| Başka bir mesele üzerinde çalışıyoruz ama arada bir bağlantı olabileceğini düşünüyoruz. | Open Subtitles | نحن نعمل بقضية أخري لكن نعتقد أنه من المحتمل أن يكون هناك صله بينهم |
| Cesedi bulduklarında seninle bağlantı kuracakları bir iz var mı? | Open Subtitles | وعندما وجدو جثته لم يكن هناك شئ له صله بك بما حدث هناك |
| Bu olayla bağlantılı olduğun için, soruşturmadan alınabilirsin. | Open Subtitles | ان قمت بتسليم ذلك فقد يقصونك من القضيه لان لك صله بها |
| Clark, tüm bu olanların hormonal bir bağlantısı olması mümkün. | Open Subtitles | كلارك من المحتمل أن يكون سبب ماحدث له صله بالهرمونات |
| Gizli Servis fotoğrafçının suikast girişimiyle ilgisi olabileceğini düşünüyor. | Open Subtitles | يعتقد جهاز الامن ان المصور قد يكون له صله بمحاوله الاغتيال |
| Herkes onun kayıp kişilerle ve cinayetlerle falan alakası olduğunu söylüyor ama ona hiçbir şey olmadı. | Open Subtitles | الجميع دائماً ما يقولون أنَّ له صله باختفاء بعض الناس أو جرائم قتل أو أشياء أخري ولكن لم يحدث له شيءٌ علي الإطلاق |
| - Başkanı Bağla. | Open Subtitles | صله مع رئيسة الوزارة |
| Birileri özel hayatını açıklıyor. Bu dava ile alakalı. | Open Subtitles | ليُظهر شخص ما أساسهم النباتي في الحياة الشخصيّة الذي له صله بهذه القضية |
| Evet, CTU'dan Chappelle'i Bağlayın, cep telefonuma yönlendirin. | Open Subtitles | نعم, احضر لى (شابيل) من وحدة مكافحة الارهاب صله بهاتفى الخلوى |
| Bağlantıyı anladığımdan emin değilim. | Open Subtitles | لست واثقاً أن هناك أي صله بهذا |
| Duyduğun ve çizdiğin şeyler arasında bir bağlantı olmalı. | Open Subtitles | .. يجب ان يكون هناك صله بين ما كنت تسمعه وبين ماكنت ترسمه |
| Dr. Lieber'le nasıl bağlantı kurmuş olabilirim ki? | Open Subtitles | كيف يمكنني أن أكون على صله مع الدكتور ليبر؟ |
| Belki bilgisayar korsanımızla bu adamlar arasında bir bağlantı vardır. | Open Subtitles | ربما هناك صله بين أحد هؤلاء و أحد متسللينا |
| Temize çıkmalıyım, ben ve bu cinayetler arasında bir bağlantı olmadığı kesin. | Open Subtitles | لابد أن هذا مصادفة , لا يوجد أى صله بينى وبين هؤلاء الضحايا |
| Bodnar, Amir Mantel ve Clive Goddar arasında bir bağlantı. | Open Subtitles | صله بين بودنار أمير مانتال وكلايف غودارد. |
| Kendi bildiğin şekilde gidip benimle bağlantılı olmayan birini buldun işte. | Open Subtitles | ذهبت بطريقتك لايجاد شخص لاتوجد بيني وبينه صله |
| Tesisin hükümetle bağlantılı bir geliştirme kuruluşu adına kiralandığı bildirildi. | Open Subtitles | "المنشأه مُأجره حالياً وتحت التشغيل" "بواسطه أطراف أخرى تم الإبلاغ أن الحكومه لها صله بالمنشأه" |
| Bana Broner ile bağlantısı var demiştin. Adamı tanımıyor bile. | Open Subtitles | اخبرتني انها على صله بـ"برونر" انها لا تعرف الرجل حتى |
| Adam bir Alpha mı, yahut Kızıl Bayrak'la bir bağlantısı var mı diye bakmamızı. | Open Subtitles | لنرى اذا كان الرجل الفا او ان له اي صله بجماعة العلم الاحمر |
| Gizli Servis fotoğrafçının suikast girişimiyle ilgisi olabileceğini düşünüyor. | Open Subtitles | يعتقد جهاز الامن ان المصور قد يكون له صله بمحاوله الاغتيال |
| Evet, hayır, alakası yok. | Open Subtitles | نعم , لا , ليس لدى صله بالموضوع |