| Telefonum orada çekecek mi bilmiyorum ama, eğer bana ihtiyacın olursa, beni nerede bulacağını biliyorsun. | Open Subtitles | لا أعرف إذا كان هناك إستقبال للهاتف ولكن إذا إحتجتي لي تعرفين أين ستجدينني |
| Sana söylediğim yere gideceğini düşünmemiştim, ama beni bulacağını da düşünmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أعتقد حقا أنك ستطيعين أوامراي ولكن لم أكن أعتقد أنك كنت ستجدينني أيضاً |
| Eğer gelmezsem, beni nerede bulacağını biliyorsun artık. | Open Subtitles | إن لم أعد، على الأقل تعرفين أين ستجدينني. |
| Satma konusunda beni diğerlerinden daha az istekli bulacaksın. | Open Subtitles | ستجدينني أقل اهتماماً بالبيع عن الآخرين، |
| Bana bir çift bot alıp beni bulacaksın... tek başıma, köşeme çekilmişken... huzur evinde hasta yatsam bile beni bulup yüzüme tüküreceksin. | Open Subtitles | ستشترين حذاء من الحديد ومن ثم ستجدينني وحيداً مريضاً.. في مستشفى المسنين ومن ثم ستحطمين أسناني. |
| Eninde sonunda beni bulacağını biliyordum. | Open Subtitles | علمتُ أنكِ ستجدينني في النهاية. |
| Eğer bana ihtiyacın olursa, nerede bulacağını biliyorsun burada, Lima'da, son seneyi ilelebet tekrar ediyor olacağım. | Open Subtitles | إذا إحتجتني على الإطلاق، تعرفين أين ستجدينني... مباشرةً هنا في ليما... أعيد سنة تخرجي إلى الأبد. |
| Beni burada bulacağını nereden biliyorsun be kadın? | Open Subtitles | يا إمرأة كيف عرفت أنك ستجدينني هنا؟ |
| Beni nerede bulacağını biliyorsun. | Open Subtitles | تعرفين اين ستجدينني |
| Beni bulacağını biliyordum. Burada birlikteyiz Rory ve birbirimize güvenmeliyiz. | Open Subtitles | لقد عرفت بأنك ستجدينني نحن في هذا معا (روري) و يجب أن نثق ببعض |
| - Beni bulacağını biliyordum. | Open Subtitles | علمت أنك ستجدينني |
| Sanırım beni çok tanıdık bulacaksın. | Open Subtitles | أعتقد انك ستجدينني مؤلوفا |
| İhtiyacın olduğu her zaman beni bulacaksın. | Open Subtitles | ستجدينني دائماً حين تحتاجينني |