| Bu şekilde Kyuubi'yi de yanıma alarak öleceğim... | Open Subtitles | ...سوف أقوم بجرِّ ذو التسعةِ أذيل معي ...إلى حتفي |
| Üzgünüm, Dooley. Partiye giderken tek başıma öleceğim. Hikâye böyle. | Open Subtitles | عذراً، (دولي)، لقيتُ حتفي بطريقي إلى حفلة ما وحيداً، هذه حكايتي |
| Tüm diğer insanlar gibi adım adım ölüme gidiyorum. | Open Subtitles | أنا في مسيرةٍ مع كلّ هؤلاء أسيرُ نحو حتفي |
| Kaç kere gözden çıkarılıp ölüme terk edildiğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعرف كم مرة تم إزالتي من على القائمة كي ألقا حتفي. |
| Bütün gece benimle oturdun ve ölmeme izin vermediğin için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكرًا لك لمُجالستُكَ لي طيلة الليلة، ولم تجعلني ألقى حتفي. |
| Eğer zirveye ulaşamadan ölürsem beni alternatif yiyecek kaynağın olarak kullanacaksın. | Open Subtitles | لو لقيت حتفي قبل أن أصل القمة ستسخدمني كمصدر بديل للغذاء؟ |
| - Sevgili Scarlet, ölümümle buluşmaya gittiğim halde neden bana kızgınsın anlamıyorum. | Open Subtitles | عزيزتي سكارليت، رغم أنني ذاهب إلى حتفي أنتِ غاضبة مني |
| Gerçek olan şu ki eğer sen olmasaydın ölmüştüm. | Open Subtitles | ماهو الحقيقي، ربما لقيت حتفي مالم يكن بالنسبة لكِ |
| - Aması yok, Raja. Yalnız öleceğim, işte o kadar. | Open Subtitles | لقيتُ حتفي وحيداً وانتهى |
| Burada kalırsam öleceğim. | Open Subtitles | . هُنّا ، سألاقي حتفي |
| öleceğim. | Open Subtitles | سألقى حتفي. |
| Beni ölüme terk ettin. | Open Subtitles | جوهريّاً ، لقد تركتني لألقى حتفي |
| ölüme itin beni. | Open Subtitles | اطعنوني إلى حتفي. |
| Mücevherlerim için sandalyemin altına bomba bağlayıp beni ölüme terk ettiğiniz için size "darılmadığımı" söylemek için geldim Travis. | Open Subtitles | لقد أتيت فقط لكي أقول، أنني لا أحمل لكم ضغينة لتركي ألقي حتفي... بقنبلة مثبتة إلى أعضائي الحساسة يا (ترافيس) |
| ölmeme izin verirsen sana söylediklerimi anladığın halde konuşmazsan o zaman onun cinayetlerini sen yapmış kadar suçlu olacaksın. | Open Subtitles | إذا تركتيني ألقى حتفي الآن بدون حديث وبمعرفة ما أخبرتك إياه فستكونين مُذنبة في جرائمه كما لو أنكِ من إرتكبتيها بنفسك |
| İkinci defadır ölmeme ramak kalmıştı. Bu gidişle çok geçmeden nalları dikerim. | Open Subtitles | هذه ثاني مرّة أكاد أموت فيها، بهذا المعدل سألقى حتفي قريبًا. |
| Eğer zirveye ulaşamadan ölürsem beni alternatif yiyecek kaynağın olarak kullanacaksın. | Open Subtitles | لو لقيت حتفي قبل أن أصل القمة ستسخدمني كمصدر بديل للغذاء؟ |
| ölürsem bir sürü kişi çok üzülür ve gelip seni bulurlar. | Open Subtitles | إن لقيت حتفي فسيغضب جدًّا الكثيرون وسيجيئون لقتلك. |
| Sizin yüzünüzden ölümümle yüzleşeceğim. | Open Subtitles | بسببكم سألاقي حتفي |
| Sanırım ben orada ölmüştüm. | Open Subtitles | أعتقد أنني لقيت حتفي هناك |