| Kavanozda siyam ikizleri yoksa o şey fuar değildir. | Open Subtitles | إذا كان لا يحتوي على توأم سيامي في قنينة ، فهو ليس معرض |
| Çok sevimli, çok siyam, çok gereksiz, çok kibirli... | Open Subtitles | منتفخ جداً سيامي جداً , متطلب جداً ملتصق جداً |
| Artık siyam ucubesi değilim. Normal bir adamım. | Open Subtitles | ولكن لست مسخ سيامي بعد الأن , أنا شاب عادي |
| siyam ikizleri hissim beni hiç yanıltmadı. | Open Subtitles | بلدي سيامي التوائم الدار واسمحوا لي أن أبدا إلى أسفل. |
| Yani tüm bildiğim siyam ikizleri hakkında bir toplantıydı. | Open Subtitles | أعني، أنه كان من الممكن اتفاقية لتوأم سيامي لكل ما أعرفه. |
| Bu adamlar birbirlerine kıçtan bağlı siyam İkizi gibiydi. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال كانوا تؤام سيامي إنضما في النهاية |
| Yolun karşısında yaşayan küçük sevimli bir siyam kedisinin arkasından yola fırladı. | Open Subtitles | إندفع خلف قط سيامي خلال حركة المرور يعيش في الطرقات |
| Arkadaş dedim, siyam ikizleri gibi göt göte yapışık olmanızı değil. | Open Subtitles | أصدقاء، لا توأم سيامي ملتصق من المؤخرة |
| siyam ikizlerini ayırabilen ilk başarılı ameliyatı yapmışlar. | Open Subtitles | لقد أجروا أول عملية لتفرقة توأم سيامي |
| - Evet, biliyorum. Siyamlı siyam ikizleri. | Open Subtitles | نعم أفهم سيامي من سيام |
| Allahın cezası bir siyam ikizi değilim. Ben benim. | Open Subtitles | أنا لست توأم سيامي أنا هو أنا |
| Çok siyam, çok siyam. | Open Subtitles | توأم سيامي ، توأم سيامي |
| siyam ikizleri gibi. | Open Subtitles | إنهما توأم سيامي |
| Bu ölü bir siyam askerinin bedeni. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} (هذه جثة ميتة لجندي (سيامي |
| Bu töreni tamamladıktan sonra. Bir siyam Savaşçısı olacaksın. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} (بعد هذه الفعالية ستُصبح محارب (سيامي |
| siyam ikizlerini ayırdı. | Open Subtitles | قام بفصل توأم سيامي |
| Ninemin bir siyam kedisi var. | Open Subtitles | جدتي لديه قط سيامي. |
| Allah! siyam ikizleri! | Open Subtitles | يا إلهي إنهم تؤام سيامي! |
| - Biz siyam ikizleriyiz. | Open Subtitles | -نحن توأم سيامي ! - لا تشمت ! |