| Gizliliğin evrensel ve içgüdüsel olarak çok istenmesinin bir nedeni var. | TED | الآن، هناك سبب لماذا الخصوصية مشتهاة جداً على الصعيد العالمي وبالفطرة. |
| Evet, ancak insanların neden satın almadıklarının bir nedeni olması lazım. | Open Subtitles | نعم، ولكن يجب أن يكون هناك سبب لماذا الناس لا يشترون. |
| Bunlara prova çekimi denmesinin bir nedeni varmış. | Open Subtitles | يبدوا أنه في هذه القضية هناك سبب لماذا يسمونها أغطية الأدلة |
| Bu resmin kompozisyonunda adamın en yukarı noktada olmasının bir sebebi var. | TED | هنالك سبب لماذا هو الأعلى في التكوين هنا. |
| Ve sonrasında hamileliği sonlandırmamak için bir neden göremiyorum. | Open Subtitles | .. ومن ثم لاأرى اي سبب لماذا لا يمكننا إنهاء الحمل على الفور |
| Sadece 17 yaşındakilerden hoşlanmanın bir nedeni var. | Open Subtitles | سترى نفسك , كما انت حقاً هناك سبب , لماذا فقط تستطيع أن تجذب ذوات الـ 17 فقط |
| Bunun bir nedeni yok. Öylecesine oluverir. | Open Subtitles | لا سبب لماذا تخدث مثل تلك الأشياء ولكنها تحدث فقط |
| Bu kitaplara bakmasının bir nedeni olmalı. | Open Subtitles | لابد أنّ هناك سبب لماذا قام بأخذ تلك الكتب. |
| Ve eğer durum buysa, sana yalan söylemesinin bir nedeni olmalı ve bizim bu nedeni öğrenmemiz gerek. | Open Subtitles | و إذا كان هذا هو الحال ، يجب أن يكون هناك سبب لماذا كان يكذب ونحتاج لأن نكتشف ماهو السبب ؟ |
| Bir yakınım bana, hâlâ hayatımın bir parçası olduğuna göre bunun bir nedeni vardır demişti. | Open Subtitles | شخص ما قريب لي قال انه لا بد ان هناك سبب لماذا لا زلت جزءاً من حياتي |
| O hamamböceklerinin uzun süre sonra tekrar ortaya çıkmasının bir nedeni vardır herhalde. | Open Subtitles | يجب أن يكون هناك سبب لماذا الصراصير تخرج من الخشب مرة أخرى، أليس كذلك؟ |
| - Sanırım sonsuza kadar yaşamak istemememizin bir nedeni var. | Open Subtitles | - أعتقد أن هناك سبب لماذا لا نعيش إلى الأبد. |
| Geleneksel antropoloji yerine, bunun üzerine çalışmamın bir nedeni var. | TED | وهناك سبب لماذا اقوم بدراسة هذا الامر .. بدلا من الانثروبولوجيا " علم الانسان " التقليدية |
| Faydalı hissetme düşüncesi, bazı tür bağış isteklerinin çok ikna edici olmasının bir nedeni çünkü edeceğiniz yardımın etkisini canlı bir şekilde hayal etmenizi sağlıyor. | TED | في الحقيقة، هذه الفكرة بالشعور بالتأثير هي سبب لماذا أن نداءات التبرع مؤثرة للغاية لأنهم يسمحوا لك بالتخيل بوضوح التأثير التي ستصنعه مساعدتك. |
| Adamları kendine düşman etmek için böyle uğraşmanın bir nedeni olmalı. | Open Subtitles | يجب أن يكون هناك سبب لماذا أبتعدتي عن طريقك؟ لتعاديهم بتلك الطريقة... .. |
| Hiçbir nedeni yok. Neden o anda? | Open Subtitles | بدون أى سبب لماذا يسقطون فى هذه اللحظة؟ |
| Erkeklerin bana "T-Ball." demesinin bir nedeni var. | Open Subtitles | هناك سبب لماذا يلطق علي الرجال "لقب "تي بول |
| Onu öldürmek istemelerinin bir nedeni olmalı. | Open Subtitles | لابد من وجود سبب. لماذا شخص أراد قتله |
| Bu görevde olmasının bir sebebi var. | Open Subtitles | هناك سبب لماذا هو في هذه المهمة. |
| Bizi uzaktan bile olsa etraflarında tutmamaları için bir neden göremiyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أرى أي سبب لماذا لديهم ولو من بعيد تريد أن تبقي لنا حولها. |
| Sizi Saigon kıyılarına indirene kadar kendinizi Birleşik Devletler hükümetinin misafirleri olarak görmemeniz için hiçbir neden göremiyorum. | Open Subtitles | لا أرى أى سبب لماذا أنت ومساعدك لا تعتبروا أنفسكم ... ضيوف الحكومة الأمريكية "حتى نوصلكم إلى شاطىء "سايجون |