| Tüm zamanın hakimiyeti bende olunca, terk edilen ve unutulan kişi sen olacaksın. | Open Subtitles | عندما تكون لي السيطرة على كل الزمن ستكون أنت من يهجرونه، وينساك الجميع |
| Oğlum, artık bu ailenin reisi sen olacaksın olması gerektiği gibi. | Open Subtitles | وأؤكد لك يا بني من الآن فصاعدا ستكون أنت كبير هذه العائلة كما يجب أن يكون الأمر |
| Milyoner Kisharilal'ın gelini sen olacaksın, Kelly değil. | Open Subtitles | زوجة ابن المليونير كيشوريلال ستكون أنت وليس كيلى |
| Belki. Belki bilecek kişi sensin, doktor. | Open Subtitles | ربما ستكون أنت الوحيد الذى يعرف يا دكتور |
| İnan bana, hediye alan sen olurdun. | Open Subtitles | صدقني ، ستكون أنت من يتلقى الهدية |
| Tanrı dünyada sadece bir kişiden merhametini esirgeyecek olsa o kesinlikle siz olurdunuz. | Open Subtitles | لو كان لله ان يحرم اى احد من رحمته على الأرض فبالتأكيد ستكون أنت |
| Bilmiyorum ama yaptığımda, haberi olan ilk kişi sen olacaksın. | Open Subtitles | لا أدري بعد لكن حينما أفعل ستكون أنت أول من يعلم |
| Eğer bana birşey olacak olursa, kral sen olacaksın, evlat. | Open Subtitles | أذا حدث لي أي مكروه، ستكون أنت الملك يابني |
| Bugün burada her kim ölürse, onlardan biri mutlaka sen olacaksın. | Open Subtitles | من قدر له أن يموت اليوم ستكون أنت بالتأكيد أحدهم |
| Bugün burada her kim ölürse, onlardan biri mutlaka sen olacaksın. | Open Subtitles | من قدر له أن يموت اليوم ستكون أنت بالتأكيد أحدهم |
| Ama ondan sonra kalan tek kötü sen olacaksın. | Open Subtitles | ولكن عندها ستكون أنت الوغد الوحيد المتبقي |
| Bu sefer bendim, sıradaki sen olacaksın. | Open Subtitles | هذا المرة أنا و في المرة القادمة ستكون أنت |
| Bir gün Başkanlık armasını takan sen olacaksın. | Open Subtitles | يوماً ما ستكون أنت الشخص الذي يرتدي وسام المحافظ |
| Bir gün Başkanlık armasını takan sen olacaksın. | Open Subtitles | يوماً ما ستكون أنت الشخص الذي يرتدي وسام المحافظ |
| Şimdi sana verdiğim bu hediye senin olacak yani bunun sahibi sen olacaksın, tamam mı? | Open Subtitles | هذه الهدية ستكون من ممتلكاتك ستكون أنت صاحبها ، مفهوم؟ |
| Şimdi sana verdiğim bu hediye senin olacak yani bunun sahibi sen olacaksın, tamam mı? | Open Subtitles | هذه الهدية ستكون من ممتلكاتك ستكون أنت صاحبها , مفهوم؟ |
| Demir Taht'a oturduğum zaman da sağ kolum sen olacaksın. | Open Subtitles | وحينما أجلس على العرش الحديدي, ستكون أنت ساعدي. |
| Delicesine aradığın savaş başlığını teslim ettikten sonra gündemimdeki ilk konu sen olacaksın. | Open Subtitles | بعدما نوصل القنبلة ستكون أنت يائساً من البحث، وسأقوم بالتبليغ فوراً |
| Ben yokken evin erkeği sensin Anladın mı? | Open Subtitles | عندما أرحل, أنت ستكون أنت رجل البيت مفهوم؟ |
| En azından birimizle birlikte uyumalı. Ve bu gece,bu kişi sensin. | Open Subtitles | إنها تحتاج للنوم مع أحدنا والليلة ستكون أنت |
| Bak, ihtiyacım olan cevaplar onda, o yüzden biri konuşsa iyi olur, ve şanslı çocuk, o kişi sensin. | Open Subtitles | لديها الأجوبة التي أحتاج فليتكلم أحدكم ومن حظك ستكون أنت من يفعل ذلك |
| Eğer birilerini öldürecek olsam, listemin ilk sırasında sen olurdun. | Open Subtitles | -أليسوا رائعين مع بعضهم البعض؟ -إن كنت استطيع أن أقتل... بمجرد التفكير ستكون أنت الأول |
| Kardeşiniz ölecek olsaydı halkın döneceği yine siz olurdunuz. | Open Subtitles | لو كان أخيك سيموت، ستكون أنت من يلتفت إليه الناس |