| Daha büyük olmama rağmen, her zaman bana göz kulak olmuştur. | Open Subtitles | رغم أنني الاكبر منه، إلا أنه كان دائما مَن يعتني بي. |
| Çok fazla seyahat etmiş olmama rağmen, hala Amerikalı bir kadın gibi düşünüyorum. | TED | رغم أنني اسافر كثيراً فأنا ما زلت أفكر كإمرأة أمريكية |
| Gerçi karşılığında ne tür yeni işkenceler yapacaklarını düşünmekten iğreniyorum. | Open Subtitles | رغم أنني أكره تصور ما يستحضره التعذيب الحديث لنفقات الدفع |
| Bugün Gremlins filmiyle başlıyoruz, Gerçi nedenini bilmiyorum. | Open Subtitles | سيعاد عرض فيلم الغفاريت رغم أنني لا أعرف سبب ذلك |
| Ama sizi uyarmak zorundayım, Yine de Kilise ile baş etmeniz gerekiyor. | Open Subtitles | رغم أنني أشعر بأن عليّ تحذيرك أنه لا يزال أمامك الكنيسة كذلك. |
| Bir dolu hata yapmış olsam da her zaman yanımda olur. | Open Subtitles | رغم أنني ارتكبت الكثير جداً من الأخطاء تقف إلى جانبي دائماً |
| Sonra açıklara doğru baktım ve tekne ışıklarının yandığını fark ettim, yani belli ki hava kararıyordu Her ne kadar ben fark etmesem de. | TED | ثمّ نظرتُ بعيداً على الشاطئ فلاحظتُ أضواء القوارب، لذا كان من الواضح أنّ الظلام يخيّم، رغم أنني لم أكن قد أدركت ذلك. |
| Savunma sanatları eğitmeni olmama rağmen başka bir topluluktan olan kadınlara güvende olmanın ne demek olduğunu anlatmak konusunda yetersizdim. | TED | رغم أنني كنت معلمة دفاع عن النفس، لم أستطع الدخول لمجتمع وأُعرف الأمان لأي امرأة أخرى لم تكن جزءًا من مجتمعي. |
| Başhemşire olmama rağmen, genelde doktorlarla takılıyorum, bir doktorla evliyim ve en iyi arkadaşım bir doktor. | Open Subtitles | رغم أنني رئيسة الممرضين، إلا أنّي غالباً أُصاحب الأطبّاء متزوّجة من طبيب، صديقتي الصّدوقة طبيبة.. |
| Yani kızımın doğumuna yetişebilmek için, ortaokulu bir Exxon benzin istasyonunda okumuş olmama rağmen, soruları mı cevaplamak zorundayım? | Open Subtitles | إذن لحضور ولادة ابنتي، عليّ النجاح في اختبار سريع، رغم أنني أمضيت إعداديتي في محطة للوقود؟ |
| Eski sevgilin olmama rağmen yeni biriyle tanıştığın zaman "Evet, Barney. | Open Subtitles | رغم أنني حبيبتك السابقة، حينتقابلوحدة،أقول .. |
| Kavgayı ben başlatmamış olmama rağmen bitirmek zorunda hissettim. | Open Subtitles | أجل. رغم أنني لم أبدأ الشجار، شعرتُ أنّني كنتُ مُجبرة على إنهائه. |
| Bakın şuraya, genç kız ve ucube de burada. Gerçi hanginiz hangisi emin değilim. | Open Subtitles | انظر، إنهما البنت والمسخ رغم أنني لست واثقاً من منهما مَن |
| Gerçi insanların sorunlarını dinlediğim için eleştirilmemi ilginç buluyorum | Open Subtitles | رغم أنني أجده مثير للأهمية إنتقادي للإستماع لمشاكل الآخرين |
| Gerçi senin bu iş için yeterli olduğunu düşünmesem, bunun bir önemi olmazdı. | Open Subtitles | رغم أنني لم أكن لأضعك في اعتباري لو لم أظنك مؤهلاً |
| Bakın şuraya, genç kız ve ucube de burada. Gerçi hanginiz hangisi emin değilim. | Open Subtitles | انظر، إنهما البنت والمسخ رغم أنني لست واثقاً من منهما مَن |
| Yine de, kardeşim ve ben hep bizi uçurmanı hayal ederdik. | Open Subtitles | رغم أنني أمّلت وأخي أن تمارسي الجنس معنا. |
| Yine de arada sırada bira içmeyi seviyorum. | Open Subtitles | رغم أنني أحب احتساء الجعة بين الحين والآخر |
| ''Ölümün gölgesinin dolaştığı vadiden yürüyor olsam da, korkum yok, çünkü benimlesin.'' | TED | "رغم أنني أسير خلال وادي ظل الموت، لن أخاف الشر، لأنك معي." |
| Ölümün gölgesinde vadiyi yürüyor olsam da hiçbir şerden korkmayacağım. | Open Subtitles | رغم أنني أسير في طريقي للموت لن أخشى شراً |
| Ve Her ne kadar hakkında pek konuşmasam da ben de evimi idare etmekten hoşlanıyorum. | Open Subtitles | رغم أنني لا أتحدث عن الأمر كثيراً، إلا أنني أحب الإعتناء بمنزلي أيضاً. |
| Sanırım, bir şekilde, bu projeyi başlatma sebebim, o zamanlar bilmesem bile, kendi sırlarımla mücadele ediyor oluşumdu. | TED | أظن أنه بطريقة ما، السبب الذي جعلني أبدأ المشروع، رغم أنني لم أعرفه آنذاك، كان لأنه كنت أعاني مع أسراري الخاصة. |