| Eğer teyzesi onu düzgün yetiştirseydi şimdi yaşıyor olurdu. | Open Subtitles | لو أن عمتها كانت قد رفعت يدها عنها لكانت حيّة الآن |
| Elbiselerinin önceliği var, ama teyzesi ikinci sırada... | Open Subtitles | ملابسها تأتي في المقدمة و بعدها عمتها التعيسة |
| Yoğun bir gün geçirecekti ama asistanı teyzesinin felç geçirdiğini yazan bir telgraf aldı. | Open Subtitles | كان يومه مشحوناً، ومساعدته تلقت برقية تخبرها أن عمتها أصيبت بجلطة |
| Londra'nın East End bölgesinde çok kalabalık bir apartmandan alınıp Wimbledon'daki teyzesinin bakımına veriliyor. | Open Subtitles | والتى تم انقاذها من مبنى شديد الازدحام فى شرق لندن. والتى تم وضعها تحت رعاية عمتها فى الضواحى. ويمبلدون |
| Frankocu bir kızkurusu olan halası tarafından yetiştirildi büyük halası tarafından yetiştirildi, hayatının son 5 yılında hastalığı boyunca ona Luisa baktı. | Open Subtitles | عمتها الكبيرة، قامت بتربيتها عندما شعرت فرانيست بالمرض، قامت لويسا بالإعتناء بها في الخمس سنوات الإخيرة من حياتها |
| Hayır, sadece tatil için teyzesini ziyarete gelmiş. | Open Subtitles | لا.انها فقط في المدينة في ايام الإجازات لزيارة عمتها |
| Her ne zaman eve bir kız getirse Moudan'ı ayak altından çekmek için halasına götürsün diye Mardar'ı arardı. | Open Subtitles | ،في كل مرة يأتي للمنزل بصحبة صديقة جديدة ...كان يتصل بماردار كي يأخذ ماودان إلى منزل عمتها ليكون المنزل خالي له |
| Lincoln'deki teyzesi gerçekten hasta, bu yüzden Jake'le sürekli yürüyüş yapıyoruz. | Open Subtitles | عمتها متعبة جدا في لينكولن لذا على انا وجاك ان نمشي كثيرا |
| Tabii ki takıyor, teyzesi onun annesi gibiydi. | Open Subtitles | بالتأكيد، هي منزعجة عمتها كانت الأم الوحيدة التي حظيت بها |
| Sana söylememem gerekiyor ama teyzesi öldü. | Open Subtitles | ليس من المفترض أن أخبركِ لكن عمتها توفيت |
| Sanki teyzesi bitkisinin üstüne koysun diye tığ örmüş. | Open Subtitles | يبدو إنها عمتها إنهُ شيء تم حياكتهُ لكيّ يوضع على النباتّ |
| teyzesi, Fort Wayne yakınlarında oturuyor. | Open Subtitles | عمتها او خالتها والتي تسكن في فورت وايان |
| Jane bir mürebbiye olacak, bu sonsuza kadar teyzesinin evinde mi kalacak? | Open Subtitles | جين ستصبح مربّية لتبقى هنا للأبد في بيت عمتها |
| Bu teyzesinin cenazesi ve ben bu konuda yetişkin gibi davranmak istiyorum. | Open Subtitles | إنها جنازة عمتها وأريد أن أكون ناضجة بشأن هذا |
| Bu teyzesinin cenazesi ve ben bu konuda yetişkin gibi davranmak istiyorum. | Open Subtitles | إنها جنازة عمتها وأريد أن أكون ناضجة بشأن هذا |
| halası ve eniştesi olmadan ilk doğum gününü nasıl kutlayabiliriz? | Open Subtitles | كيف نقيم حفلة عيد ميلادها الأول دون عمتها وعمها؟ |
| Evet, daha yeni halası Wendy'nin, ki onu büyüten kişiymiş, | Open Subtitles | نعم, لتو أكتشفت أن عمتها وندي والتي هي بصور عمليه ربتها |
| Tıpkı sen ve Gaby'nin Shirley teyzesini evine bırakırken sizi kenara çevirdiğim araba gibi. | Open Subtitles | مثل التي أوصلتها انت و غابي الى عمتها شيرلي في اليوم الذي أوقفتكما به |
| - Ama önce Susie'nin Maud Teyze'yi ikna etmesi lâzım. - Deneyecğim dedim ya... | Open Subtitles | ـ كان يجب أن تقنع سوزي عمتها أولاً ـ لقد قلت أنني سأحاول |
| Daha çok genç ve halasını hatırlayamayacak. | Open Subtitles | ما تزال صغيرة, ولن تتذكر عمتها. |
| Yani Cass yaşlı üşütük Bedelia teyzeden hiç bahsetmedi mi? | Open Subtitles | أتعنى أن كاس لم تخبرك بخصوص عمتها العجوز السخيفه بيدليا ؟ |
| Priya yunandan geldi orada doğdu orada büyüdü mezun olduktan sonra hindistana halasının yanına gelmesi gerekiyordu | Open Subtitles | فيالحقيقة،" بريا"هيمناليونان ، ولدت هناك وكبرت هناك بعد تخرجها ، كان عليها المجيء إلى الهند إلى عمتها |
| En büyüğümüz Kate'i, İskoçya'daki teyzesine göndermek zorundaydık. | Open Subtitles | أجبرنا الأمر على أن نرسل كيت إلى عمتها في اسكوتلندا |
| Bayan Quested halasıyla birlikteydi, Ronny de benim yanımdaydı. | Open Subtitles | الآنسه كويستد كانت مع عمتها وأنا كُنْتُ مَع روني |
| Şehre inecek. Riverside Café"de Teyzesiyle yemek yiyecek. | Open Subtitles | ستكون بالمدينه الليله لتناول العشاء مع عمتها في مقهي علي الميناء |