| Okyanus bir gece klübü gibi dalgalar da bizi dışarı atmaya çalışan koruma görevlileri. | Open Subtitles | المحيط أشبه بملهى ليلي، والموجات هي حرّاس يطردوننا |
| Asansörler sıkı güvenlik altında. Muhafızlar üniformalı. | Open Subtitles | حراسة أمنية مشدّدة على المصاعد حرّاس في الزي الرسمي. |
| Ve hapishanede olduğumuzdan, doğal olarak sanıyorsunuz ki bunlar öldüreceğimiz mahkum veya gardiyan isimleri. | Open Subtitles | بما أنني سجين، فإنك تعتقد أني أشير إلى حرّاس أو سجناء آخرون علينا أن نغتالهم |
| Bizim görevimiz onların özel muhafızları gibi kapılarını beklemek mi, Yönetici? | Open Subtitles | هل واجبنا هو إنتظار هؤلاء النجوم , وبعدها نصبّح حرّاس لهم ؟ |
| Caravacas'ın korumaları seninle konuşmak istiyor. | Open Subtitles | حرّاس الكرافاكاس أريد الكلام معك. |
| - Üç tane muhafız yerleştiriyoruz ya işte. - Koca trene sadece üç adam. | Open Subtitles | يعني بأنّنـا وضعنـا ثلاثة حرّاس من الرجـال - إلى القطـار - |
| Birileri bağırıyor, gardiyanlar dolanıyor. | Open Subtitles | صحيح؟ شخص يصرخ ، حرّاس يقومون بالنوبات تعوّدت على ذلك |
| Geç vakit, ne güvenlik olur ne koruma. Ortam sadece bize kalır. | Open Subtitles | بعد ساعات، لا إجراءات أمنية، لا حرّاس ستكون الساحة كلها لنا |
| Neden koruma tutmak istemiş olabileceğine dair bir fikrin var mı? | Open Subtitles | هل لديك فكرة لماذا يوّد ان يستأجر حرّاس لنفسه ؟ |
| 5 koruma ve makineli tüfekle 4 polise karşı hazır olacağız. | Open Subtitles | سنكون في مواجهة أربعة شرطة بمدافع رشاشة وخمس حرّاس. |
| Asansörler sıkı güvenlik altında. Muhafızlar üniformalı. | Open Subtitles | حراسة أمنية مشدّدة على المصاعد حرّاس في الزي الرسمي. |
| İri ve kıllı Muhafızlar bizi bekliyor olacak. | Open Subtitles | سيكون هناك حرّاس كبار كثيفو الشعر كما أعتقد |
| Özel bir oda ayarlanacak. Doğum sırasında, içeride üç silahlı gardiyan olacak. | Open Subtitles | سنطوّق غرفة، وسيكون هنالك ثلاثة حرّاس مسلّحين معي عندما تلدين |
| Elimizde bir hapishane kaçağı ve üç ölü gardiyan var. | Open Subtitles | لدينا سجين هارب، ثلاثة حرّاس موتى. |
| Kurban bu sabah erken saatlerde orman muhafızları tarafından bulundu. | Open Subtitles | تمّ إيجاد الضحية في وقتٍ مُبكّر مِن صباح اليوم مِن قبل حرّاس مُتنزّه الولاية. |
| O kamyonların silahlı korumaları var. Ben öyle görmüştüm. | Open Subtitles | رأيت شاحنات المال ، عليها حرّاس أمن |
| Her tarafta bir sürü muhafız var. | Open Subtitles | هنالك حرّاس في كلّ طابق وعلى الدّرج. |
| Birileri bağırıyor, gardiyanlar dolanıyor. | Open Subtitles | شخص يصرخ ، حرّاس يقومون بالنوبات تعوّدت على ذلك |
| Ön tarafa bakıp güvenlik görevlilerinin bir sorunu olup olmadığına bakayım. ıyi fikir. | Open Subtitles | ربّما يتعيّن أن أتفقّد المقدّمة لأرى إن ما كان لدى حرّاس الأمن مشكلة |
| Bazı cevaplar alana kadar etrafa Nöbetçiler yerleştirilsin istiyorum. | Open Subtitles | أريد حرّاس على مدار الساعة حتى نحصل على بعض الإجابات |
| Bana Galaksinin Koruyucuları'ndan birini ayarladığına dair beni uyarmalıydın. | Open Subtitles | أنك تحضـر لـي موعـدا مـع أحـد حرّاس المجرة |
| Baba, polisler ve korumalar arasında büyük bir beceri farkı var. Bu kişiler kalabalıkta ne yapacaklarını bilirler, kaçış yollarını plânlar gerekmedikçe birisini vurmazlar. | Open Subtitles | أبي يوجد فرق، هؤلاء حرّاس ماهرين، ومدربين لوضع خطة للخروج |
| Doğru ve eğer şimdi boyun eğersem, mahkûmların hepsine gardiyanları öldürmeleri için davetiye çıkarmış olurum. | Open Subtitles | يرسل رسالة حول منافع حرّاس السجن القاتل. هناك مؤامرة في العمل هنا. |
| Dışarıda bekçi yok. Bu işi yapacaksak şimdi yapmamız lazım. | Open Subtitles | ما من حرّاس بالخارج، إن سنفعل هذا، فعلينا تنفيذه الآن. |
| - Maden güveliği. Barış! | Open Subtitles | حرّاس المنجم، بديع! |