| - Sarhoşken, şirinleştiğin için şanslısın. | Open Subtitles | من حسن حظكِ أنّكِ تكونين لطيفة آن ثمالتكِ. |
| Pekala, sana tavsiye vermek üzere bana sahip olduğun için çok şanslısın. | Open Subtitles | حسناً , من حسن حظكِ ان لديكي انا كمستشار |
| şanslısın ki, üzüm bağım çok büyük. | Open Subtitles | من حسن حظكِ أنها مزرعة عنب كبيرة |
| Çok şanslısın. Sana bağırmadı. | Open Subtitles | من حسن حظكِ أنه لم يوبخكِ |
| Ordan geçtiğim için çok şanslısın. | Open Subtitles | من حسن حظكِ أني عثرت عليك. |
| Çok şanslısın. | Open Subtitles | هذا من حسن حظكِ |
| Kayışlanmadığın için şanslısın. | Open Subtitles | من حسن حظكِ أنكِ لن تجلدي. |