| hemen Savunma Bakanlığı anlaşma yaptı ve biz bu taşıtı ve teçhizatı yaptık. | TED | إذ على الفور تحصل على عقد من وزارة الدفاع، وبنينا هذه الشاحنة والمقطورة. |
| Kuzey hücre binasında bir kaçak var. hemen müdüre haber ver. | Open Subtitles | هناك عملية هروب في بناية الزنزانات الشمالية أنذر المراقب على الفور |
| Aktif duruma geçtiğinde, bir gezegenden diğerine anında aktarım mümkün olur. | Open Subtitles | بمجرد تفعيلها لديها القدرة على النقل من كوكب لآخر على الفور |
| Ölüm nedeni kafasına aldığı sert bir darbe. anında ölmüş. | Open Subtitles | مات بضربه بألة حادة على رأسه فورا مات على الفور |
| Birazdan dönerler. Noel alışverişine çıkmışlardı. | Open Subtitles | سوف يعودا على الفور إنهما يتسوقان من أجل الكريسماس |
| Şimdi git ve annemin eski odasına Derhâl ateş yak. | Open Subtitles | اذهب الآن وأشعل لها نيراناً في غرفة أمي على الفور |
| Yerini rapor edelim ki bir an önce ekip göndersinler. | Open Subtitles | حسنٌ، سأبلغ عن الموقع حتى يأتينا الدعم هناك على الفور |
| Bir devriye arabası şu anda yolda. hemen o evden çık. | Open Subtitles | سيارة للشرطة على الطريق الآن فقط أخرجي من المنزل على الفور |
| -Bir ambulans çağırsak iyi olacak. - Şimdi hemen çağırıyorum. | Open Subtitles | من الأفضل أن تطلب سيارة الاسعاف سأطلب واحدة على الفور |
| Vücut ağırlığı için 10 miligram enjekte edilmesi vücudun tamamını hemen felç ediyor. | Open Subtitles | لكل 50 باوند من وزن الجسم فهو يسبب شلل وعجز تام على الفور |
| Ian'a hemen tolerans gösterip beni derhal başınızdan savmanızı ilginç buldum. | Open Subtitles | أجد من المثير إعطائكما إيان الحرية المطلقة وصرفي أنا على الفور |
| Karısı hemen buraya gelmeli, eğer kocasını son kez canlı görmek istiyorsa. | Open Subtitles | على زوجته أن تحضر على الفور لو أرادت أن ترى زوجها حي |
| Genelde aramalarıma cevap vermez ama adını verdim ve telefonu hemen açtı. Müthişti. | Open Subtitles | أنه لم يجيب على مكالماتي و لكن عندما ذكرت اسمك، اجابني على الفور |
| Sonra birdenbire beni arayıp buldu ve anında satmayı teklif etti. | Open Subtitles | ثم من العدَم .. أصبح يتبعني و تقدم لبيعه على الفور |
| Tüm bunlar direkt olarak banka hesabımdan çekiliyor. ve herşey anında beliriyor. | TED | يتم سحب جميع هذه المصاريف مباشرة من حساباتي المصرفية، ويظهر كل شيء على الفور. |
| Ve Twitter ortaya çıktı ve herşeye daha fazla sihir kattı çünkü artık anında her yerde her şeyi isteyebilirdim. | TED | ثم جاء تويتر وجعل الأمور اكثر سحرية لأنه يمكنني أن أطلب على الفور أي شيء في أي مكان. |
| Birazdan gerçek eleştirimle geleceğim! | Open Subtitles | فليضحك الجميع من الدعابة المضحكة سأعود على الفور حاملاً النقد الحقيقي |
| Ağırlık uçaktan ayrılır ayrılmaz Derhâl keskin dönüş yaptım. | Open Subtitles | بمجرد مغادرة القنبلة للطائرة قمت على الفور بعمل دورة حادة |
| O zaman ona bir çocuk gönderin. bir an önce gelmesini söyleyin. | Open Subtitles | اذن, ارسل صبيا اليه, واخبره ان يأتى على الفور |
| Bu acil durum esnasında lütfen Acilen sığınak arayın . | Open Subtitles | اثناء حالة الطوارئ هذه، يرجى البحث عن ملجأ على الفور |
| Ne yapmaya çalışıyorsun bilmiyorum ama... 24 saat cezalısın, üstelik şu andan itibaren. | Open Subtitles | أنا لا اعرف ما اللعبة التي تلعبينها انت معاقبه لـ24 ساعه, على الفور. |
| Emirlere uymadığı için Seyahat izni derhal iptal edildi. Evet, Efendim! | Open Subtitles | لقد تجاوز رخصته ، الشيء الذي سبب في إلغائها على الفور |