| Öbür taraf çok ıssız. Yemin ederim, görünmez olmak seni delirtir. | Open Subtitles | إنّها الوحدة على الجانب الآخر أقسم أن كونك خفيّة سيجنّ جنونك |
| görünmez Jumperla hızlı bir uçuş yaptık ve gayet eminiz binada 20 yaşam sinyali falan var. | Open Subtitles | حلقنا فوقها في مركبة خفيّة إلتقطنا20 إشارة حياتية |
| Gerçek bir savaşçı asla görünmez güçlerin kurbanı olmamalı. | Open Subtitles | لا يجب أن يُهزم محارب حقيقي من طرف قوى خفيّة. |
| Bildiğin gibi bu tür eşyalarda bazen Gizli metinler olur. | Open Subtitles | فكما تعلم، هذا النّوع من الأغراض الأثرية تحوي نصوصًا خفيّة |
| Burada hiçbir art niyet yok, değil mi Doug? | Open Subtitles | ليست لديك أي دوافع خفيّة لهذا، أليس كذلك يا دوغ؟ |
| görünmez bir güneşin etrafında yarışan gezegenler gibi görünüyorlar. | Open Subtitles | تشبه الكواكب الصغيرة التي تتحرّك بسرعة حول شمس خفيّة |
| Maalesef, bulması çok zor, adından da anlaşılacağı gibi, kendisi görünmez. | Open Subtitles | لسوء الحظ, إنها صعبة الإيجاد.. لأنها, كما يدل الاسم.. إنها "خفيّة"! |
| Geniş, görünmez bir ağ örüyorum. Katil çok geç olana kadar içinde olduğunu bilmeyecek bile. | Open Subtitles | أنا أنصب شبكة خفيّة لا يعلم القاتل بأنه بها إلاّ بعد فوات الأوان |
| Avcı izini. Benim haricimde herkese görünmez. | Open Subtitles | علامة الصيّاد خاصّته إنّها خفيّة للجميع فيما عداي |
| Tek yapman gereken, görünmez bir elma ısırıyor gibi yapmak. | Open Subtitles | الحيلة هي أن تتصرف كأنك تقضم تفاحة خفيّة |
| Açıklaması zor ama devasa, görünmez cehennemden gelen bir köpek. | Open Subtitles | يصعب شرحه بعض الشيء .هي جوهرياً. كلاب كبيرة خفيّة من الجحيم |
| Korkum o kadar kudretliydi ki sanki görünmez bir el bütün bedenimi tutup beni toprağa çiviliyordu. | Open Subtitles | خوفي كان قويًا، حتى أنّي شعرت وكأن يدًا خفيّة دفعت عصًا عبر جسدي وسمّرتني على الأرض |
| Diğer gezegenlere uçup hatta atom bombalarımızı taşıyabileceğimiz görünmez uzay gemileriyle ne yapmak mı istiyorum? | Open Subtitles | ماذا أريد من مركبات فضائية خفيّة... تحلق فوق عوالم أخرى وتطلق أسلحتنا النووية حتى؟ |
| görünmez bir fahişe değil. | Open Subtitles | وليس عاهرة خفيّة.. اختطفتَ شرطيّة |
| Bu kameraları atlatmak için görünmez arabalar lazım. | Open Subtitles | الطريقة الوحيد لنهزمَ تلك الكاميرات، هي باستخدام... سيّاراتٍ خفيّة |
| Saldırgan yüksek yoğunluklu LED ışıklı bir şey takarak, gözle görünmez olabilir. | Open Subtitles | لذا يُمكن أنّ المُهاجم يرتدي نوع من أضواء الأشعة تحت الحمراء ذات الشدّة العالية، التي ستكون خفيّة للعين لكن عمياء لتلك الكاميرا. |
| görünmez El'e gitmem ve | Open Subtitles | لقد قيل لي أن أذهب لملاقاة يد خفيّة |
| Ona görünmez bir öpücük gönderdi. | Open Subtitles | كما يرمي لها قبلة خفيّة. |
| Aynı muhabbet içinde beni hem keseli sıçan için hem de Gizli iyilik için suçlayamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنكَ إتهامي بمداهمة الأبوسوم وباللطف خفيّة في الزيارة عينها |
| Doğru. Aldatmayan eş erkek olsa bile Gizli bir sebepten yapıyordur. | Open Subtitles | صحيح، حتّى الرجل الذي لا يخون يفعلها لأسبابٍ خفيّة |
| Muhtemelen Uzay Yolu'nda izlemişsinizdir bir çeşit Gizli bir teknoloji düşüncesi yıldızları yok etmek için. | Open Subtitles | فكرة وجود تقنية خفيّة تقتل النجم حسنًا، إنه في مقلاتكم |
| - Ve sen benim burada herhangi bir art niyetim olduğunu düşünmeden önce için rahat olsun, art niyetim yok. | Open Subtitles | -وقبل أنْ تفترض ... أنّ لديّ أي دوافع خفيّة هُنا، كُن مُطمئنا، ليس لديّ دوافع. |