| Bu gece köyde bir kargaşa olduğunu duydum. | Open Subtitles | سمعت انه كانت هناك اثارة في القرية الليلة |
| Uzman dövüşçü olduğunu duydum. Üstat mıymış, neymiş? | Open Subtitles | سمعت انه خبير نوع من القتال بطل شطرنج او شيء ما؟ |
| Tuvalette sorun olduğunu duydum. | Open Subtitles | سمعت انه لديكم مشكلة في المرحاض حسنا ، رفاق. |
| Başka bir kadınla ilişkisi varmış karısı da bunu öğrenmiş diye duydum. | Open Subtitles | سمعت انه بعلاقة مع امرأة اخرى وزوجته كشفته |
| Duyduğuma göre bu bir gelenekmiş. Ve sen geleneksel bir erkeksin. | Open Subtitles | اقصد , مثلما , قد سمعت انه عرف وانت شاب تقليدى |
| - O bir cani değil ve ondan hoşlanmıyorum. - Tutuklandı diye duymuştum. | Open Subtitles | وانا لست معجبة به- لقد سمعت انه اعتقل من قبل- |
| Avcıların hayvan yakalamak için kullandıkları bir tuzak olduğunu duymuştum. | Open Subtitles | سمعت انه الفخ الذي يستخدمه الصيّادون من اجل الامساك بالحيوانات |
| 30'undayken duydum ki, Stüdyolar artık onu çok seksi olarak kabul etmiyorlardı. Hala çok güzel görünmesine rağmen. | Open Subtitles | سمعت انه بعد سن الثلاثين لم يعد الاستديو يريدها للادوار الجنسية |
| Cenazeye gelmek istedim ama aile arasında olduğunu duydum. | Open Subtitles | انا اردت الحضور للخدمة, لكن انا سمعت انه للعائلة فقط. |
| Okulda bazı sorunları olduğunu duydum. | Open Subtitles | حسنا , لقد سمعت انه قد افتعل مشكله فى المدرسه |
| Ama kısmen Meksikalı olduğunu duydum. Kısmen Meksikalı olmasaydı bizimle çalışmazdı. | Open Subtitles | ولكني سمعت انه نصف مكسيكي لانه اذا لم يكن كذلك ، لن يعمل معنا |
| İkincisi, kodunu dokümante etmede güvenilmez olduğunu duydum ve üçüncüsü kodunu dokümante etmeni istiyorum. | Open Subtitles | ثانياً، سمعت انه لا يمكن الوثوق بك في كتابة الأكواد ثالثاً، أحتاجك الى توثيق اكوادك |
| Kiralık çiftliğiniz olduğunu duydum. | Open Subtitles | إسمي كويك سمعت انه لديك مزرعة للإيجار |
| Çok hasta olduğunu duydum. Hoppala. | Open Subtitles | لا ,أعنى أننى سمعت انه مريض حقا |
| Bir çikolata fabrikası daha varmış diye duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت انه يوجد مصنع للآيس كريم في مدينة فرامنقهام |
| Elektrik faturaları giderek vergilendiriliyormuş diye duydum. | Open Subtitles | سمعت انه تم تغيرها الى نظام الفواتير التدريجية |
| Duyduğuma göre bir İtalyan yurttaşımla konuşma şerefine nail olabilirmişim. | Open Subtitles | لقد سمعت انه يمكنني تبادل الحديث بسرور.. مع مواطنة ايطالية |
| Duyduğuma göre mermi yakalarken ufak bir şanssızlık yaşamış. | Open Subtitles | سمعت انه اصيب في خدعة إلتقاط الرصاصة جنوب المدينة |
| Bu gece kar yağacakmış diye duymuştum. | Open Subtitles | لقد سمعت انه سوف يسقط الثلج لاحقا |
| En vahşi kenar mahallelerden biri olduğunu duymuştum çünkü büyük bir uyuşturucu çetesinin kontrolündeydi. | TED | سمعت انه كان احد الاعتداءت الصارخة, لانه كان يتحكم فيه اكبر احتكر للمخدرات. |
| duydum ki, Makedonya'da Demosthenes ve Aeschenes'ten daha iyi iki oyuncu yokmuş. | Open Subtitles | -وتصرفت جيدا -لقد سمعت انه ليس هناك ممثلين افضل من ديموثينس و اسكنيس فى اليونان كلها |
| Nehrin güney yakasında mermi yakalarken şansının ters gittiğini duydum. | Open Subtitles | سمعت انه فشل في التقاط الرصاصة منذ فترة |