| hayal kırıklığına uğradım. En az onbeş edersin sanıyordum. | Open Subtitles | خاب ظني بك أعتقدت بأنكي تستحقين 15 دولار |
| Dün gece senin farklı bir yanını gördüm ve hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | لقد رأيت جانب مختلف منك البارحة وقد خاب ظني |
| Jane, dürüst olmak zorundayım. Biraz hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | جاين ، يجب أن اكون صريحة، لقد خاب ظني قليلاً.. |
| Kabul edilemez bir şey bu. Majesteleri beni hayal kırıklığına uğrattı. | Open Subtitles | تصرف الملك كان غير ناضج وغير مقبول لقد خاب ظني بجلالته |
| Ne kadar hayal kırıklığına uğradığımı ve onu asla affetmeyeceğimi söylemezsem bir daha nasıl sağlıklı bir ilişkimiz olur? | Open Subtitles | كيف لنا أن نأمل بعلاقة صحية إن لم أخبرها كم خاب ظني بها، و بأني لن أسامحها أبدا؟ |
| Carmen, benim babam. Beni Hayal kırıklığına uğrattın. | Open Subtitles | مرحبا كارمن انه والدك , الحقيقة لقد خاب ظني بكِ |
| Hepimiz seni duyduk. İtiraf etmeliyim ki hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | كلنا سمعنا عنك, يجب أن أعترف لقد خاب ظني |
| Böyle bir tutum takındığı için biraz hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | لقد خاب ظني به لتصرفه ذلك التصرف |
| Şaşırmadım ama hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | لقد خاب ظني لاكنني لست متفاجأت |
| Komutadaki kişi olarak hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | بصفتي الشخص المسؤول هنا لقد خاب ظني بك |
| hayal kırıklığına uğradım, kesinlikle. | Open Subtitles | لقد خاب ظني بالتأكيد |
| Dün sizi ve Loretta'yı konferansta göremeyince hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | أريد أن أقول لك كم خاب ظني لعدم حضورك أنت و(لورتيا) الندوة البارحة |
| hayal kırıklığına uğradım tabii ki, ama önceliğimiz, ee, organizasyonun başarısı. | Open Subtitles | نظمنا أكياس الهدايا في بلين) أثناء الاستعداد) حسن ، لقد خاب ظني بالطبع ولكن نجاح الحدث أولى عندي |
| Sinirli değilim. hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | لست غاضباً، بل خاب ظني |
| Senin randevunu gördüğümde bayağı şaşırmıştım ve Skyler ile aranın düzelmemesinden dolayı da biraz hayal kırıklığına uğradım. | Open Subtitles | لقد كنت متفاجأة جداً حين رأيت أسمك في جدولي و خاب ظني لان الأمور (لم تعد على مايرام بينك وبين (سكايلور |
| Beni hatırlamaman, hayal kırıklığına uğrattı beynimin patentini almış olmanı göz önünde bulundurursak. | Open Subtitles | لقد خاب ظني لانك لم تتذكرني علما أنك قد امتلكت براءة الاختراع لعقلي |
| Julia'ya bizden bahsetmemiş olman beni hayal kırıklığına uğrattı. | Open Subtitles | خاب ظني بأنك لم تخبر يوليا عنا |
| Dwight beni hayal kırıklığına uğrattı. | Open Subtitles | لقد خاب ظني في دوايت اليوم |
| Biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim. | Open Subtitles | أقرّ بأنه خاب ظني قليلًا |
| Hayal kırıklığına uğrattın beni, evlat. | Open Subtitles | هذا هو سببي, و هو سبب وجيه. لقد خاب ظني, بني. |