| teslim olursan, göz önünde bulundurulur. | Open Subtitles | سنأخذ ذلك بعين الاعتبار إذا كنت ستستسلم الان. |
| İki şeye ihtiyacım var özel bir röportaj vereceksin ve teslim olacaksın. | Open Subtitles | سأقابلك أريد شيئين منك أريد خصوصية وأنت ستستسلم لي |
| Polisle konuşmalısın. teslim olacağını söyle. | Open Subtitles | يجب أن تتكلم مع الشرطة وتقول لهم بأنك ستستسلم |
| Her kavgadan sonra pes edersen biriyle uzun süre beraber olamazsın. | Open Subtitles | إذا كنت ستستسلم بعد شجار لن تبقى مع احد اطول من |
| Tanrı aşkına, eğer o zaman pes edeceğini bilseydim, bu kadar eziyetin altına girmez, seni bir yastıkla boğar ve kalan zamanımı Çaylak'ın acınası günlüğüne yetişmek için harcardım. | Open Subtitles | أعني أستحلفك بالله لو علمت في ذلك الوقت أنك ستستسلم كنت سأوفر على نفسي المشقة الكبيرة |
| Onunla olmalı. Onunla olmak istiyor. - Vaz mı geçiyorsun? | Open Subtitles | . هى تريد أن تكون معه هل ستستسلم ؟ |
| Seni cepheye göndermiştim fakat sanırım Montgomery'a fahişe olarak teslim olmuşsun. | Open Subtitles | كنت ساُرسلك للجبهة , لكنني أعتقد بأنك كنت ستستسلم فقط حالئذٍ , لتكون عاهرة مونتجمري |
| Seni cepheye yollardım, ama sadece Montgomery'nin orospusu olabilmek için teslim olursun. | Open Subtitles | كنت ساُرسلك للجبهة , لكنني أعتقد بأنك كنت ستستسلم فقط حالئذٍ , لتكون عاهرة مونتجمري |
| Eninde sonunda teslim olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنها ستستسلم عاجلا أم آجلا ومن ثمة أحقق مبتغاي |
| Sizin donanma yetkililerine teslim olacağınız ablukaya doğru dümen kıracağım. | Open Subtitles | حدد مساراً لأسطول الحصار حيث ستستسلم لسلطات البحرية |
| Senin teslim olacağını gerçekten bilmiyordum. Benim misin yani? | Open Subtitles | أنا حقا لم أعرف أنك ستستسلم أولا، هل أنت ملكي؟ |
| Bir tutam şekerle, tat alıcılarınız bir Fransız gibi teslim olacaktır hemen. | Open Subtitles | حفنة من السكر، وبراعم التذوق لديك ستستسلم كالفرنسيين. |
| Zıkkımlanacak bir şey kalmadı artık. Hemen teslim olmak en iyisi. | Open Subtitles | لقد نفذ منا الطعام هل ستستسلم الآن |
| Ne zaman pes edeceğine dair bize bir saat söylersin diye umuyordum. | Open Subtitles | كنت أتمنى أن نحصل على وقت تقديري , متى ستستسلم |
| Yani pes edip o yapmacık yeni hayatına geri mi döneceksin? | Open Subtitles | إذًا ستستسلم ببساطة وتعود لحياتك الجديدة الزائفة؟ |
| Geriye tek soru kalıyor zamanında pes edecek misin? | Open Subtitles | السؤال الوحيد المتبقى... هل ستستسلم فى الوقت المناسب؟ |
| Yakında pes edecek ve yatağa dönmem için yalvaracak. | Open Subtitles | قريبا ستستسلم و ستتوسلني لأعود |
| Tüm kaleler bir bir pes edecek. | Open Subtitles | ستستسلم القلاع لنا واحدةً تلو أخرى |
| Sakin ol. O senden önce pes edecek. | Open Subtitles | ستستسلم قبل ان تفعل |
| Öylece Vaz mı geçeceksin yani? | Open Subtitles | إذاً ، هل ستستسلم هكذا و حسب ؟ |
| Öylece Vaz mı geçiyorsunuz? | Open Subtitles | ستستسلم بسهولة هكذا؟ |