| Bir tren istasyonuna. Mümkünse, beni en yakın şehre götür. | Open Subtitles | نعم، قطار، خذني إلى أقرب مدينة إن اضطررتَ إلى ذلك |
| Babam iyi değil, nasıl kutlama yapabiliyorlar? Çabuk beni oraya götür. | Open Subtitles | أبي ليس بخير , كيف تحتفلون ؟ خذني إلى هناك بسرعة |
| Beni Köle Körfezi'ne götür, elime bir kılıç ver ederimi göstereyim. | Open Subtitles | خذني إلى خليج العبيد وضع سيفاً في يدي، وسأثبت أنني أستحق |
| Beni liderinize götürün. Ama bir saniye lideriniz benim zaten. | Open Subtitles | خذني إلى قائدك , أوه , أنتظر , أنا قائدك |
| Şoför bey, plaja gitmeye karar verdim beni oraya götürün. | Open Subtitles | أسمع أيها السائق، قررًت الذهاب إلى الشاطيء، خذني إلى هناك |
| Lütfen, beni eve götür. | Open Subtitles | لا أستطيع التحمل أكثر. أرجوك خذني إلى المنزل. |
| Beni o gemiye götür. Uzakta olamaz. Bu sabah denize açılmış. | Open Subtitles | خذني إلى السفينة لا يعقل أن تكون قد ابتعدت, انطلقت هذا الصباح |
| BENİ ÇABUK TARAFINDAN İLK KÖYE götür, SENİ CİNS ÇATLAK HERİF! | Open Subtitles | خذني إلى أقرب بلدة وأسرع أيّها المضطرب المخبول |
| Hayır. O kalsın. Beni eve götür. | Open Subtitles | كلا, إنه بخير , خذني إلى البيت لننتهي من هذا الأمر |
| - Bu yüzden, beni eve götür ve ben de tamamım. - Bunu uçakta konuşuruz. | Open Subtitles | لذا خذني إلى البيت وأنتهينا سنتحدّث بهذا الشأن على الطائرة |
| Bu yeterince iyiydi benim için. Beni yatağa götür. | Open Subtitles | هذا الامر رائع بالنسبة لي خذني إلى السرير. |
| Burada kalamam. Beni eve götür, lütfen. | Open Subtitles | لا يمكنني البقاء هنا خذني إلى المنزل الآن , رجاءاً |
| 70lerin sonlarındaki Bruce Jenner, beni eve götür. | Open Subtitles | بروس جينر أواخر السبيعينيات خذني إلى المنزل |
| Hey, beni konuk evine götür, karakola değil. | Open Subtitles | خذني إلى بيت الضيافة وليس إلى مركزالشرطة |
| Beni eve götür, hamur tatlım. | Open Subtitles | ذلك كان طويلاً وكذلك مرتفعاً خذني إلى المنزل , أيها القصير |
| Hadi gidelim. götür beni. götür, hemen gitmemiz lazım. | Open Subtitles | لنذهب، خذني إلى هناك هيا، يجب أن نذهب الآن |
| Ejderhalarım, Ölümsüzler Sarayında ise beni oraya götür. | Open Subtitles | إذا كانت تنانيني في منزل الـلاموتـى, إذا خذني إلى هناك. |
| Şimdi beni hastaneye götürün. - Peki ya para? | Open Subtitles | ليس لديه أصدقاء والآن خذني إلى مستشفى لعين |
| Öldürmeden önce beni tepenin üstüne götürün. | Open Subtitles | فقط خذني إلى أعلى التلّ قبل أن تفعلها. |
| Beni tepeye götürün, lütfen. | Open Subtitles | فقط خذني إلى أعلى التلّ، أرجوك. |
| Beni San Juan'a götürürsen söz veriyorum sana şey göndereceğim. | Open Subtitles | أنت, أنت, يا هذا خذني إلى (سان خوان) وأعدك... أعدك سأعطيك بعض المال... |