| Ya da şu ahmak Marcillac'ın eve dönerken otobüste gevezelik etmesinden. | Open Subtitles | أو ذاك المرسيلي الذي ثرثر عليّ في الحافلة في طريق عودتي |
| gevezelik edenin kafasına sıkın. | Open Subtitles | إن ثرثر أحدهم, أطلقا الرصاص على رأسه. |
| Burada güvendesin, istediğin kadar gevezelik yap. | Open Subtitles | أنت هنا بأمان, ثرثر كما تشاء |
| Ve bu çocuk da, adamlar hakkında konuşmuşsa Jamaikalılar duymuştur ve pusu kurmuşlardır. | Open Subtitles | وبمعرفتي لذلك الفتى، فإنّه ثرثر عن ذلك، وسمع الجامايكيين عن ذلك، ونصبوا كميناً له. |
| Ve bu çocuk da, adamlar hakkında konuşmuşsa.. ...Jamaikalılar duymuştur ve pusu kurmuşlardır. Hadi. | Open Subtitles | وبمعرفتي لذلك الفتى، فإنّه ثرثر عن ذلك، وسمع الجامايكيين عن ذلك، ونصبوا كميناً له. |
| İşte. Şimdi yapabilirsiniz gevezelik. | Open Subtitles | هيا, الآن ثرثر |