| Ross, saçmalıyorsun. Sen şirin, akıllı ve tatlısın. | Open Subtitles | روس , تصرفك هذا سخيف أنت ظريف و ذكي و وسيم |
| Bence tatlı, akıllı ve komik birisin. | Open Subtitles | أعتقد بأنك لطيف و ذكي و مرح و أنا لا أريدك أن تموت |
| Erkek arkadaşım bir avukat akıllı ve ilgi çekici onun sevdiğim birçok yönü de var. | Open Subtitles | صديقي محامي وهو ذكي و مثير للاهتمام وهناك العديد من الاشياء التي احبها فيه |
| Herkes annemin güzel olduğunu ve babamın Zeki ve güçlü olduğunu söyledi. | Open Subtitles | الجميع كان يقول ان والدتي كانت جميله و والدي ذكي و قوي |
| Fakat aslında, ben kendimi... duyarlı ve, zeki biri olarak görüyorum... fakat bir soytarının ruhuna sahip her zaman beni bunları yıkmaya zorlayan... hem de en hayati anlarda. | Open Subtitles | لكن في الواقع, أعتبر نفسي أنسان حسّاس و ذكي و لكن بروح المُهرج |
| Fakat hem akıllı hem de şu an için bize lazım. | Open Subtitles | ..لكنه رجل ذكي و هو مهم جداً بالنسبة لنا الآن.. |
| Çok mantıklı ve akıllıca. | Open Subtitles | ذكي , ذكي و مبرر |
| akıllı ve kendini işine adayan ve hızla bir general olma yolunda birisi. | Open Subtitles | إنه ذكي و ملتزم, و أصبح له أولوية بأن يكون جنرالاً, |
| O gerçekten komik ve akıllı ve yaşına göre yakışıklı. | Open Subtitles | أنه مضحك حقاً و ذكي و وسيم جداً بالنسبة لرجل متقدم بالسن |
| akıllı ve beni güldüren bir sevgilim var. | Open Subtitles | لدي رجل انه ذكي و هو يجعلني أضحك |
| Komutanı akıllı ve çok çalışkan biri olduğunu söyledi. | Open Subtitles | رئيسه وصفه بأنه رجل ذكي و مجتهد بالعمل. |
| Bir zamanlar cesur, akıllı ve yakışıklı bir adam vardı... | Open Subtitles | كان يا ما كان، كان هنالك رجلٌ شجاع و ذكي و وسيم... |
| akıllı ve meraklı biri. | Open Subtitles | إنه ذكي و فضولي |
| akıllı ve yakışıklı, şimdi neden onunla birlikte olduğunu daha iyi anlıyorum. | Open Subtitles | ذكي و وسيم عرفت لِمَ أنت معه |
| akıllı ve korkusuz. | Open Subtitles | انه ذكي و لا يخشى شيئا |
| Thea, sana akıllı ve sorumluluk sahibi birisi lazım. | Open Subtitles | تيا" أنتِ بحاجة لشخصٍ ذكي و ذا مسؤولية" |
| Ve hayatımda tanıdığım erkeklerin yüzde doksaınından daha akıllı ve olgun, ve Evan'ı eğlendirebiliyor, ve yatakta ona T.S. Eliot okuyor... | Open Subtitles | و هو ذكي و ناضج أكثر من 90% من الرجال الذين التقيت بهم في حياتي و يستطيع جعل ايفان يضحك و يقرأ للشاعر "توماس ستيرنز اليوت" بشكل جميل |
| Herkes annemin güzel olduğunu ve babamın Zeki ve güçlü olduğunu söyledi. | Open Subtitles | الجميع كان يقول ان والدتي كانت جميله و والدي ذكي و قوي |
| - Kilisede birçok kimsesiz çocuk var yerimizde yetersiz bazıları çok Zeki ve çalışkan. | Open Subtitles | عندنا عدد من أطفال الأبرشية متلهفون جدا للمكان بعضهم ذكي و يعمل بجد |
| Bu da Zeki ve sistemli birini aradığımızı gösteriyor. | Open Subtitles | هذا يعني اننا نبحث عن شخص ذكي و متعدد الاساليب |
| - Medeni ve zeki bir insan nasıl böyle bir hale geldi? | Open Subtitles | كيف أن .. رجل ذكي و مُتحضر يُصبح ما أنت عليه؟ |
| Zeki insanların önünde zeki biri olmamı ve zeki şeyler söylememi bekliyorlar ama ben zeki değilim. | Open Subtitles | يتوقعون مني أن أكون ذكي ...أمام ناس أذكياء و أقول شيء ذكي و أنا لست ذكي أنتي تعلمين بذلك, و أنا أعلم ! |
| Şimdi hem akıllı hem de havalı birisi olabildin. | Open Subtitles | أعني , في هذه الحالة يجب أن تكون فتى ذكي و فتى وسيم. |
| Çok mantıklı ve akıllıca. | Open Subtitles | ذكي , ذكي و مبرر |