Bence sevgilini izlemek genelde kötü bir ilişki izlenimi bırakır. | Open Subtitles | أنا أظن أن التجسس على صديقك يعتبر بداية علاقه سيئه |
Buradaki fikir şu hasta ile tedavi arasında bir ilişki kurmak ama bağımlı bir ilişki. | TED | فالفكره وراء هذا الجهاز أن نبتدع علاقه بين المريض والعلاج. لكنها علاقه تبعيه. |
Anubis'le bir ilgisi olduğundan eminim. Sanki 5000 yıl önce onunla savaşmış gibisin. | Open Subtitles | و اعتقد انه له علاقه بالمومياء تلك المومياء, ربما واجهته قبل 5000 سنة |
Maria Gambrelli'yle bir ilişkisi olduğu apaçık ortada. | Open Subtitles | من الواضح أنه كان على علاقه مع .ماريا غامبريللي |
Ama merkezde yaptıkları şeyin bilimle alakası yok. Demek istediğim... | Open Subtitles | ولكن ما يفعلوه بالمركز ليس له علاقه بالعلم , اقصد |
Peki ya başka bir adamla seks yapmaları? | Open Subtitles | ماذا بشأن أقامتهم علاقه مع، مثلاً، رجل آخر؟ |
Çiflikte olanlarla, bu adamlar arasında bir ilişki olmalı. | Open Subtitles | يجب أن تكون هناك علاقه بين هؤلاء الرجال وما حدث بالمزرعه. |
Çünkü kalıcı ve dayanıklı bir ilişki kurmak ister. | Open Subtitles | لأنه يود ان يقيم علاقه مستمره ومستقره مع شخص واحد |
Biriyle ilişki yaşasan bunun Dick'i inciteceğini biliyorum. | Open Subtitles | حسنا انا اعلم ان ذلك سيؤلم ديك اذا كان لديك علاقه غرامية بشكل غير رسمى مع اى شخص |
Bilmiyorum.Bana onunla ilgili birşeyler anlat onunla bir ilgisi var. | Open Subtitles | لا أعرف عما تتحدث فأنا ليس لىّ علاقه بما تذكُرهُ. |
Bence bu işin Decepticonlar'la ilgisi yok, Ay'da bir şey arıyorlar. | Open Subtitles | لا أظن لهذا علاقه بالديسيبتكونز إنهم يبحثون عن شئ على القمر |
Çin'in aya araba indirmesinin babanın öldürülmeye teşebbüs edilmesiyle ne ilgisi var? | Open Subtitles | ما علاقه مكوك القمر القضائي الصيني بان احد يريد ان يقتل والدك |
Evlenmeden önce oğlumun karısıyla ilişkisi olduğunu anlattı mı? | Open Subtitles | هل أخبرك انه كان على علاقه مع زوجة أبنى قبل ان يتزوجوا ؟ |
Ben James Stamphill ve bana söyleyeceğiniz her şey avukat-müvekkil gizlilik ilişkisi kurallarına göre aramızda kalacak. | Open Subtitles | انا جيمس ستامفيل واى شئ ستخبرنى به سيتم حمايته تبعا لقواعد خصوصيه علاقه المحامى بالموكل لذا تمتع بحريه كامله |
Ama merkezde yaptıkları şeyin bilimle alakası yok. Demek istediğim... | Open Subtitles | ولكن ما يفعلوه بالمركز ليس له علاقه بالعلم , اقصد |
Öğretmeniyle ateşli bir seks hayatı olan biriyle eş olmak, o kadar da kötü olmaz sanırım. | Open Subtitles | اظن انه لا مضره بمشاركه درجه مع شخص لديه علاقه ساخنه مع المدرسه |
Ayrıca burada kanserle ilgili çok ilginç bir bağlantı var, şöyle ki nörolojik hastalıkları olan insanlarda çoğu kanserin görülüş sıklığı çok düşük. | TED | هنالك ايضا علاقه مثيرة للسرطان هنا ذلك ان الاشخاص المصابون بالامراض العصبية لديهم حالات منخفضة من معظم أنواع السرطانات |
Yani iyi bir ilişkinin anahtarı bir ilişkiye sahip olmamak mı? | Open Subtitles | اذن المفتاح لأفضل علاقه هو بأن لاتكون هناك علاقه من الأساس؟ |
Kenarda onları neşelendirmek dışında bu müzakerelerle hiç bir ilgim yok... | Open Subtitles | لدي صفر علاقه تربطني بتلك المفاوضات ما عدا تشجيعهم في الخلف |
Seninle çıkamam. Güzel bir ilişkim var. | Open Subtitles | انا لا استطيع الخروج معك انا في علاقه وانا سعيد بها |
Brian, daha önceden bu soysuzla ilişkin mi var? | Open Subtitles | انتظر لحظه هل لديك علاقه سابقه مع هذا المنحط ؟ |
Ben sadece ilişkimiz olgunlaştığından biraz hassasım. | Open Subtitles | انه فقط .. بأنني أنا حساسة بسبب .. لأن لدينا الأن علاقه .. |
Ama... Acaba hiç kimse bunun bir bağlantısı olmadığını kanıtlamış mı? | Open Subtitles | ولكن هل أثبت شخص ما فعلياً إنه لايوجد علاقه بينهما ؟ |
Bu çiçekle çok özel bir ilişkileri vardır. | Open Subtitles | ولهم أيضاً علاقه خاصه جداً مع هذه الزهره |
Onu bulup, bağ kurmaya ve denemeye değer mi diye karar vermeye çalışıyorum. | Open Subtitles | انا احاول معرفه هل هذا الأمر يستحق ان اتابعها واحاول بناء علاقه طيبة معها |