| teyzesi artık ziyaretçi istemediğini söyledi, özellikle de bizi. | Open Subtitles | عمته قالت انها لا تريد زائرين بعد الآن, خصوصا نحن |
| Babam bu kol düğmelerinin, mezun olduktan hemen sonra teyzesi ve dayısı tarafından ona verildiğini söylemişti. | Open Subtitles | أخبرني أبي بأنه حصل على هذه الأقفال من عمته وعمه مباشرة بعد تخرجه من الجامعة |
| Babaannesi hapse girmişti, sırada halası Alexis olabilir! | Open Subtitles | جدته كانت في السجن من قبل وربما عمته اليكسس سوف تكون التاليه بجدية ياوالدتي.. |
| O ve Andy şükran günlerinde Noel ve yaz tatillerinde Andy'nin büyük teyzesinin cenazesinde bile takılmaya devam ettiler. | Open Subtitles | و كانت تتسكع مع آندي في أعياد الشكر الكريسماس و العطل الصيفية و عندما عاد للبلدة خلال جنازة عمته |
| Sadece teyzesini korumak adına Kral'a savaş açmaya hazır. | Open Subtitles | إنه على إستعداد ليعلن الحرب ضد الملك ليحمى فقط عمته |
| Babası o 3 yaşındayken öldü. halasının gözetimine verildi. | Open Subtitles | أباه توفي عندما كان بعمر الثالثة، تكفلت عمته بتربيته |
| teyzesiyle yaşamaya gönderebileceğimi düşünüyorum. | Open Subtitles | و أظن أني سأرسله ليعيش مع عمته |
| Örümcek Adam amcası ve yengesi tarafından büyütülüyor. | TED | وقد تربى الرجل العنكبوت على يد عمته وعمه |
| teyzesi de aniden hastalanınca hiçbir şeyleri kalmadı. | Open Subtitles | وعندما مرضت عمته فجأة كانوا مُعدَمين تماماً |
| teyzesi Newark, New Jersey'de, şehir merkezinde bir kız okulunun müdürüydü ve öğretmen açıkları vardı. | Open Subtitles | عمته كانت مديرة مدرسة داخلية للبنات بداخل المدينة في جيرسي |
| Ben dahil herkes, hatta teyzesi Lillian bile bu çantayı araştırdı. | Open Subtitles | "الجميع بالإضافة إلى عمته "ليلـى فحصوا تلك الحقيبة بالإضافة لى |
| Peckham'daki halası da, onu alıp Zimbabve'ye göç etmiş. | Open Subtitles | بعدها هاجر من زمبابوي ولجا الى عمته في بيكهام |
| halası güney Carolina'dan biletini alıyor, küçük ve önemsiz belgeleri dolduruyordu, bu da aramalarımda neden ortaya çıkmadığını açıklıyor. | Open Subtitles | عمته من كارولينا الجنوبية اشترت التذاكر ملئت اوراق القصر بدون صحبة لهذا لم يظهر فى بحثى |
| Dr. Goodwin salıya kadar teyzesinin cenazesinden ayrılamayacak çünkü önce veterinere uğraması gerekiyor. | Open Subtitles | دكتور جودوين لن يسافر لكي يحضر جنازة عمته حتى يوم الثلاثاء لأنه سيذهب للطبيب البيطري أولًا |
| teyzesinin ona nasıl katlandığını anladıysam çarpılayım. | Open Subtitles | نعم لااعلم كيف عمته ستتقبل الامر |
| Manevi değerleri unuttu, ve hemen sonra, erkek arkadaşı teyzesini ve kendini öldürdü. | Open Subtitles | ثم اُدخل إلى ملجأ بعد أن قُتلت عمته على يد صديقها الذي إنتحر بعدها |
| - Matt'le halasının ünlü brownilerinden getireceğiz. | Open Subtitles | مات و أنا سنجلب كعك عمته الشهير على الأقل لاتزال تخبرني بأنه شهير |
| ıki gün önce teyzesiyle konuştum, ama o da haber alamamış. | Open Subtitles | تحدثت مع عمته قبل يومين |
| Ama öğrenir öğrenmez ve artık yengesi de karşı çıkamayacağına göre kendini Jane'nin kollarına atmış ve bu aylarca süren mutsuzluğa bir son vermiş. | Open Subtitles | ومع ذهاب تسلط عمته عليه ارتمى في احظان جين ووضع حدا لتلك لشهور البؤس |
| Okula gidiyor, kiliseye gidiyor, halasıyla yaşıyor. | Open Subtitles | إنه يذهب للمدرسة و الكنيسة و يعيش مع عمته |
| İmparator, tahta geçmesi için Papanın teyzesine yardım etmesini nezaketle karşılamayacaktır. | Open Subtitles | الإمبراطور لن يساعد البابا بتلك السهولة لكي يجعل عمته تتنازل عن العرش. |
| Bay Kirke her fizyoterapi seansında halasına eşlik etmiş. | Open Subtitles | سيد كايرك قد اصطحب عمته إلى كل جلسة علاج فيزيائية خضعت لها. |
| Halasını öldüren bir oğlanı tanımıyorsun. | Open Subtitles | انتي ? تعرفي اي شي عن الفتى الذي قتل عمته |
| Bence böyle içinden gelerek yola koyulması, hatta pervasızca bile diyebilirim, babasına olan görevini yerine getirmek için yengesini itaatsizlik etme riskini alması | Open Subtitles | اعتقد التقدم هكذا بتهور و اندفاع و المجازفة بعصيان عمته فقط لفعل واجب تجاه والده |
| Örümcek Adam, onun üzerine titreyen yengesiyle aynı evde kalıyor. | Open Subtitles | ان سبيادر مان يعيش في البيت مع عمته الخرفه |
| yengesinin bir kere daha hastalandığı yazıyormuş, o da bu yüzden geri dönmüş. | Open Subtitles | تقول ان عمته قد مرضت لذلك توجب عليه العودة |
| George Michael'ın kuzeninden uzak durma çabaları... başarısızlıkla sonuçlandı. | Open Subtitles | محاولات جورج مايكل لابقاء نفسه بعيدا... عن ابنة عمته اثبتت عدم نجاحها |