| Çünkü açıkçası müşterilerimizin çoğu Genç kesimden. Ve onlar aşçılığa ciddi bakıyorlar. | Open Subtitles | لأنه بصراحة معظم الزبائن لدينا هم صغار السن وأنهم جادين في الطهي |
| Bu konferans ile alakalı harika olan şey, çoğunuzun çok Genç olması. | TED | هذا ما يميز هذه المحادثة، أن الكثير منكم صغار السن. |
| Ama ürkütücü, çünkü bu nüfus artışını karşılayabilecek ekonomilere sahip olmamız gerekecek ve insanların çoğu çok Genç olacak. | TED | لكنه مقلق، لأنه سيتحتم علينا امتلاك قوى اقتصادية قادرة على مواكبة النمو السكاني، وسيصبح هناك عدد كبير من صغار السن. |
| Tüm olarak bakıldığında yaşlı insanlar Gençler kadar değişmezken onlar kadar değişebilecekleri gerçeğini hafife aldılar. | TED | لا يتغير الكبار فقط بمعدل أقل من صغار السن في المجمل، بل إنهم يستهينون بقدرتهم على التغير بنفس القدر. |
| Gençler niye gece beyaz ceket giyiyor? | Open Subtitles | لماذا يرتدي صغار السن الجاكيتات البيضاء في المساء؟ |
| Şimdi neden tüm arkadaşlarının 14 yaşında olduğunu anladın mı? | Open Subtitles | ليس دائماً الآن ترى لما كل أصدقائة من صغار السن |
| Ve o değişim anında ilk defa gezegenimizdeki yaşlı insan sayısı Genç insan sayısını geçti. | TED | و نقطة التحول هذه. عندما كان عدد السكان المسنين على الكوكب أكثر من صغار السن لأول مرة. |
| Genç bir haberci, ileri hatlara nasıl silâh taşıdığını anlatıyordu. | Open Subtitles | أحد المتطوعين من صغار السن يحكى كيف قاتل بسلاحه على الخطوط الأمامية |
| CIA, 1987'den beri, gizlice, Genç ajanlar alıyor. | Open Subtitles | منذ 1987 وتحت السرية التامة جنّدت وكالة المخابرات المركزية عملاء صغار السن تحت رعاية الحكومة |
| Ve ben de Genç insanlara muhteşem bir ilgi gösterdiğim için... gönüllü olarak bu işi yapmaya karar verdim. | Open Subtitles | وأنا لدي حساسية تجاه صغار السن لذلك فقد تقدمت وتطوعت |
| Hepsi Genç, yakışıklı, sörfçü, kocaman hortumlarını oraya buraya sallayan tipler. | Open Subtitles | جميعهم صغار السن وراكبي أمواج يلوحون بخراطيمهم الكبيرة |
| Görünüşte ana amaç Genç üyeleri etkilemekti. | Open Subtitles | حسناً، على ما يبدوا أن الفكرة هى جذب العرسان صغار السن |
| Kendini keşfetmek.. Hayır, bu daha Genç insanlar için söylenebilir birşey. | Open Subtitles | إعترافي بشذوذي,لا,يبدو لي بأن الإعتراف شئ يفعله صغار السن |
| Genç çocuklar. Muhtemelen anlaşma olur. | Open Subtitles | انهم صغار السن من المحتمل أن نمنحهم إياها |
| Ama görünüşe göre meslektaşlarımı özellikle de Genç olanları rahatsız ediyor. | Open Subtitles | ولكن ذلك قد يزعزع علاقاتي بزملائي وخصوصاً صغار السن أولئك |
| Sen ucuz Genç kişilerin yanındaki ucuz Genç içkileri istiyorsun. | Open Subtitles | إنّكِ تريدين مُصنفات صغار السن الزهيدة، هناك عند صغار السن البُسطاء. |
| Siz Gençler savaşmayı bilmiyorsunuz. | Open Subtitles | إن الشباب صغار السن لا يعرفون كيف يقاتلون فى الحياة |
| Naber Gençler? | Open Subtitles | مكونة من الشرطيين صغار السن لاختراق المدارس الثانوية |
| Gençler, meraklı olmak ve doğru soruları sormak için yeterince akıllı değiller. | Open Subtitles | صغار السن ليسو عقلانيين كفاية ليكونو فضوليين |
| Şimdi neden tüm arkadaşlarının 14 yaşında olduğunu anladın mı? | Open Subtitles | الآن ترى لما كل أصدقائة من صغار السن |