| Temizlen. resmini çektiklerinde iyi gözükmelisin. | Open Subtitles | نظفي نفسكِ ، ستريدين أن تبدي جيدة المظهر عندما يأخذون صورتكِ ، ألست تريدين ذلك ؟ |
| Doğrusu bilgisayarda resmini yüzde 200 büyülttüm. | Open Subtitles | حتى أكون صادقاً في حاسوبي كانت صورتكِ مكبرة ضعفين |
| Sadece resmini çizmiş bir adam için fazla istekli görünüyor. | Open Subtitles | يبدو انه مثابر جداً بالنسبة لرجل رسم صورتكِ. |
| Yorumun yanında resmin ve adın da var, diğer 46 yorumcu ile birlikte. | Open Subtitles | ، فهنالك صورتكِ واسمكِ بجانبها . و كذلك أكثر من ست وأربعين تعليقاً منكِ |
| Kısacası, dünyanın en büyük polis gücü senin fotoğrafına bakıp seni arıyor. | Open Subtitles | بشكل أساسي، أحد اضخم قوات الشرطة بالعالم لديهم صورتكِ ويبحثون عنكِ. |
| Hatta yatmadan önce resmini öptü. | Open Subtitles | حتى إنها تُقبل صورتكِ قبل أن تذهب إلى النوم. |
| Kayıp ilanı sanmıştım, otobüs durağında resmini görünce. | Open Subtitles | أعتقدت بأنكِ مفقودة لقد رأيت صورتكِ على محطة لباص |
| Hafta sonumu fildişi avcılarına resmini yollayarak geçirdim çünkü kazma gibi beyaz dişlerini karaborsada satarak bir servet kazanabilirler. | Open Subtitles | لقد قضيت نهاية الأسبوع أرسل صورتكِ إلى صيادي خشب العاج الغير الشرعيين. الذين قد يحققون ثروة هائلة من بيع أسنانكِ البيضاء الكبيرة في السوق السوداء. |
| resmini o rahibeye gösterdim ve gözlerinde gördüm. | Open Subtitles | أريتُ تلك الراهبة صورتكِ... ورأيتُ في عينيها. |
| Bana resmini yollamamışlardı. | Open Subtitles | إنهم لم يرسلوا صورتكِ أبداً |
| Al. resmini yapıştırmaya çalıştım. | Open Subtitles | خذي, حاولت إلصاق صورتكِ. |
| Neyse, Luke'un kendi manken ajansı var her zaman yeni yetenek peşindedir ben de senin resmini göndermiştim. | Open Subtitles | على أيّة حال، (لوك) لديه الآن وكالة عرض أزياء خاصّة به ،وهو يبحث دوماً عن مواهب جديدة لذا، أرسلت له صورتكِ |
| resmini, Astsubay Lynn'in son yemeğini yediği lokantadaki çalışanlara gösterdik. | Open Subtitles | لقد أرينا صورتكِ لعمال المطعم أين أكل الضابط (لين) وجبته الأخيرة. |
| Cep telefonunun duvar kağıdında resmini gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت صورتكِ في جواله |
| Git de resmini çektir. | Open Subtitles | . هيّا ، إلتقطي صورتكِ |
| Steve resmini bize milyon kere gösterdi. | Open Subtitles | أرانا (شريفر) صورتكِ مليون مرة |
| Senin resmin benimkinin yanında olmamalı mıydı? | Open Subtitles | لا ينبغي أن تكون صورتكِ بجانبي؟ |
| Ama neden üstünde senin resmin var? | Open Subtitles | ولكن لماذا صورتكِ هنا ؟ |
| Ölürken senin fotoğrafına bakıyormuş. | Open Subtitles | لقد كانَ ينظرُ إلى صورتكِ عندما ماتْ. |
| Tatlım, fotoğrafına bayıldı. | Open Subtitles | عزيزتي، لقد أحبّت صورتكِ |