evet, o hayatı uzun zaman önce arkamda bıraktım. | Open Subtitles | نعم، تَركتُ تلك الحياةِ ورائي منذ زمن طويل. |
| Ben bugün otele bir mesaj bıraktım. | Open Subtitles | تَركتُ رسالة في فندقِكم اليوم. |
| Telesekreterine bir mesaj bıraktım. Senin çok üzüldüğünü söyledim. | Open Subtitles | تَرى، تَركتُ a رسالة على ماكنتِها القول هكذا أزعجَك كُنْتَ |
| Çok tipik avukattım, iki yıl önce işimi bıraktım | Open Subtitles | حَسناً، ذلك مثاليُ. أنا كُنْتُ a محامي وأنا تَركتُ قبل سنتين والآن أَنا a كبير طبَّاخين معجناتِ. |
| Birkaç mesaj bıraktım ama cevap vermedi. | Open Subtitles | المليمتر. تَركتُ a زوج رسائلِ، لكن لا جوابَ. |
| Ozamana kadar yemek yapmayı Bırakıyorum. | Open Subtitles | تَركتُ أَطْبخَ. |
| Ben Bırakıyorum. | Open Subtitles | - حظّ سعيد. تَركتُ. |
| Sen burayı terk etmedikçe ben de terk etmeyeceğim. | Open Subtitles | مَا تَركتُ بينما أنت ما زِلتَ لا تَتْركُ. |
| Lana'ya karşı olan hislerimi anlayınca Claire'den ayrıldım. | Open Subtitles | لا، لا، لا، تَركتُ كلير لأن إكتشفتُ بأنّني كَانَ عِنْدي المشاعرُ للانا. |
| Çalışmayı erken terkettim.. | Open Subtitles | تَركتُ التدريب مبكراً. |
| Onları evden ayrılırken geride bırakmıştım. | Open Subtitles | تَركتُ هذه ظهرِ الأشياءِ هناك في البيتِ. |
| Bak Luke, kendimi çok komik hissediyorum ama anahtarımı unuttum. | Open Subtitles | انظر لوك، أَبْدو مضحكَ جداً، لَكنِّي تَركتُ مفتاحَي بالداخل اتَعْرفُ أين. |
| Ve sonunda Kurt'un beni gezdirmesine izin verdim. | Open Subtitles | وأنا تَركتُ أخيراً هذا الشخص كورت يُخرجُني. |