| Hayatlarımızı riske attık, adamlarımız öldü, niçin? | Open Subtitles | لقد خاطرنا بحياتنا و جعلناهم يقتلون رجالنا من أجل ماذا؟ |
| Gelip bize Komutanlık yapın diye kıçınızı kurtarmak için her şeyi riske attık. | Open Subtitles | لقد خاطرنا بكلّ شيء لحماية مؤخرتك الآسفه لكي يمكن أن تقود |
| Bakın, Hun ve Mor Ejderlerden sizi kurtarmak için kabuklarımızı tehlikeye attık. | Open Subtitles | إسمعوا ، لقد خاطرنا بحياتنا من أجل إنقاذكم من هان والتنين الأرجواني |
| Sizlere bu özel bölümü sunmak için 24 saatten daha fazla bir süre boyunca hayatımızı tehlikeye attık. | Open Subtitles | على مدى يوم واحد خاطرنا بحياتنا لنحضر لكم هذه الحلقة الخاصة |
| Ele geçirmek için hayatlarımızı riske attığımız ışıltılı ve parlak şey nerede? | Open Subtitles | أين الشيء الساطع البراق الذي خاطرنا بحياتنا لأخذه ؟ |
| Konuşma özgürlüğü olan dünyanın geri kalanına bu efsanenin arkasındaki gerçeği ortaya çıkarmak için her şeyi riske attığımızı söylemeye gerek yok. | Open Subtitles | ،لا حاجة للقول أنّنا خاطرنا بكلّ شيء لكشف الحقيقة وراء هذه الأسطورة لكافة البشر بالعالم |
| Piyasadaki geleceğini bir Latin'in üzerine kurarak risk almıyor musun? | Open Subtitles | في البداية خاطرنا ، ولكن استثمارنا في أمريكا اللاتيية جاء بفائدة |
| Diğer düzeyler fazla zor olursa, cesaretini kaybetme riski var. | Open Subtitles | لقد خاطرنا بتخويفه إذا المستويات القادمة صعبة جدا |
| Uğruna hayatlarımızı tehlikeye attığımız her şey yok olacak. | Open Subtitles | سيتدمر كل شيءٍ خاطرنا بحيواتنا لأجله. |
| Yani biz rozetimizi, okuyamadığımız bir kitap için mi riske attık? | Open Subtitles | خاطرنا بشارتينا لنحصل على مذكرة لا يمكننا قرائتها؟ |
| Sahte evliliğin için hayatımızı riske attık fotoğraflarınızı her eve sms ile dağıttık. | Open Subtitles | خاطرنا بحياتينا من أجل الزواج الزائف ... التقطنا و نشرناالصور في منزل. . |
| Kariyerlerimizi riske attık. Biz... Kurşun yedik. | Open Subtitles | لقد خاطرنا بوظيفتنا وتلقّينا الطلقات |
| Hayatlarımızı riske attık. | Open Subtitles | لقد خاطرنا بحياتنا |
| Hayatlarımızı riske attık. | Open Subtitles | لقد خاطرنا بحياتنا |
| Hayatımızı yeteri kadar riske attık. Özellikle de Vincent riske attı. | Open Subtitles | لقد خاطرنا بحياتنا بما فيه الكفاية وبشكل خاص (فينسنت) |
| Onlar için bir kez kendimizi tehlikeye attık, teşekkür bile etmediler. | Open Subtitles | خاطرنا بأعناقنا مرة لأجلهم وأنظر إلي الشكر الذي تلقيناة. |
| O eve girip hayatımızı tehlikeye attık. | Open Subtitles | لقد خاطرنا بأرواحنا بالدخول إلى ذلك المنزل |
| Durmadan hayatlarımızı bu kız için tehlikeye attık ve nereye geldik peki? | Open Subtitles | خاطرنا بحياتنا مرارا وتكرارا لهذه الفتاة، و الى ماذا قادنا هذا |
| Seni kurtarmak için bu yüzden onca şeyi tehlikeye attık. | Open Subtitles | لهذا السبب خاطرنا بالكثير كي ننقذك. |
| Teyla. Hayatlarımızı riske attığımız kişi. | Open Subtitles | الواحدة التي خاطرنا بحياتنا من أجلها |
| Bu davaya katılmak için riske attığımız her şey bunun için miydi? | Open Subtitles | أهذا كل ما خاطرنا به من أجل هدفنا ؟ |
| Bana bu konvoyu plütonyumu alabilesin ve biz "hiçbir şey" alamayalım diye mi, hayatımızı riske attığımızı söylüyorsun? | Open Subtitles | أنت تخبرني إنّنا خاطرنا بحيواتنا لأخذ هذه الشاحنة حتى تحصل على "ألبلوتنيوم" ونحن لا نحصل على شيء بالمقابل ؟ |
| Biz bugün sizi buraya çağırarak bir risk aldık. | Open Subtitles | حسناً، لقد خاطرنا بأنْ طلبناكم هنا اليوم. |
| Bu riski alamazsınız. Avusturya'da bundan daha büyük riskler aldık. | Open Subtitles | لقد خاطرنا بأكثر من ذلك فى النمسا |
| Sonunda bir odaya girdik hayatımızı tehlikeye attığımız Ulusal Hazine odasına Saddam'ın altından büstü birisi tarafından çoktan Bay Patates Kafa ile yer değiştirilmişti. | Open Subtitles | أخيرا وصلنا إلى الغرفة المطلوبة. هذا-هذا الكنز القومى الذى خاطرنا بحياتنا من اجله. هذا التمثال الذهبى لصدام... |