| Annemin ve diğer insanların gömülü olduğu mezarlığı görebiliyorum. | Open Subtitles | يمكنني أن أرى المقبرة التي دُفنت فيها أمي مع الآخرين |
| Paramızın nerede gömülü olduğunu bilen tek kişi oydu ve sen onu vurdun! | Open Subtitles | لقد كان الشخص الوحيد الذ يعرف أين دُفنت أموالنا |
| Toplu bir mezara gömüldü ve cesedi hiç bulamadı. | Open Subtitles | دُفنت في مقبرة عمومية و جثمانها لم يتم العثور عليه |
| Presin yanına gömülmüş olacaksın. | Open Subtitles | ستكون قد دُفنت بالفعل مع المكواة القديمة |
| Ama ağacın gelişme dokularında onun buraya ne zaman gömüldüğünü söyleyebilecek ipuçları olabilir. | Open Subtitles | قد تكون هناك أدلة في أنماط نمو الشجرة يمكنها أن تخبرنا متى دُفنت هنا |
| "Merhaba, ben Alan. "Giydiğiniz bluz çok güzel. Ölen annem de üstünüzdeki gibi bir bluzla gömülmüştü. " | Open Subtitles | "مرحباً، اسمي (آلان)، القميص الّذي ترتدينه، جميل حقاً، امرأتي المتوفيّة دُفنت بواحدٍ مثله تماماً." |
| Karının mezarı nerede? | Open Subtitles | أين دُفنت زوجتك؟ |
| İki ton molozun altında gömülü kaldığımda adamlarım beni çıkarmak için hayatlarını riske attılar. | Open Subtitles | عندما دُفنت أسفل طنين من الأنقاض رجالي غامروا بحياتهم لإخراجي |
| henüz elimde kesin bir şey yok, ama bu kemiklerin fabrikanın altında gömülü olduğuna dair hislerim var. | Open Subtitles | حسناً ، أنا لستُ أملك متأكداً بعد ولكن هناك أشاره أن هذه العظام دُفنت بالأصل . تحت قاع المصنع |
| Hayır, sadece araştırma cesetlerinin... çöplerle birlikte 34 gündür gömülü oldukları. | Open Subtitles | كلأ، هذه جثث للبحوث فحسب لقد دُفنت وغُطت بين القمامة منذ 34 يوم |
| Baya derine gömülü halde, ama serinlemek için iyi bir yer. | Open Subtitles | إنها دُفنت عميقًا، لكنها مكان جيّد للتبرّد |
| Orayı bilenlerin dışında kimsenin bulamadığı Ölüm Adası'nda gömülü. | Open Subtitles | دُفنت على جزيرة لا يمكن العثور عليها ...ماعدا ...لأولئك الذين يعرفون أين هي |
| Mezarlığın adını buldum şey yani... gömülü olduğu yeri. | Open Subtitles | وجدت إسم المقبرة حيث... حسناً, حيث دُفنت |
| Hayır, kır çiçeklerinin olduğu sevdiği bir tarlada gömüldü. | Open Subtitles | لا، لقد دُفنت في حقل زهور برية كانت تحبه |
| Hayır, kır çiçeklerinin olduğu sevdiği bir tarlada gömüldü. | Open Subtitles | لا، لقد دُفنت في حقل زهور برية كانت تحبه |
| Sanırım O'da benim gibi kara gömülmüş olmalı. | Open Subtitles | أظن عجلة الزمن الذهبية دُفنت في الجليد مثلي تمامًا. |
| Sanırım O'da benim gibi kara gömülmüş olmalı. | Open Subtitles | أظن عجلة الزمن الذهبية دُفنت في الجليد مثلي تمامًا. |
| En şiddetli olanından... birden uyandığında kendisini canlı canlı gömüldüğünü... düşünüyordu. | Open Subtitles | وهو أكثر الأشكال رعباً لأنه يتمثل في الخوف من أن تستيقظ فتجد نفسك قد دُفنت حيّـاً |
| Kimin olduğunu ve nereye gömüldüğünü söylemeyeceğim. | Open Subtitles | لن أقول لكِ ,لمن كانت أو أين دُفنت |
| Bayan Ricoletti buraya gömülmüştü, peki diğerine ne oldu? | Open Subtitles | دُفنت السيدة (ريكوليتي) هنا لكن ماذا حل للأخرى؟ |
| - mezarı orada. | Open Subtitles | .ذلك المكان الذي دُفنت به |
| - Bir keresinde canlı canlı gömülmüştüm. - Evet, hatırlıyorum. | Open Subtitles | لقد دُفنت حياً بأحد المرات - نعم, اتذكر ذلك - |