| Sohbet için de teşekkür ederim. | Open Subtitles | أشكركم أيضاً على الحديث الممتع. |
| Sohbet için teşekkürler. Tamam, görüşürüz. | Open Subtitles | شكرًا على الحديث يا أبي، إلى اللقاء |
| Harika. Konuşma için teşekkürler. Kendimi şimdi daha iyi hissediyorum. | Open Subtitles | رائع، شكراً على الحديث أشعر بتحسن كبير الآن |
| Pekala, Konuşma için teşekkürler. İyi geceler. | Open Subtitles | حسناً, شكراً على الحديث طابت ليلتك |
| Her neyse, Simone sizinle film başlamadan konuşmak için ısrar etti. | Open Subtitles | على اي حال سيمون تصر على الحديث اليكم بنفسها قبل بدء تصوير الفيلم |
| Ama mahkemede konuştuğum için de vicdan azabı çekiyorum. | Open Subtitles | ولكنى ايضا اشعر بالندم على الحديث عن هذه الواقعة |
| Bunları, bizi konuşturmak için söylüyorsunuz ama samimi değilsiniz. | Open Subtitles | أعتقد أنك تقول بأنك تقول هذا فقط حتى تجبرنا على الحديث لكن هذا غير صحيح |
| Ama konuşmayı başlatmak zorundaydım İş yaptığım insanlar bazı şeyleri duymak ister. | Open Subtitles | أنا أصر على الحديث لقد عَملتُ كُلّ يُمْكِنُ أَنْ يَعمَلُ. |
| Sohbet için teşekkürler. | Open Subtitles | . شكراً على الحديث |
| Sohbet için teşekkürler. | Open Subtitles | . شكراً على الحديث |
| Sohbet için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً على الحديث |
| Sohbet için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً على الحديث |
| Bu güzel Sohbet için teşekkürler. | Open Subtitles | شكرا على الحديث الجميل |
| Konuşma için teşekkür ederim. | Open Subtitles | ولكن شكراً على الحديث القصير |
| Konuşma için teşekkürler. | Open Subtitles | شكراً على الحديث |
| Konuşma için sağ ol. | Open Subtitles | شكراً على الحديث |
| Hoşçakal Sara. Bu küçük Konuşma için teşekkürler. | Open Subtitles | (إلى اللقاء (سارا شكراً على الحديث |
| Tamam, biz Mektup çağırma büyü, ve burada Tracer olsun, onu dondurmak , onu, konuşmak için zorlamak onu ve onun patronu yenmek olacak, ve sonra sandman ait oldukları hayalleri tutmak geri gidebilirsiniz. | Open Subtitles | حسناً ، إذاً نكتب تعويذة استدعاء و نحضر المتتبع إلى هنا نجمده و نجبره على الحديث سنقضي عليه و على رئيسه |
| Bunları konuşmak için biraz erken değil mi ? | Open Subtitles | أليس الوقت مبكر على الحديث حول الإشتراك في المقص ؟ |
| Bu tür özel konuları konuştuğum için özür dilerim ama siz İngiltere Kraliçesisiniz ve artık özel şey diye bir şeyiniz yok. | Open Subtitles | عذرا على الحديث في مثل هذه المسائل الحميمة ، ولكن انت ملكة انجلترا ولم يعد لديك خصوصية بعد الآن |
| Lütfen böyle açık konuştuğum için beni mazur görün. | Open Subtitles | سامحيني على الحديث بوضوح |
| Onu CIA'ye teslim ediyorum ve onlar onu konuşturmak için ne gerekiyorsa yaparlar. | Open Subtitles | سوف أحول أمره إلى المخابرات، وسوف يقوموا بما يلزم ليجبروه على الحديث. |
| Annemle çok yakındık fakat onunla konuşmayı kendime yediremiyordum. | Open Subtitles | انا كنتُ قريباً جداً من امي لكنني لم اقدر على ان اعّود نفسي على الحديث معها |