| Yapamam. Çılgınca geldiğini biliyorum, ama anlaşma yaptım. | Open Subtitles | لا استطيع, أعرف أنه يبدو جنوني لكنني عقدت صفقة |
| Ama işin aslı babanla bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | ولكن حقيقة الأمر أننى عقدت صفقة مع والدك |
| Hapishaneye gideceğini sanmam çünkü anlaşma yaptın. | Open Subtitles | أو تعتقد أنك لن تدخل السجن؟ لأنك عقدت صفقة |
| anlaşma yaptın Jack. Korsanları teslim edecektin. | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة معي يا جاك بتسليم القراصنة وها هم |
| Pirinç tasını kırmaktan nefret ediyorum ama karın bizle başka bir anlaşma yaptı. | Open Subtitles | أكره أن أخيب أملك لكن زوجتك عقدت صفقة أخرى |
| Bu adamın hayatı için general ile bir anlaşma yapmıştım! | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع رئيسك كي يبقى رجلي حيّا! |
| Winstone'la bir anlaşma yaptığını biliyoruz. Onları önce biz bulacağız, ve Disk'i Interpol'e vereceğiz. | Open Subtitles | نحن نعرف انك عقدت صفقة مع "وينستون" سوف نجدهم أولاً ، سوف نسلم "هارد درايف" للأنتربول |
| Seçim kampanyası boyunca yanında yer alacağıma dair şeytanla bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع الشيطان و بموجبها سيتوجب علىَّ أن أقف بجانبه طوال فترة الإنتخاب |
| Seçim kampanyası boyunca yanında yer alacağıma dair şeytanla bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع الشيطان لأقف بجانبه أثناء فترة الإنتخابات |
| Evet, Jonah'la anlaşma yaptım yalnız. | Open Subtitles | نعم, على الرغم من أنني عقدت صفقة مع جوناه |
| Evet, Jonah'la anlaşma yaptım yalnız. | Open Subtitles | نعم, على الرغم من أنني عقدت صفقة مع جوناه |
| Eyalet savcılığı için bazı kanıtlar topladım, dokunulmazlığı için bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | عن طريق أحد معارفي في مكتب المدعي العام عقدت صفقة لأحصل له على حصانة |
| Şeytan'la anlaşma yaptın ve yalan söyledin. | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع الشيطان بعد ذلك قمت بالكذب بشأنها |
| Ian ile mirasını paylaşması için anlaşma yaptın mı? | Open Subtitles | هل عقدت صفقة مع إيان للحصول على حصة من ميراثه؟ |
| Duruşmaya saklamama gerek yok çünkü bu adamla bir hiç için anlaşma yaptın. | Open Subtitles | لا حاجة لأوفر أي شيء للمحاكمة لأنك عقدت صفقة مع هذا الرجل دون مقابل |
| - Devlet ile bir anlaşma yaptın, değil mi? | Open Subtitles | عقدت صفقة مع الحكومة , أليس كذلك؟ |
| Grup şiddete yönelince iyice hassaslaştın yeni bir hayat karşılığında federallerle anlaşma yaptın sonra onlar da sana kazık attı ve işte buradasın. | Open Subtitles | أصبحت مفرط الحس عندما تحولت الجماعة للعنف عقدت صفقة مع المحققين الفيدراليين مقابل حياة جديدة فغدروا بك ومن ثَم أصبحت حبيسًا هنا |
| Uzun, çok uzun zaman önce vücudunu ve ruhunu tüketen bir şeytanla anlaşma yaptı. | Open Subtitles | لكن عقدت صفقة مع شيطان الذي اخذ, جسدها و روحها منذو زمن بعيد |
| Hamile değilsem hayatımda ve işimde köklü değişiklikler yapacağıma dair Tanrı'yla bir anlaşma yapmıştım. | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع الرب, إن لم أكن حامل... أريد أن أفعل بعض التغيرات الجديّة في حياتي وعملي |
| Geri dönmek için Jessica ile bir anlaşma yaptığını biliyorum ama on yıl içinde benim gibi olabilirsin. | Open Subtitles | اعلم بأنك عقدت صفقة مع (جيسيكا) من اجل عودتك ولكنني اقول لك، بعد 10 سنوات ستصبح مثلي |
| Wei imparatoru ile Pang'dan kurtulup onun yerini alacağınıza dair bir anlaşma yaptınız, değil mi? | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع الإمبراطور ويي من أجل التخلص من بانج واستبداله بغيره , صحيح؟ |
| Kendine de anlaşma yaptırdın değil mi? | Open Subtitles | هل عقدت صفقة لنفسك ؟ |
| Çinli patronla, bu iki esrarkeşten birini vereceğim diye anlaştım. | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع القائد الصيني بإعطائه واحداً من المدمنين |