| Makalede yer alan, bütün devlet çalışanlarını da kontrol ettim. | Open Subtitles | لقد دقّقت بأسماء كلّ مستخدم حكومي مقتبس في المنشورة |
| Ama sigorta formlarını kontrol ettim. Hâlâ evlisin. | Open Subtitles | ماعدا بأنّني دقّقت على تأمينك وأنت ما زلتي متزوّجة |
| Ben de sonraki günden itibaren gazeteleri kontrol ettim. | Open Subtitles | لذا، دقّقت البريد من اليوم التالي. |
| Şimdiden onun çektiği neredeyse 2000 resmi inceledim. | Open Subtitles | الآن، دقّقت في من المحتمل 2,000 من صور شرطته. |
| O gün hava berraktı. Hava tahmin raporlarını inceledim. | Open Subtitles | السماء كانت صافية ذلك اليوم لقد دقّقت بالتوقّعات, وتقارير الصحف, لا شيء |
| kontrol ettim. Kwan'ın kardeşi değilsin. | Open Subtitles | لقد دقّقت السجلات أنت لست أخّ كوان |
| Az önce kayıtları kontrol ettim. Kesinlikle bu o kadın! | Open Subtitles | لقد دقّقت السجلات أنها هي بالتأكيد |
| Az önce kayıtları kontrol ettim. Kesinlikle bu aynı kadın! | Open Subtitles | لقد دقّقت السجلات أنها هي بالتأكيد |
| Defalarca kontrol ettim. | Open Subtitles | دقّقت بهم 12 مرة كانوا مركزين جيدا |
| Geçmişini kontrol ettim. Adam temiz. | Open Subtitles | دقّقت على سجل هاتفه، إنه نظيف. |
| Bunu kendim kontrol ettim. | Open Subtitles | دقّقت الذي 302 نفسي. |
| Komşu binaların hepsini kontrol ettim. | Open Subtitles | دقّقت كلّ البنايات المجاورة. |
| Tüm bağlantıları kontrol ettim. | Open Subtitles | دقّقت كلّ الإرتباطات. |
| - kontrol ettim. sadece tek bir çıkış var. | Open Subtitles | - [ضابط] دقّقت. هناك مخرج واحد فقط. |
| Kuralları kontrol ettim. | Open Subtitles | هو يعكس بركة. دقّقت القواعد. |
| Bayan Paddock'un geçmişini inceledim. | Open Subtitles | دقّقت على خلفية السّيدة بادوك. |