| Cassandra, bu akşam yine yat vaktini kaçırdın kimseye nereye gittiğini de söylemedin. | Open Subtitles | كاسندرا،لقد فاتكِ حظر التجوّل هذه الليلة مجدداً. ولم تُخبري أيّ أحدٍ إلى أين أنتِ ذاهبة. |
| Bence CIA'e hiç söylemedin. Bu çok akıllıca Nadia. Onlara güvenilmez. | Open Subtitles | الآن ، أثق أنكِ لن تُخبري الإستخبارات المركزية ويتضمن هذا (ويس) و (ناديا) لا يُمكن الوثوق بهم |
| Arkadaşına parayı kabul etmeyeceğimi söylemen gerek. | Open Subtitles | يجب أن تُخبري صديقتك أني لن آخذ أي مال. |
| Bir şeyler hatırladığını Weller'a söylemen gerek. | Open Subtitles | أحتاج منكِ أن تُخبري (ويلر) أن هُناك ذكريات تُواتيكِ |
| Bu konudan başka kimseye bahsetme. | Open Subtitles | لا أُريدُكِ أن تُخبري أحداً بهذا |
| Ailene Bay Carpenter'dan hâlâ bahsetmedin mi? | Open Subtitles | أما زلتِ لمْ تُخبري والديكِ عن السيّد (كاربنتر)؟ |
| Bundan kimseye bahsetmemen çok mühim. | Open Subtitles | من المهم جداً ألا تُخبري أحد بهذا الأمر |
| Sana bir şey söyleyeceğim ama kimseye söylemeyeceksin. | Open Subtitles | -ذلك عظيم . -إن أخبرتُكِ بشيء، أتعديني بألّا تُخبري أحدًا؟ |
| Peki neden ailene söylemedin? | Open Subtitles | إذن ,لماذا لم تُخبري عائلتك؟ |
| Derek ve Cameron'a buraya geldiğimizi söylemedin, değil mi? | Open Subtitles | لم تُخبري (ديريك) و(كاميرون) أننا قادمون إلى هنا، أليس كذلك؟ -لن يتفهّما |
| Chuck'tan olma ihtimali yüzünden mi Louis'e söylemedin? | Open Subtitles | لِكل من أعرفه ألَم تُخبري (لويس) بحملكِ لاعتقادكِ أنه رُبما يكون ابن (تشاك)؟ |
| Bay Carpenter konusunu hâlâ ailene söylemedin mi? | Open Subtitles | ما زلتِ لمْ تُخبري والديك عن السيّد (كاربنتر). |
| Kimseye söylemedin mi? | Open Subtitles | ولكنك لم تُخبري أحد؟ |
| Babana söylemedin mi? | Open Subtitles | ألم تُخبري أباك؟ |
| Hey, Dün gece bana anlattığın her şeyi Emma'ya söylemen gerektiğini biliyorsun. | Open Subtitles | ( اسمعي .. يجب أن تُخبري (إيما.. بكل ما أخبرتيني به ليلة البارحة، صحيح؟ |
| Linda'ya, DNA örneğini senin bozduğunu söylemen gerek. | Open Subtitles | أريدُكِ أن تُخبري (ليندا) بأنّك أخطأتي في العيّنة. |
| Ama şimdi gidip Linda'ya söylemen gerek. | Open Subtitles | ولكن أريدُكِ أن تذهبي و تُخبري (ليندا) الأن، |
| Kimseye tılsımdan bahsetme, beyazışığına bile. | Open Subtitles | لا تُخبري أحداً عن الترياق وحتى مُضيئكِ |
| Bundan kimseye bahsetme. | Open Subtitles | لا تُخبري أحداً عن هذا |
| ve yeni arkadaşına bundan bahsetmedin, Kirkland' a da. | Open Subtitles | ولم تُخبري صديقكِ الجديد (كيركلاند) أيضًا. |
| Niye bundan kimseye bahsetmedin? | Open Subtitles | -ولمَ لم تُخبري أحداً بذلك؟ |
| Olanlardan Hudson'a bahsetmemen için ne yapmam gerekiyor? | Open Subtitles | ما الذي سيتطلبه الأمر حتى لا تُخبري أيّ أحدٍ في جامعة (هدسون) حول هذا؟ |
| Sana bir şey söyleyebilir miyim ama söz ver Schmidt'e söylemeyeceksin? | Open Subtitles | هل بإماكني أن أقول لكِ، شيئاً تعدين بأنّكِ لن تُخبري (شميت) به؟ |