| Bunu yapmak çok korkutucuydu, çünkü geleneğimizin büyükleri, zaten Uzun zamandır bulunan şeylere alışmış durumdaydılar. | TED | كان أمرا مخيفا القيام به، بسبب هؤلاء الزعماء التقليديين أنهم فقد اعتادوا على القيام بهذه الأشياء التي وجدت منذ عصور |
| O şarlatan büyücüyü yıllar önce sürdüğümü unuttu mu bu insanlar? | Open Subtitles | ألا يذكر الناس أنّي نفيت ذاك الساحر الدجّال قبل عصور خلت؟ |
| Galileo'nun o ilkel teleskobu gök cisimlerine doğrulttuğu zamandan beri, bilinen evren kozmik tarihte uçsuz bucaksız çağlar boyunca bize ışık yoluyla göründü. | TED | و منذ أن وجه غاليليو منظاره البدائي نحو الأجسام السماوية، قدم إلينا الكون المنظور عن طريق الضوء، عبر عصور فسيحة من التاريخ الكوني. |
| Onur konuklarım. Ben ufacık bir çocukken babam bana karanlık Çağ hikayeleri anlatırdı. | Open Subtitles | حضرة الضيوف الكرام عندما كُنت طفلاً, كان أبي يُخبرني قصص عن عصور الظلام |
| Eğer yayı düşünecek olursak, tarih öncesi çağlardan beri yay, insanların gerçekten hayatta kalmalarına yardımcı olmuştur. | TED | إن فكرت بذلك فالقوس فعلاً قد ساهم في بقاء البشرية منذ عصور. |
| Tarih öncesi dönemlere geri dönelim dinozorların dünyaya hükmettiği çağlara. | Open Subtitles | ,دعنا نعود ألى عصور ما قبل التاريخ .عندما حكمت الدنياصورات الأرض |
| Evlilik kurumu olmasaydı insanlık hala karanlık çağlarda olurdu. | Open Subtitles | بدون دستور الزواج جنس البشر كان سيعيش حتى الآن في عصور المظلمة |
| Bizden daha talihli çağların var olduğu kabul etmeliyiz. | Open Subtitles | هنا علينا أن نعترف بحقيقة أنه كانت هناك عصور أكثر ازدهارا من عصرنا، |
| yıllardır buradaki en heyecan verici haber. | Open Subtitles | حسناً ، هذه الأخبار الأكثر تشويقاً هنا منذ عصور |
| Çok üzgünüm ama bu aletler Uzun zamandır hiç kullanılmadı. | Open Subtitles | اوه , انا اسف لم يستخدم احدا تلك المعدات منذ عصور |
| Öğreneceğin sırlar, Uzun zamandır gizli tutuldu. | Open Subtitles | الأسرار التي توشك على معرفتها ظلت مخفية منذ عصور طويلة أسرار تود تلك المملكة أن تظل خفية |
| Ve tabii ki, Jane Lewis'i o büyüleyici tarih öncesi gösterisinden Uzun zaman önce tanıyordun. | Open Subtitles | و بالطبع انت تعرف جاين لويس قبل ليلة عصور ما قبل التاريخ بكثير |
| Televizyonun karşısına kurulup rastgele kanal değiştirmeyeli yıllar olmuş. | Open Subtitles | هي كانت عصور منذ أن جلست أمام التلفاز مجرد تغيير قنوات للعثور على شيء |
| Bu güneş sistemine daha önce de gittim, yıllar önce. Asırlar önce. | Open Subtitles | لقد كنت في هذا النظام الشمسي من قبل قبل سنوات و عصور مضت |
| Amerika'nın en ucuna ulaştık. Pasifik'i görmeyeli on yıllar oldu. | Open Subtitles | وصلنا حافة أمريكا مرت عصور منذ رأيت المحيط الهادئ |
| Hep aynı çağlar sonrasında sayısız önemsiz olaylar. | TED | عصور من الرتابة وعلى نفس الحال، لا أحداث على الإطلاق. |
| Özellikle de çağlar süren evrimimiz ile keskinleşmiş şekil tanıma yeteneğimiz. | Open Subtitles | خصوصاً موهبتنا في تمييز الأنماط. و التي شُحذت على مر عصور من التطور. |
| Çalışma şeklimize göre dört temel tarihi Çağ geçirdik. | TED | حاليًا، هناك أربعة عصور رئيسية تاريخية تمّ تصنيفها وفقًا لطريقة عملنا. |
| GERİ çağlardan HAZİNELER Yapılan pizza yeri kazısından ganimetler | Open Subtitles | كنوز من عصور الغباء الحفريات استخرجت من مطعم بيتزا |
| Babam, Avrupa'ya karanlık çağlara gittiğini söyledi. | Open Subtitles | أبي قال أنه عاد إلى أوروبا، إلى عصور الظلام. |
| Bundan tarih öncesi çağlarda burada savaş olduğu sonucun çıkardım. | Open Subtitles | أنا تكهن بأن عصور ما قبل التاريخ يجب أن يكون حربا هنا. |
| İmparatorlukların yükselişini gördünüz. İmparatorlukların yıkılışını gördünüz. çağların açılıp kapanmasını gördünüz. | Open Subtitles | شهدتم امبراطوريات تنهض تسقط، رأيتم بدايات ونهايات عصور. |
| yıllardır bu adamı mahkum etmeye uğraşıyorlarmış! | Open Subtitles | إنهم يحاولون مقاضية الرجل منذ عصور |