| Afganistan'a Seyahatlerim çok uzun yıllar önce ülkemin, anavatanımın doğu sınırında, Polonya'da başladı. | TED | رحلاتي الى افغانستان بدات منذ سنوات مضت على الحدود الشرقية لبلدي, موطني ,بولندا |
| Biz sadece gözlemciyiz. Seyahatlerim boyunca sadık kaldığım tek kural budur. | Open Subtitles | نحن مراقبين فقط وهذه قاعدة لدي طوال رحلاتي |
| seyahatlerimden birine çıktığımı söylersin. | Open Subtitles | أخبره فقط أنني خارج البلدة في إحدى رحلاتي |
| Bakın, seyahatlerimden öğrendiğim kadarıyla en iyi şeyler gece 2'den sonra oluyor. | Open Subtitles | اتعلمي .. لقد وجدت في رحلاتي ان كل الاشياء الجيدة في الحياة تحدث بعد الساعه الثانية صباحاً |
| Seyahatlerimde gördüğüm en inanılmaz şeylerden biri böyle yeni bir türün ortaya çıkışıydı. | TED | أحد الأشياء المدهشة التي أكتشفتها في رحلاتي هو وجود هذه الأنواع في النشوء. |
| Seyahatim boyuncu bu dedikoduları hep duydum... | Open Subtitles | ،خلال رحلاتي سمعت إشاعات بأنه |
| Ben de başkaları için savaşıp yolculuklarım boyunca da yapabildiğimde birkaç eşya kaçırırım. | Open Subtitles | لذلك، أنا خضتُ معارك رجال آخرين, الآن وأقتني بعض الأشياء من رحلاتي متى ما أستطعت |
| Charlotte Cloud Ten için çalışıyordu benim seyahatlerimi ayarlıyorlardı. | Open Subtitles | شارلوت عملت لصالح كلاود تين هم نسقوا رحلاتي |
| Bu bölgeye yaptığım tüm Seyahatlerim boyunca sadece, bana gösterilen sıcaklığı ve evimde olduğumu hissettim ve güzel ülkelerinde harika zamanlar geçirdim. | Open Subtitles | من خلال رحلاتي في جميع أنحاء هذه المنطقة ، فلقد شعرت بالدفء كأنني في بيتي و لقد أتيحت لي فرصة ممتازة في بلادهم الجميلة. |
| Seyahatlerim bana modern teknolojinin bir avantajı olduğunu gösterdi. | Open Subtitles | رحلاتي لقد علمني أن الحديث التكنولوجيا لديها ميزة واحدة - |
| Belki döndüğümde, Seyahatlerim hakkında bir kitap yazabilirim. | Open Subtitles | ربما عندما اعود سوف اكتب كتبا عن رحلاتي |
| Aksanım Seyahatlerim vasıtasıyla çok renklendi. | Open Subtitles | لكنتي تلونت .لكثرة رحلاتي |
| Seyahatlerim esnasında, geleceği gördüm. | Open Subtitles | في رحلاتي رأيت المستقبل |
| Mongolia'nın Mavi Dağları'na olan seyahatlerimden bahsetmiş miydim? | Open Subtitles | هل أخبرتكِ يوما عن رحلاتي في الجبال الزرقاء في (مانغوليا)؟ |
| Bütün Seyahatlerimde, onun türüne benzer bir kişiye daha rastlamadım. | Open Subtitles | في جميع رحلاتي, لم أرَ أبداً أو أسمع فصيلة تشبها تماماً |
| Seyahatlerimde, büyük düz kayanın ötesine kadar gittim. | Open Subtitles | في رحلاتي وصلت لأبعد من تلك الصخرة المسطحة العظيمة |
| Seyahatlerimde ve işimde, Kongo'daan Afganistan'a, Sudan'dan Ruanda'ya, sadece savaşın renklerinin değil aynı zamanda korkularının da aynı olduğunu öğrendim. | TED | أثناء رحلاتي في مجال عملي ، من الكونغو إلى أفغانستان ، من السودان إلى رواندا ، تعلمت أنه ، ليس فقط أن ألوان الحرب وأصواتها متشابهة ، بل أيضاً مخاوف الحرب هى واحدة . |
| Bu İtalyaya ilk Seyahatim. | Open Subtitles | من خلال رحلاتي. |
| - Baba bizi öldürmeye çalışıyorlar! - Oh, neden bütün yolculuklarım böyle sonuçlanıyor? | Open Subtitles | أبي انهم يحاولون قتلنا - لماذا تنتهي كل رحلاتي بهذا الشكل ؟ |
| yolculuklarım sırasında kaybettim onları. | Open Subtitles | لقد فقدتهم في رحلاتي. |
| seyahatlerimi düzenlemek zorunda kaldım. | TED | وهذا ما أجبرني على تقنين رحلاتي. |
| - seyahatlerimi aptalca mı... - ...buluyorsunuz? | Open Subtitles | - هل تعتقد رحلاتي مثير للسخرية؟ |