| -Evet, korkarım size kötü haber getirdim. Kendinizi en kötüsüne hazırlamalısınız. | Open Subtitles | للأسف أنا أجلب أخبارَا سيئةَ جداً يجب أن تعدوا نفسكم للأسوأ |
| O kadar kötü kokuyormuşsun ki, annen "kutumu" kapatacağım diyor. | Open Subtitles | مومي تَقُولُ بأنّك تَشتمُّ سيئةَ جداً بأنّها تُغلقُ حصنَ كثيفَ. |
| Ben varım, Clay, bunlar o kadar kötü değil. | Open Subtitles | إذا أحببتَني، لا شيئ من هذه الأشياء سَتَكُونُ سيئةَ. |
| - Bunun kötü olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | أعذرْني، إجون. قُلتَ عبور الجداولِ كَانَ سيئةَ. |
| Şov ya da konser dersem çok kötü olur. | Open Subtitles | 'عرض' أَو 'حفلة موسيقيةَ' سَتَكُونُ سيئةَ جداً. |
| Ağrı kesiciler de kötü değil. Çabucak ayağa kalkabileceğim. | Open Subtitles | مضادات الآلام لَيستْ سيئةَ أيضاً يجب ان أكون بالجوار قريباً |
| Şey, iyi haberler de var kötü haberler de. | Open Subtitles | حَسناً، هناك أخبارَ جيّدةَ وهناك أخبارَ سيئةَ. |
| İnsanlara gördüğüm kötü şeyleri genellikle söylemem, ama hissedebildiğim tehlike çok kuvvetli. | Open Subtitles | أنا لا أُخبرُ الناسَ عادة عندما أَرى أشياءَ سيئةَ لكن الخطرَ قويُ جداً أنا يُمْكِنُ أَنْ أَحسَّه. |
| Eh, iyi çocukların da kötü günleri olur. | Open Subtitles | حَسناً، أطفال جيدون حتى يَقْضونَ أيامَ سيئةَ. |
| Eğer kötü haberler vereceksem, nefesim içki kokmadan versem iyi olur. | Open Subtitles | إن كنت سأوصل أخباراَ سيئةَ فيفضل جعلها مع سوائل خمور بين أنفاسي |
| Seyahat etmek, hayranlarla tanışmak aslına bakarsanız hiç de kötü değil. | Open Subtitles | السفر في جميع الأنحاء ومقابلة المعجبين إنها لَيستْ سيئةَ جداً إذا كنتِ تعرفين ما أعني |
| - Gerçekten kötü bir bela. | Open Subtitles | ماذا لو كانت ورطة سيئةَ جداَ ؟ |
| Maris'le hayat kötü değildi. | Open Subtitles | حياة مَع ماريس ما كَانتْ سيئةَ جداً. |
| Yeterince kötü anınız yok muydu? | Open Subtitles | ليس عندك ذكريات سيئةَ بما فيه الكفاية؟ |
| İşler o kadar da kötü değil. | Open Subtitles | الأشياء لَيستْ سيئةَ بما فيه الكفاية. |
| Mesela kötü bir haber aldım diyelim. | Open Subtitles | أو كأن جائتنى أخبارَ سيئةَ. |
| Ama cehennem o kadar da kötü değil. | Open Subtitles | لكن الجحيمَ لَيستْ سيئةَ |
| Askerler, kötü haber demektir. | Open Subtitles | الجنود أخبارَ سيئةَ. |
| Aslına bakarsan bu hiçte kötü bir fikir olmayabilir. | Open Subtitles | أو قد لا يكون فكرة سيئةَ |