| Düşmanın asker gücünü tespit için, lrak kontrolündeki bölgede rutin bir keşif görevindeydik. | Open Subtitles | كنا فى دورية روتينية فى الأراضى الواقعة تحت سيطرة العراق تقدير قوة الفرقة |
| "Düşmanın asker gücünü tespit için, lrak kontrolündeki bölgede rutin bir keşif görevindeydik." | Open Subtitles | كنا فى دورية روتينية فى الأراضى الواقعة تحت سيطرة العراق تقدير قوة الفرقة |
| Burada görülecek hiçbir şey yok, hanımefendi. Sadece rutin bakım. | Open Subtitles | .لا شيء لتتفرجي عليه هنا يا سيدتي .مجرّد صيانة روتينية |
| Bu günlerde, bunlar bizim için sıradan işler, neden biraz uyumuyorsunuz? | Open Subtitles | هذه أمور روتينية لنا بهذه الأيام، لمَ لا تذهب وتنام قليلاً؟ |
| Çoğunlukla rutin şeyler. Gemicilik numarası karşılaştırmaları ve gümrük beyannamesindeki kargo ağırlıkları. | Open Subtitles | معظمها اشياء روتينية كمقارنة ارقام شحنات البضائع واوزانها مع الوثائق الرسمية للجمارك |
| rutin tıbbi tetkikler yapıyoruz ve 24 saat nöbet tutuyoruz. | Open Subtitles | إننا نقوم بفحوصات طبية روتينية ونراقبها على مدى 24 ساعة |
| Tamam, iki rutin, bir gece eylemi, üçü acil, hepsi de gizli davalar. | Open Subtitles | حسناً, مهمتان روتينية, و مهمة ليلة كاملة, و ثلاث مستعجلة, كلها قضايا سرية |
| Çocuklarımız ve öğretmenlerimiz hayal gücünün ve merakın gücünü uyandırmaktansa rutin düzeni takip etmek için teşvik ediliyorlar. | TED | وهي تشجع الأطفال والمدرسين على اتباع خوارزميات روتينية بدلاً من إثارة قوة الخيال والفضول. |
| bu cep telefonunda rutin bir özellik. | TED | هذه سوف تكون مزية روتينية في الهاتف الخلوي. |
| rutin olarak zekice marifetler yaparız teknolojimiz olmadan imkansız olacak şeyleri. | TED | نحن نقوم بصورة روتينية بأعمال فذة كانت سوف تكون مستحيلة بدون تكنولوجيتنا. |
| Örneğin eğer ev fiyatları için rutin bir biçimde "giderek yükseğe tırmanıyor" deniyorsa insanlar doğal olarak bu yükselmenin durdurulamaz olduğunu düşünebilirler. | TED | فإذا تعم التعبير عن أسعار المنزل أنها بصورة روتينية تصعد وتصعد عاليا .. فالناس بصورة طبيعة سوف يتوقعون أن الصعود سيكون مستمر |
| Gitmeden önce senden rutin bir iş isteyeceğim. | Open Subtitles | لدي مهمة روتينية قبل ان ترحل . حاضر سيدي |
| Kabalık etmek istemem, ama rutin araştırmaların... normal kanallardan yürütülmesi daha iyi olmaz mı? | Open Subtitles | المفتش كارون. لا اريد ان ابدو وقح، لكن اليس من الأفضل لو اجرينا تحقيقات روتينية خلال القنوات الصحيحة؟ |
| rutin bir tatbikat sırasında kaza olduğunu söylüyorlar. | Open Subtitles | يَقُولونَ بأنّها مجرد حادثة خلال مناورة تدريبية روتينية |
| İnsanlara kaçışlarında yardım etmek, Batı Berlin İtfaiyesi için rutin bir görev halini almıştı. | Open Subtitles | مساعدة الناس على الهرب أصبحت مهمة روتينية لفريق إطفاء برلين الغربية |
| Bana gelince beni rutinim çok rutin olmuştu. | Open Subtitles | أما بالنسبة لي، يا روتين أصبحت روتينية جدا. |
| Düşmanın asker gücünü tespit için, lrak kontrolündeki bölgede rutin bir keşif görevindeydik. | Open Subtitles | كنا في دورية روتينية داخل المنطقة التى تسيطر عليها العراق لتقييم مدى قوة قوات العدو |
| Dün sıradan bir ruhsat duruşmasında kargaşa çıktı. | Open Subtitles | جلسة استماع روتينية تحولت إلى فضيحة يوم أمس |
| Hayır bundan büyük bir şey beklemiyorum, bu sadece sıradan bir sefer. | Open Subtitles | لا، إنني لن أجعلها صفقة كبيرة فقط بعثة روتينية |
| Marshall, Will ve Holly sıradan bir keşfe giderken bilinen en büyük depremle karşılaşırlar. | Open Subtitles | مارشال ويل هولي في بعثة روتينية شاهدوا اعظم زلزال عرفوه |
| ZAMAN SORUNU SG-10, olağan bir araştırma görevi için P3W-451'deydi. | Open Subtitles | الوحدة 10 كانت فى مهمة روتينية لأستكشاف القطاع بى 3 |
| Standart bir yakalama işiyle başlayacaksın. | Open Subtitles | سوف تبدأ عملك الجديد بمهمة .إعتقال روتينية |
| Kolonoskopi. Bu rutin yapılan bir işlem. | Open Subtitles | التنظير للقولون إجراء الذي مُؤَدَّى هناك على قاعدة روتينية. |