| Asker de düşünde boyunlarını keser düşmanların; | Open Subtitles | وأحيانا تمر على الجنود فيحلمون بقطع رقاب العدو |
| - Asker adab-ı muaşerete uyar! - Asker adab-ı muaşerete uyar! | Open Subtitles | يجب على الجنود ان يتصرفوا بلياقة يجب على الجنود ان يتصرفوا بلياقة |
| Siviller Askerlere tükürüyor, askerler sivilleri öldürüyor. | Open Subtitles | المدنيين يبصقون على الجنود. الجنود يَضْربونَ المدنيين. |
| Her askerin yapması gerektiği gibi. | Open Subtitles | -كما يجب على الجنود جميعًا |
| Onunla aynı yola baş koymuş askerleri bulduk. | Open Subtitles | العثور على الجنود الذين عانوا معه. |
| Baron, Irak'ta görevlendirilen askerler üzerinde deneyler yapmıştı. | Open Subtitles | كان البارون يجرى بعض التجارب على الجنود المتمركزين بالعراق |
| Bu mektupla Halil Paşa'yı köşeye sıkıştıran Sultan Mehmet onun yeniçeriler üzerindeki gücünü de ortadan kaldırmak istiyordu. | Open Subtitles | أراد السلطان(محمد) أن يكبح تأثير(خليل باشا) على الجنود والذى أصبح فى موقف سىء للغاية بسبب هذا الخطاب... |
| Ölümsüz cesaretleriyle İngiliz askerlerin üzerinde kalıcı bir etki bırakan Nepalli savaşçıların adlarını almış. | Open Subtitles | تمت تسميته تيمنا بالمحاربين النيباليين الذين تركت شجاعتهم الباسلة أثرا لا يمحى على الجنود البريطانيين |
| Asker savaş hünerlerini her zaman geliştirir! | Open Subtitles | يجب على الجنود ان يطوروا من مهاراتهم العسكرية |
| Asker savaş hünerlerini her zaman geliştirir! | Open Subtitles | يجب على الجنود ان يطوروا من مهاراتهم العسكرية |
| - Asker her zaman kanaatkardır. - Asker her zaman kanaatkardır. | Open Subtitles | يجب على الجنود ان يكونوا مقتصدين يجب على الجنود ان يكونوا مقتصدين |
| Tek teneke Asker bile kalırsa kaybederiz. | Open Subtitles | فقط لا تزال على الجنود الرصاص خسرنا أيضا. |
| Ancak esas riski Amerikalı Asker arkadaşlarının almasındansa Rusların almasını tercih etmez miydin? | Open Subtitles | لكن ألا تفضلُ أن يقع الضرر على الروس بدل أن يقع على الجنود الأمريكيين أبناء بلدك؟ |
| Siviller Askerlere tükürüyor, askerler sivilleri öldürüyor. | Open Subtitles | المدنيين يبصقون على الجنود. الجنود يَضْربونَ المدنيين. |
| - Yok. İtaatsiz Askerlere ne yapıyorsam onlara da onu yapıyorum. | Open Subtitles | لا افعل شيء اكثر مما اتمرد على الجنود |
| Her askerin yapması gerektiği gibi. | Open Subtitles | -كما يجب على الجنود جميعًا |
| Onunla aynı yola baş koymuş askerleri bulduk. | Open Subtitles | العثور على الجنود الذين عانوا معه. |
| Hindistan'daki bilim adamları bunu askerler üzerinde test etmişler ve daha çabuk iyileşmelerine yardım ettiğini keşfetmişler. | Open Subtitles | العلماء في الهند جربوا هذا على الجنود, ووجدوا ان هذا يشفيهم بسرعة. |
| İlk olarak askerler üzerinde denediler. | Open Subtitles | اختبروها على الجنود |
| Bu mektupla Halil Paşa'yı köşeye sıkıştıran Sultan Mehmet onun yeniçeriler üzerindeki gücünü de ortadan kaldırmak istiyordu. | Open Subtitles | أراد السلطان(محمد) أن يكبح تأثير(خليل باشا) على الجنود والذى أصبح فى موقف سىء للغاية بسبب هذا الخطاب... |
| Kızılderili savaşçı, askerlerin üzerinde bir kayada duruyordu. | Open Subtitles | وقف على صخره على الجنود الموتى |