| Girişten o kadar da uzak değiliz. Başka bir kablo ayarlarız. | Open Subtitles | نحن ليس بعيدين إلى هذا الحد عن المدخل، سنعد سلكاً آخر |
| - Aküleri birleştirmek için kablo lazım. - Aküler için kablo. | Open Subtitles | أحتاج سلكاً لقنطرتهم سلكاً لخلايا البطارية |
| - kablo gerekli. - Bataryalar için kablo. | Open Subtitles | أحتاج سلكاً لقنطرتهم سلكاً لخلايا البطارية |
| Silah ya da dinleme cihazı taşımadığından emin olmalıyım ne yani olamaz mıyım? | Open Subtitles | علي التأكد من أنك لا تملكين سلاحا أو سلكاً , قومي بذلك ؟ |
| Kıvılcım yapsın diye distribütör kapağından benzin deposuna tel çektim. | Open Subtitles | لقد اوصلت سلكاً من علبة الموزع لكي تقوم بعملية الاشتعال في خزان البنزين |
| Şalterden çıkan kırmızı kablo ile, röle prizinden çıkan turuncu kabloyu birbirine bağlamalısın. | Open Subtitles | يجب أن توصل سلكاً من الجانب الأحمر من المفتاح إلى الجانب البرتقالي من قابس المحرك |
| Namluyu senin ağzına bağlıycam ...tetiğide bir kabloya tabi ayağınada bağlı olan... ve topuklarının üstüne basatığında kablo tetiği çekecek | Open Subtitles | سألصق فوهة البندقيه بفمك و أوصلت سلكاً إلى الزناد و السلك متصل أيضاً بقدمك |
| Şalterden çıkan kırmızı kablo ile, röle prizinden çıkan turuncu kabloyu birbirine bağlamalısın. | Open Subtitles | يجب أن توصل سلكاً من الجانب الأحمر من المفتاح إلى الجانب البرتقالي من قابس المحرك |
| Kulağından bir kablo çıkıyor ve sen bunu bilmiyor musun? | Open Subtitles | لا تعرف بأن ثمة سلكاً يخرج من أذنك؟ |
| Kaç metre kablo kullandınız? | Open Subtitles | هل تعرف كم سلكاً قمت بتركيبه ؟ |
| O zaman o teneke kafana kablo takmak zorunda kalacağım. | Open Subtitles | سأكدس سلكاً داخل رأسكِ إن تطلبني الأمر |
| Büyük ihtimalle bir kablo eksiktir. | Open Subtitles | أجل... ربّما قد يكون سلكاً غير مربوط، شيئاً كهربائياً أو... |
| Bir arkadaşımla konuşurken nasıl olur da dinleme cihazı takabilirim? | Open Subtitles | كيف يفترض أن أرتدي سلكاً عندما أتحدّث إلى صديق؟ |
| Bir arkadaşımla konuşurken nasıl olur da dinleme cihazı takabilirim? | Open Subtitles | كيف يفترض أن أرتدي سلكاً عندما أتحدّث إلى صديق؟ |
| Evet, onun bir dinleme cihazı olduğunu düşünüyorlar. | Open Subtitles | نعم، هم يعتقدون بانه ربما كان يرتدي سلكاً |
| Biri ısı vererek insanların kafasını koparan tel kullanıyor. | Open Subtitles | أحدهم يملك سلكاً حرارياً قاطعاً يحصد به الرءوس. |
| Biri dikenli tel atmış hem de yolun ortasına. | Open Subtitles | - بعضهم فقد سلكاً شائكاً , فىمنتصفالطريق. |
| Çenemi arkadan telle sabitlediler. Sen ye. | Open Subtitles | لقد وضعوا سلكاً في فكي في الخلف، كله أنت |
| kabloyu uzat, mikrofon kablosunu değil. | Open Subtitles | أعطني سلكاً ليس السلك الخاص بسماعات الصوت |