| 14 Ekim 1987'de O kuyuda neler yaşadığımı biliyor musun? | Open Subtitles | تعرف ما الذي عانيته في ذلك البئر في الـ14 من أكتوبر، 1984، |
| O kuyuda birşey var. | Open Subtitles | هناك شيء ما حول ذلك البئر. |
| O kuyuda birşey var. | Open Subtitles | هناك شيء ما حول ذلك البئر. |
| Hey çenesi düşük, sen kuyuya bir bak bakalım içinde neler yapabilirsin? | Open Subtitles | هيه, ثرثار. لماذا لاتبدأ بالركض الى ذلك البئر وتنظر اذا كان بامكانك ان تفعلها؟ |
| su kuyuyu tikayip adamlarini uçaga bindirene kadar. | Open Subtitles | كفاية لإغلاق ذلك البئر ووضع فريقك في الطائرة |
| Henüz altı yaşındayken seni kuyudan kimin çıkardığını unutmayalım. | Open Subtitles | دعينا لاننسى من أخرجك من ذلك البئر عندما كان عمرك 6 سنوات فقط |
| O kuyuda bile görmüştüm bunu. | Open Subtitles | لقد رأيتُ هذا من ذلك البئر. |
| "Yüzyıllarca, insanlar bu kuyuya gelip vicdanlarını rahatlatmak için kuyuya bir şeyler attılar." | Open Subtitles | لقرون كثيرة، يقوم الناس بالحج لأجل ذلك البئر ليرموا أياً كان لديهم ليخففوا من حزنهم. |
| Bizi o kuyuya attı. | Open Subtitles | لقد ألقى بنا في قعر ذلك البئر. |
| Teabing'in sana bahsettiği şu kuyuya düştüğüm zaman ölmek üzere olduğumu düşündüm, Sophie. | Open Subtitles | عندما كنت بأسفل ذلك البئر الذى أخبركى عنه (تيبنج) إعتقدت إنى سأموت يا (سوفى) |
| Çocukken oynadığımız şu eski kuyuyu hatırlıyor musun? | Open Subtitles | -أتتذكري ذلك البئر العميق الّذي كنـّا نلعب عنده، حينما كنّا صغار؟ |
| Onu o kuyudan çıkardığın an ölmüştü. | Open Subtitles | منذ اللحظة التي أخرجتها من قعر ذلك البئر. |