| Ve şu oynaştığı nişanlı kız, ateşliydi, hani şu becerdiği kız. | Open Subtitles | وتلك الفتاة التي لعبت دور المخطوبة، كانت مثيرة الفتاة التي ضاجعها |
| Gittiği yerler bitirdiği işler, becerdiği kadınlar. | Open Subtitles | عن الأماكن التى ذهب اليها جرائم قام بها و نساء ضاجعها |
| Matt lütfen. Onu benim için becer. Benim için. | Open Subtitles | مات، رجاء، رجاء يا مات ضاجعها من أجلي، من أجلي |
| Tıpkı dün yaptığın gibi Sik onu! | Open Subtitles | ضاجعها مثل ماحدث بالأمس |
| Arka koltukta sikti ama hanım kızımızın: | Open Subtitles | ضاجعها فى المقعد الخلفى لكن قبل ذلك |
| Kardeşimin yattığı nedime sen misin? Pişti olmayı hiç sevmem de. | Open Subtitles | هل أنتِ من ضاجعها أخي لأني لا أحب أن أفشي سره |
| - Evet, Quinn'in siktiği şu taş hatunda. | Open Subtitles | -نعم، كانت تلك المثيرة التي ضاجعها (كوِن ) |
| - Bu dün gece çaktığı kız değil mi? | Open Subtitles | أليست تلك الفتاة التي ضاجعها ليلة البارحة؟ |
| Onunla yattı ve önümüzdeki 20 yıl boyunca ona nefret besleyerek büyüyecek. | Open Subtitles | لقد ضاجعها والآن وببطئ سيكبر ليكرهها على مدى 20 سنة القادمة |
| Geçen beş yılda becerdiği kızlardan bahsetmeliydi. | Open Subtitles | بل ما وجب إخباره إيّاه، هوّ كل الفتيات التي ضاجعها في الخمس سنين المنصرمة |
| Bu yüzden ağzına sıçılan tek kişi becerdiği kadın. | Open Subtitles | والشخص الوحيد الذي سيبقى مشتعلا على الفحم هي المرأة التي ضاجعها |
| Matt lütfen. Onu benim için becer. Benim için. | Open Subtitles | مات، رجاء، رجاء يا مات ضاجعها من أجلي، من أجلي |
| Yalan rüzgarını seyrederken becer onu. | Open Subtitles | ضاجعها بينما هي تشاهد جريمةً, قد كتبتها بنفسها |
| Yalan rüzgarını seyrederken becer onu. | Open Subtitles | ضاجعها بينما هي تشاهد جريمةً, قد كتبتها بنفسها |
| - Sik onu! Sik lan onu şimdi! Sik! | Open Subtitles | ضاجعها ، ضاجعها الآن - أوه، بربكِ - |
| Sik onu. | Open Subtitles | ضاجعها. |
| - Evet Evan, Sik onu! | Open Subtitles | أجل، (إيفان)، ضاجعها! |
| Dublörü tam da benim doğum günümde sikti. | Open Subtitles | لقد ضاجعها يوم عيد ميلادي |
| Çünkü kadının kafasını sikti, dostum. | Open Subtitles | لانه ضاجعها من فمها يارجل |
| Einstein'ın yattığı bir karısı vardı. | Open Subtitles | كان لديه زوجة و التي ضاجعها بالمناسبة |
| Einstein'ın yattığı bir karısı vardı. | Open Subtitles | كان لديه زوجة و التي ضاجعها بالمناسبة |
| Neden Robert'ın sarhoş olduğu bir gece siktiği bir orospu evladının canını bağışlayayım? | Open Subtitles | لماذا أرحم إبن عاهرة حانة، ضاجعها (روبرت) في ليلة سكر؟ |
| Sen daha çok Baba'nın İtalya'da çaktığı manitasın. | Open Subtitles | أنتِ مثل الفتاة (التي ضاجعها العراب في (إيطاليا |
| David Lindhagen karımı aldı ve Onunla yattı. | Open Subtitles | (ديفيد ليندهاجن) حصل على زوجتي و ضاجعها |