| Gariptir ki ajanlarınızdan birisi ilişkisini ve ilgili olduğu amirini itiraf etti. | Open Subtitles | وهذا يبدو غريباً بما أن أحد عملائكم اعترف بتورطه المباشر وأدان رئيسه أيضاً |
| Evli katillerin yerine geçen ajanlarınızdan bahsediyoruz. | Open Subtitles | نتحدث عن عملائكم المتظاهرين بأنهم القتله المتزوجين |
| Ajanlarınız buraya geldiğinden beri çekilen görüntüler gönderildi. | Open Subtitles | نسخ لكل شرائطنا منذ وصول عملائكم |
| - Ajanlarınız çok çalışıyor. | Open Subtitles | عملائكم يبذلون عملاً شاق للغاية. |
| Ama telefonlara sarılıp en iyi müşterilerinizi aramanız lazım. Onları emlak gelişim fonuna ikna edin. | Open Subtitles | ولكن أحتاج منكم أن تعملوا بجد وتصلون لكل عملائكم الكبار وتقومون بتعزيز النمو العقاري |
| Size bir tarif versem o müşterinizin adını verebilir misiniz diye merak ediyordum? | Open Subtitles | أتسائل أن يُمكن أن تخبروني باسم أحد عملائكم إن أعطيكم وصفًا له؟ |
| İleride çok ihtiyaç duyacağımız iniş alanlarının ıslah edilmesinde ajanlarınıza destek sağlayacak birkaç telsiz operatörünü bu amaçla size göndereceğim. | Open Subtitles | لذلك سنرسل لكم بعض المتخصصين فى مجال الأتصالات وسنساعد عملائكم لتحسين المهبط الذى سنحتاجه كثيراً بعد ذلك |
| Dediğimi duydunuz mu bilmiyorum ama ajanlarınızdan biri öldürüldü. | Open Subtitles | لا اعلم إن كنت قد سمعتني ولكن احد عملائكم قد قتل |
| Yeni aldığımız bir istihbaratımız eski ajanlarınızdan biri tarafından manipüle edildiğini söylüyor. | Open Subtitles | لكن تشير معلوماتنا الإستخبارية الجديدة على إنه تم التلاعب به من قبل أحد عملائكم السابقين. |
| ajanlarınızdan birini arıyorum. | Open Subtitles | نعم ، أود التواصل مع أحد عملائكم |
| Ne yazık ki çipi ajanlarınızdan biri buldu. | Open Subtitles | للآسف، إحدى عملائكم وصل إليها أولاً. |
| Saha ajanlarınızdan biri. | Open Subtitles | أحد عملائكم الميدانيين |
| Ajanlarınız tarafından kaçırıldığını biliyorum. | Open Subtitles | علمتُ بأنها خُطفت من قبل عملائكم. |
| Ajanlarınız müvekkilime işkence etti. | Open Subtitles | عملائكم لقد عذبوا موكلي |
| Ajanlarınız onu buldu mu? | Open Subtitles | هل عرف عملائكم مكانها؟ |
| Bilerek kendi müşterilerinizi dolandırdınız. Hukuk sistemiyle alay ettiniz. | Open Subtitles | باحتيالكم على عملائكم متعمدين، جعلتم من النظام القانوني مهزلة |
| - İyi, müşterilerinizi alın. | Open Subtitles | -حسناً خذوا عملائكم . |
| Size bir tarif versem o müşterinizin adını verebilir misiniz diye merak ediyordum? | Open Subtitles | أتسائل أن يُمكن أن تخبروني باسم أحد عملائكم إن أعطيكم وصفًا له؟ |
| Ararım. Lütfen ajanlarınıza benim adıma teşekkür edin. | Open Subtitles | بلى, سأفعل و أشكروا عملائكم نيابة عني |