| Sen, leopar onu da yiyecek diye düşünüyorsun, değil mi? | Open Subtitles | وأنتم تفكرون بأن شبل النمر سيأكل البابون الرضيع أليس كذلك؟ |
| Algleri yiyecek, tüketecek ve güvenliği sağlayacak olan bir robot üretmeyi deniyoruz. | TED | نحاول صنع روبوت سيأكل هذه الطحلب، تستهلكه وتجعله آمناً. |
| Yemeğimizi yiyecek suyumuzu içecek ve ilk fırsatta bize zarar verecektir. | Open Subtitles | هو سيأكل غذائنا، يشرب مائنا، ويخوننا، يصادف هو أولا يصبح. |
| İt iti yer. O seni yiyecek ihtiyar. | Open Subtitles | الكلب سيأكل الكلب انه سيأكلك ايها الرجل العجوز |
| Onun çöpün yanında yiyeceğini mi sanıyorsun? | Open Subtitles | هل تعتقدى بانة سيأكل بصناديق النفايات؟ |
| Her şeyi yem yapabilirsiniz. Acıktığında her şeyi yiyebilir. | Open Subtitles | يمكنك ان تعطيه اى شئ , فلو كان جائع سيأكل اى شئ |
| Öldüğünde, Magua onun kalbini yiyecek. | Open Subtitles | حين يموت ذو الشعر الرمادي ماجوا سيأكل قلبه |
| Gri Saç öldüğünde Magua onun kalbini yiyecek. | Open Subtitles | حين يموت ذو الشعر الرمادي ماجوا سيأكل قلبه |
| Bana sorarsan, kahrolası sandviçi bir güzel yiyecek. | Open Subtitles | لو سألتنى لأخبرتك ان القرد كان سيأكل السندويتش بمفرده |
| Bana sorarsan, kahrolası sandviçi bir güzel yiyecek. Bir adam koşarak buradan geçti mi? | Open Subtitles | لو سألتنى لأخبرتك ان القرد كان سيأكل السندويتش بمفرده |
| Artık bütün yemeklerimizi kim yiyecek ve telefonumuzu kim meşgul edecek ve... | Open Subtitles | من الذي سيأكل كل طعامنا و يربط كل خطوط هاتفنا |
| Duncan'la işim bittiğinde elimden küp şeker yiyecek. | Open Subtitles | دنكان سيأكل مكعبات السكر خارج يدي قبل الوقت أنا منتهى منه |
| 3 gün benim elimden yemek yiyecek. Değil mi yavrum? | Open Subtitles | بظرف ثلاثة أيام، سيأكل من يدي صح يا صغيري؟ |
| yiyecek iyice azaldığında en güçlü yavru beslenebilecek. | Open Subtitles | ،عندما يندر الطعام سيأكل الشبل الأكثر هيمنة |
| Beyefendi yemeği yalnız yiyecek. Ve ona bir oda hazırlayın. Kendi başına istediği her şeyi yapabilir. | Open Subtitles | سيأكل السيد وحده وأعد له غرفته بامكانه أن يفعل كل شيء بنفسه |
| Benim laktoza alerjisi olan sevgilim bunları yiyecek. | Open Subtitles | صديقي الذي يتحسس من سكر اللاكتوز سيأكل كل هذا |
| Yemek yiyecek. | Open Subtitles | في منطقة إبتُليت بالفصاول المتحاربة سيأكل لمدة ساعة |
| Yarınki Şükran Günü'nde ördek yiyecek bir götüm ama. | Open Subtitles | الأحمق الذي سيأكل البط يوم الغد في عيد الشكر |
| Sonra boğazından içeri girip o kanlı kalbini yiyecek. | Open Subtitles | ثم سيحفر عبر حلقك ثم سيأكل قلبك الملطخ ثم سيمضغ نزولًا حتى |
| Sonra da, yine tırnak içinde; "sizin kıçınızı ve oğlunun kıçını midesi kıçla dolana kadar yiyeceğini" söylemiş. | Open Subtitles | ومن بعدها سيقوم بـ،وأنا أقتبس منه، "سيأكل مؤخرتك ومؤخره ابنه" "في الغرفة العفنة حتي تمتلئ معدته" |
| Sorun çıkmayacak. Dikkat et, her şeyi yiyebilir. | Open Subtitles | ستكون على ما يرام ولكن كن حذراً لأنه سيأكل أى شىء |
| Büyüklüğüne bakılırsa önüne geleni yiyecektir. | Open Subtitles | سأبدأ الإخلاء بالنظر إلى حجمه سيأكل كل شيء تقريبا |