| Kuaförlerin ünlüler hakkındaki dedikoduları sevdiği aklıma geldi. | Open Subtitles | و ما هو السر وراء هذه التحولات الإعجازيه؟ لقد خطر ببالي أن مزين الشعر يحب تداول الشائعات عن المشاهير |
| aklıma ilk önce satranç oynamak geliyor. | Open Subtitles | حسنا ,اه أول ما خطر ببالي أن نلعب القليل من الشطرنج ؟ |
| Ama aklıma bir şey gelirse seni arayacağım. | Open Subtitles | ولكن اذا خطر ببالي أي شيء آخر ، انا متأكد من انني سأهاتفك |
| Aklımdan geçtiğini hatırlıyorum, ama oldukça önemsizdi. | Open Subtitles | أذكر أن هذا خطر ببالي ولكنه كان أمر غير مهم كلياً |
| Ama Düşündüm de aradan bir süre geçtiğinde arkadaş olabiliriz. | Open Subtitles | خطر ببالي أن مع الوقت من الممكن أن نصبح أصدقاء |
| Tek düşündüğüm, niye o sırada ailemin yanında değil de orada olduğumdu. | Open Subtitles | والشيء الوحيد الذي خطر ببالي هو لماذا كنت هناك بدلا من عائلتي |
| Tüm gezegenim yok oldu, bütün ailem. Geri dönüp, onları kurtarmak hiç aklıma gelmedi mi sanıyorsun? | Open Subtitles | لقد مات كوكبي بأسره ، وعائلتي كلها ، ألا تظنين أنه قد خطر ببالي أن أعود في الزمن وأنقذهم ؟ |
| Hastaneden gelirken aklıma 2 şey geldi. | Open Subtitles | ثم خطر ببالي أمران أثناء رحلتنا من المستشفى. |
| Hastaneden gelirken aklıma 2 şey geldi. | Open Subtitles | ثم خطر ببالي أمران أثناء رحلتنا من المستشفى. |
| Benim aklıma geldi. Eminim senin aklına da gelmiştir. | Open Subtitles | لقد خطر ببالي ، لذا لابد أنه خطر ببالك ايضاً |
| Hoşuma gittiğinden değil. Birden aklıma geldi. | Open Subtitles | ليس لان ذلك يعجبني بل لأنه خطر ببالي الان |
| Evet, Efsuncu'yu duyduğumda aklıma ilk gelen şey bu idi. | Open Subtitles | أجل، لدى سماعي بالأمر، فكانت أوّل ما خطر ببالي. |
| Evet, ilişkimizi bitirdikten sonra aklıma gelen ilk şey oydu. | Open Subtitles | أجل , هذا أول ما خطر ببالي بعد أن أنهت علاقتنا |
| İz demişken aklıma başkanın söylediği bir şey geldi. | Open Subtitles | بما أنك ذكرت موضوع الأثر، خطر ببالي شيء قاله الرئيس |
| Pek ortak yönleri olduğundan değil de her neyse nereden aklıma geldi bilmiyorum. | Open Subtitles | ليس الأمر أن بينهما الكثير من الأشياء المشتركة لكن على أية حال لا أعلم ما الذي خطر ببالي |
| Çünkü aklıma birkaç tane ayrıntılı plan geldi. | Open Subtitles | .لأنه خطر ببالي للتو فكرتان مفصلتان للغاية |
| Korkunç biliyorum, ama öldüğünü öğrendiğimde aklıma gelen ilk şey "Her zaman o yerden ancak ölüsünün çıkacağını söylerdi." oldu. | Open Subtitles | اعلم انه امر حزين لكن او ما خطر ببالي حينما علمت بانها توفيت حسنا، لطالما قالت اول ما سيغادر المكان هو قدميها |
| - Bunu bir olasılık olarak değerlendireceğin Aklımdan geçti, evet. | Open Subtitles | لقد خطر ببالي أنك ربما تعتبرين ذلك احتمالية، أجل |
| Yaptığımın yanıma kar kalacağını Aklımdan bile geçirmiyordum. Ta ki çocuk bölümünde bebeklere bakana kadar... | Open Subtitles | لا أعتقد أنّه خطر ببالي أنّ بإمكاني التغاطي عن ذلك، |
| Ya ben? Başka bir adamla tanışmak hiç Aklımdan geçmedi mi sanıyorsun? | Open Subtitles | ألا تظن أنه خطر ببالي أن أتعرف على رجال آخرين؟ |
| O gün filmini izlediğimde ne Düşündüm biliyor musun? | Open Subtitles | أتعلمين ما الذي خطر ببالي بعدما شاهدت فيلمًا لك مرةً؟ |
| Yerde yarı baygın haldeydin ve düşündüğüm ilk şey "evet, anasının oğlu" idi. | Open Subtitles | كنت مرمي على الأرض و أول شيء خطر ببالي "نعم، إنه ابن أمه" |