| Bize üzerinde seri numarası olan yeni titanyum protezi göstermişlerdi. | Open Subtitles | وعندما أظهروا لنا مفصل التيتانيوم الجديد، كان عليه رقم تسلسلي |
| Fırının içinde 0 ve bilinmeyen, rastgele üretilen bir seri numarası vardı. | TED | كان لديه صفرًا بداخل فرنه ورقم مجهول، تم إنشاء رقم تسلسلي بشكل عشوائي. |
| Her seri numarası için farklı bir plaka basmaları gerekiyor. | Open Subtitles | توجب عليهم حرق صفائح مختلفة لكل رقم تسلسلي |
| Eklemde ameliyatı yapan doktoru bulabileceğimiz bir seri numarası olur. | Open Subtitles | البولو من الرياضات الخطرة داك : نعم المفصل يحتوي على رقم تسلسلي ويمكن أن يقودنا الى الدكتور الذي قام بالعملية |
| Göğüs silikonları, seri numaraları olur. belki ordan iz sürebiliriz. | Open Subtitles | زراعة الثدي , لديها رقم تسلسلي , ربما بإمكاننا تعقبه |
| Tarih, zaman ne tip bir fotoğraf makinesi, seri numarası. | Open Subtitles | التاريخ , الوقت , اي نوع من الكاميرات , رقم تسلسلي |
| Bunu al. Yasal, izi sürülemez, seri numarası yok. | Open Subtitles | خذي هذا ، انه آمن لا يمكن تعقبه ، وبدون رقم تسلسلي |
| Üzerinde bir parça seri numarası var. İzini sürebiliriz. | Open Subtitles | هناك جزء من رقم تسلسلي عليها يمكننا تعقبه |
| 13'ünün seri numarası, kanıt bölümünden kaybolanlara uyuyor. | Open Subtitles | ثلاثة عشر رقم تسلسلي يطابق أسلحة مفقودة من غرفة الأدلة |
| Madrczyk'in Trettel'ı tuttuğu zamanlarda satın alınan bir santrifüjün seri numarası. | Open Subtitles | إنه رقم تسلسلي لجهاز حامل زجاجات التحاليل تم شراءه في الوقت الذي استأجر مادرزيك فيه تريتل |
| Muhtemelen sigortalı, bu da seri numarası üzerine kazınmış anlamına gelir. | Open Subtitles | أنها على الأغلب مؤمنة مما يعني أنه قد يكون لها رقم تسلسلي محفورا عليها |
| seri numarası veya kimlik işareti yok. | Open Subtitles | أنا لا أرى أي حفر لذا لا يوجد رقم تسلسلي او علامات تسويق |
| Bu arada, şu serserinin aldığı uydu telefonunun üzerinde, devlete ait seri numarası var. | Open Subtitles | أيضا الهاتف الذي جلبتُه الذي يعمل بالأقمار الصناعيّة، كان فيه رقم تسلسلي للحُكومَة. |
| Titanyum kalça protezi. Üstünde seri numarası var. | Open Subtitles | هذا ورك مصنوع من التيتانيوم هناك رقم تسلسلي عليه |
| Meksika klonu. seri numarası yok, takip edilemez. | Open Subtitles | ,مسدس مكسيكي لا رقم تسلسلي, ولايمكن تعقبه |
| "Kasanın çekmecesinin altında bir seri numarası var." | Open Subtitles | ليدنا رقم تسلسلي بأسفل جارور المال. |
| Parmak izine gerek kalmadı. Elimizde seri numarası var. | Open Subtitles | لسنا بحاجة إلى البصمات لدينا رقم تسلسلي |
| Her bebeğin ayağında bir seri numarası var. | Open Subtitles | كل طفل لديه رقم تسلسلي على رجله |
| seri numarası var mı diye bakmalıyım. | Open Subtitles | أحتاج أن أري أن كان يحمل رقم تسلسلي |
| Tek ihtiyacım olan seri numarası. | Open Subtitles | كلّ ما أحتاج إليه هُو رقم تسلسلي. |
| Genellikle bu şeylerin üzerinde kazınmış seri numaraları olmuyor muydu? | Open Subtitles | أليس من العادة أن تأتي هذه الأشياء موضوع عليها رقم تسلسلي ؟ ليس هذا |