| Ona arkadaş buldum. Oh, cevizlerimin üstüne oturdum." | Open Subtitles | يتوجب علي أن أجد له صديق أوووه جلست على خصيتي |
| Ah, cevizlerimin üstüne oturdum! Yardımcı olabilir miyim? | Open Subtitles | آآه,جلست على خصيتي هل أستطيع مساعدتك؟ |
| Kaç defa o sandalyede oturup, sanat programı ile ilgilenmediğim için şikayet ettin. | Open Subtitles | كم مرةً جلست على على هذا الكرسي متشكياً لعدم أهتمامي ببرنامج الفنون ؟ |
| 3 yaşındayken ocağın üzerine oturdum. | Open Subtitles | جلست على الفرن وأنا في الثالثة أتود رؤية أثر الملف المعدني؟ |
| Jenna adağın üzerine oturmuş biz de deliği gizlemeye çalışıyoruz. | Open Subtitles | (جينا) جلست على شمعة, لذا كان علينا إخفاء الثقب. |
| Güvenlik etiketi patladı ve elbisemin arkası bir Şirinin üstüne oturmuşum gibi gözüküyor! | Open Subtitles | قطعة الأمن أنفجرت و الجزء الخلفي من ثوبي يبدو و كأنني جلست على سنفور |
| Kardeşimin yatağına oturdum ve onun sözlerini hatırladım, bana özgürce ve sevgiyle dolu söylediği sözlerini. "Senin sayende olduğum kişiyim." | TED | جلست على سرير أخي وتذكرت كلماته، تلك الكلمات التي قالها لي بحرية وبحب كبير، "أنا ما أنا عليه بسببك" |
| Tek dizimin üzerine çöktüm tam kameralar bizi çekerken ne yanıt verdi biliyormusun? | Open Subtitles | جلست على ركبة واحدة تماماً حيث الكاميرا التقطت صورتنا ما الذي تعتقدين انها قالته ؟ |
| "Issızlığın ortasında bir yaygının üzerinde otururdum, | Open Subtitles | لطالما جلست على بطانية في وسط مكانٍ نائي |
| Şeftalinin üstüne oturdum. | Open Subtitles | حسنا لقد جلست على نصف خوخة لذا أنا.. |
| # Köşelere sindim Ellerimin üstüne oturdum # | Open Subtitles | ♪ أنا تسللوا الى زوايا، جلست على يدي ♪ |
| Yatağın üstüne oturdum ve Morris'e baktım... kafamı ellerimin arasına aldım. | Open Subtitles | (جلست على السرير ونظرت إلى (موريس و وضعت رأسي بين يدي. |
| Yataklarından birinin üstüne oturdum diye beni dışarı atmışlardı. | Open Subtitles | و أنا أكره (بوتري بارن), لقد طردوني من المتجر لأنني جلست على سرير |
| Bütün gece orda oturup bunu mu düsündün? | Open Subtitles | لقد جلست على مؤخرتك طوال الليل لتكتشف ذلك. |
| Sonra koltuğa oturup aynı onun yaptığı gibi... ..bahçeyi seyrettim. | Open Subtitles | ثم جلست على الكرسي لأرى ما صنعت يداي من خلال عينيها |
| Tam olarak hiçbir şey. Bir sandalyede oturup öylece durdum. | Open Subtitles | لا شيء حرفياً, جلست على كرسي وحدّقت النظر |
| İki tane yumurtanın üzerine oturdum, onları kırdım. | Open Subtitles | جلست على بيضتين وأنكسرا تماماً |
| Yanlışlıkla çamaşır suyu şişesinin üzerine oturdum. | Open Subtitles | جلست على زجاجة كلوروكس عن طريق الخطأ |
| Ben. üzerine oturdum. | Open Subtitles | أنا، جلست على المنضدة |
| Çivi ya da öyle bir şeyin üzerine oturmuş olmalısın! | Open Subtitles | لابدّ و انّكِ جلست على مسمار أو شيئ ما! |
| Adamım. Sakızın üstüne oturmuşum | Open Subtitles | يا للهول، جلست على علكة. |
| Hoppala, kumandanın üstüne oturmuşum. | Open Subtitles | جلست على جهاز التحكم |
| yatağına oturdum ve kibarca sordum: "Size saygı ve nezaketle davranmak haricinde bir şey yaptım mı? | TED | جلست على سريرها وقلت لها بهدوء "هل فعلت أي شيء غير معالجتك باحترام ولطف؟ |
| Dizlerimin üzerine çöktüm. | Open Subtitles | جلست على ركبتيّ |
| "Issızlığın ortasında bir yaygının üzerinde otururdum, | Open Subtitles | لطالما جلست على بطانية في وسط مكانٍ نائي |